İkiz kardeşler sahnede

Sevgili okurlarım, demokrasiyle yönetildiği iddia edilen bir ülkede şu olanları aklınız acaba alıyor mu!..
O ülkede bir ana muhalefet partisi var. Pek çok üyeleri, belediye başkanları zaten tutuklanmış durumda. Hatta o kadar ki, partinin seçilmiş genel başkanı bile tutuklanabilir. Yani yol açık.
O partinin bir de yargı tarafından atanmış bir genel başkanı var.

İktidardan icazetli!

Aslında yanına topladığı adamlarıyla birlikte iktidara çalışıyor, onlara hizmet veriyor.
Çok ender bile olsa kürsülere çıktığında, partisini ‘rüşvetçilikle’ suçluyor.
İnanılır gibi değil ama şimdi biraz ağız değiştirdi, suçlamalarına bir de ‘Fetöcülüğü’ ekledi.
Meğer arkadaşları hem rüşvetçi, hem de Fetöcü imiş!
Aslında bu lâfları olur olmaz her yerde söylerken partili arkadaşlarını suçluyor, itham ediyor ve iktidara çağrıda bulunuyor...
“Talimat verin savcılarınıza, bunları da içeri attırsınlar!”

***

Silivri’de tutuklu olan Ekrem İmamoğlu dün bu konuda güzel bir açıklama yaptı ve KK’yı dört dörtlük tanımladı.
Saray kayyumu!
Gerçekten öyle çünkü o KK bütün talimatları doğrudan veya dolaylı olarak Saray’ dan alıyor. Böylece, yani kendince, seçimlerde CHP’ye oy vermiş olan milyonlarca insanımızın da aklıyla alay etmeye kalkışıyor.
O kadar ki onların hırsız, rüşvetçi ya da Fetöcü olduğunu artık kürsülerden açık açık haykırıyor.
Bizim çocukluk zamanımızda kentler henüz betona kurban edilmemişti. Dolayısıyla boş arsalar çoktu. Bir top bulunca bütün çocuklar hemen arsalara koşup futbol oynardık. Mahalle maçlarımız heyecanlı geçerdi.
Maçlara bazı çocuklar babaları, ağabeyleriyle gelirdi. Bir pozisyonda canı yanarsa hemen kenarda bekleyen babasına seslenirdi:
“Babaaa, bu çocuk bana ayıcılık yapıyor, tekme atıyor!”
Bu durumda baba hemen devreye girip şikayet edilen çocuğu kovalar, bazen de döverdi.
Bizim Saray kayyumu KK’nın durumu şimdi aynen böyle. Şikayetçi olduklarını Tayyipgillere bildiriyor, onlardan hem yardım ve hem de taktik alıyor!
Millet kenardan “Bu yaptığınız ayıptır, günahtır” diye seslense de ne baba utanıyor ne de babasının kucağında oturan, ona sığınmış olan hanım evladı jurnalci...

***

Şimdi yine dönelim bizim jurnalci çocuğa... O artık büyüdü ama huylu huyundan vazgeçmiyor ki!..
Bu kez partisini bizzat Recep Tayyip’e teslim etmiş olmaktan utanmıyor. Yanında taşıdığı çığırtkan takımı da öyle.
Dün de söylemiştim, bunların bütün derdi AKP değil kendi partileri!
Örneğin Türkiye’de tutuklanan yüzlerce partili başkanla ilgili ipe sapa gelmez bir sürü şeyler söylerken aklına herhalde gelmeyen (!) bir şey var:
“Peki efendiler, varsayalım bizim başkanlar hırsızdı, rüşvetçiydi, Fetöcüydü ama sizinkiler acaba ne yapıyor!
Onların tamamı sütten çıkmış ak kaşık mı?
Evet, inanmak zor ama hepsi kulaklarının üstüne yatmış, bu konuyu gündeme taşımaktan bile korkuyorlar.
Bütün umutları orada...
Yargı inşallah CHP kararını kesinleştirsin, Özgür dahil başkalarını da tutuklasın ve biz de düzmece bir kurultay yapıp malı götürelim.”

***

Recep Tayyip’le KK öylesine yakın bir işbirliği ve kafa denkliği içerisinde ki, insanların aklı duruyor.
Bakınız KK dün durup dururken Osmanlı konusunu piyasaya nasıl sürdü, neler istedi.
“Türkiye Osmanlı topraklarına gitmek ve o coğrafyada kendi kişiliğini geliştirmek zorundadır. Türkiye Osmanlı coğrafyasında mutlaka olmalıdır.”
Recep Tayyip ise yine dün sosyal medya hesabında şöyle diyordu:
“Osmanlı çınarı bayrağımızı yedi iklimde gururla dalgalandırdı. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek zorundadır...”
Dikkat ediniz, konuyu şimdi Osmanlıcılık tantanasına getirdiler.
Ülkede olup biten rezaletleri, hukuksuzluğu falan unutturmak için şimdi yine Osmanlı’ya sarılıyorlar...
Çünkü Recep Tayyip’le KK aslında ikiz kardeşler!.. Attıkları her adımda bunu gösteriyorlar.
Maşallah, tek yumurta ikizleri bunlar!

Yazarın Diğer Yazıları