İngiltere, ABD ve Batı ülkeleri, Ortadoğu’da kendi çıkarları doğrultusunda sürekli Kürtleri kullandılar.
Milli Mücadele döneminde ve Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye’ye karşı Kürt isyanlarını ateşlediler.
★★★
13 Şubat 1925’te çıkarılan Şeyh Sait İsyanı İngilizlerin ürünüdür.
Musul-Kerkük için adım atan Türkiye’ye karşı, İngilizler Şeyh Sait İsyanı’nı başlattı.
Ve bildiğiniz gibi, Türkiye, Musul-Kerkük’ü kaybetti.
★★★
Tarih, özellikle Ortadoğu coğrafyası için bir tekerrür...
Dün Türkiye’ye karşı Şeyh Sait nasıl kullanıldıysa, bugün de Barzani, PKK ve diğer Kürt grupları aynı misyonu yerine getirmekten hiç yorulmazlar.
★★★
Bilirsiniz, tarih bir aynadır...
1945’lerde Sovyetler’in amacı, İran’ı ABD ve İngiltere hattından koparmaktı.
1945’te Sovyetlerle anlaşan İranlı Kürt liderlerinden Kadı Muhammed, İran’da Şah rejimine karşı ayaklandı.
Ve 22 Ocak 1946’da, İran’ın kuzeybatısında özerk Mahabad Kürt Cumhuriyeti kuruldu.
Kürtçeyi resmi dil ilan etti.
★★★
Bugünkü Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani, Peşmerge güçlerinin komutanıydı.
Aynı zamanda, Mahabad Cumhuriyeti’nin de savaş bakanıydı.
★★★
Mahabad Cumhuriyeti, Rus destekli kurulduğundan Batı dünyası tarafından kabul görmedi.
Sonunda...
ABD ve İngiltere, kısa sürede Sovyetleri İran’dan çıkarmayı başardı.
Rusların İran’dan ayrılmasından sonra Batı İran’da Kürtleri korumadı, İran ordusunun müdahalesine sessiz kaldı.
★★★
Ve kurulduktan 11 ay sonra, 17 Aralık 1946’da Mahabad Cumhuriyeti yıkıldı.
Kadı Muhammed idam edildi.
Molla Mustafa Barzani Rusya’ya kaçtı.
Bu kaçış, Barzani’nin ileride ABD-İran-İsrail hattında kullanılmasının da başlangıcıdır.
★★★
Mahabad örneği şunu kanıtlar:
Kürtlere devlet vaadi, büyük güçlerin bölgesel pazarlık dönemlerinde sürekli gündeme getirilir, ancak çıkar dengesi değiştiğinde Kürtler yüzüstü bırakılır.
★★★
Yıl 1975...
Irak Kürtleri, ABD tarafından Irak’a karşı kışkırtıldı.
CIA ve MOSSAD üzerinden silah, istihbarat ve finans desteği sağlandı.
Ve Kürtler Bağdat’a karşı ayaklandırıldı.
★★★
Fakat...
Irak’ın İran ile anlaşması üzerine, Kürtler ortada kaldı.
ABD’nin Irak’ta Kürtleri yüzüstü bırakması üzerine, Molla Mustafa Barzani çok sinirlendi.
ABD’ye bir mektup yazdı:
“Amerika’nın bize karşı sorumluluğu var, bizi ortada bırakamaz...” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı meşhur Henry Kissinger’ın cevabı, Kürtleri kullandıklarının bir itirafıydı:
“Örtülü devlet operasyonları hayır işi değildir!..”
Yani, “sizi maşa olarak kullanmak, operasyonlarımızın bir parçasıdır” dedi.
★★★
1972’de, Molla Mustafa Barzani’nin New York Times gazetesine verdiği demeç, Kürtlerin amacını tüm çıplaklığıyla ortaya koyar:
“Amerikalılar bize açık ya da gizli yollardan askeri yardım yapsın ki, gerçek anlamıyla özerkliğe kavuşalım ve sizin Ortadoğu’daki sadık dostlarınız olalım...”
★★★
1975 tarihli bir CIA belgesinde, Molla Mustafa Barzani’nin şu sözleri yer alır:
“Şayet davamızda başarıya ulaşırsak, ABD’nin 51’inci eyaleti olmaya hazırım...”
Molla Mustafa Barzani’nin bu sözleri, 2020’lerde de değişmemiştir.
Bu bağlılık, oğlu Mesut Barzani’nin liderliğiyle birlikte ABD’ye karşı daha da perçinlenmiştir.
★★★
Mesut Barzani’nin yıldızı, CIA ve MOSSAD’la çalışmaya başladığı 1967’den sonra parlamaya başladı.
★★★
2003’te ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden sonra, özerk Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi kuruldu.
Barzani yönetimi, ABD tarafından Irak’ta devlet gibi bir yapıya kavuşturuldu.
ABD 2003’te, Irak’ta Kürtleri “Ortadoğu’nun en istikrarlı müttefiki” olarak tanımladı.
★★★
Yıl 2017...
ABD, Mesut Barzani’yi “Bağımsızlık Referandumu” yapması için adeta teşvik etti.
“Sessiz onay” algısı oluşturuldu.
Tüm komşu ülkelerin karşı çıkmasına rağmen Barzani, ABD ve İsrail’e güvenerek referandum yaptı.
Referandum sonrası ABD Barzani’yi yalnız bıraktı.
★★★
Ve geldik bugüne...
2003’te Suriye’de SDG/YPG terör örgütü kuruldu.
ABD, Esat rejimine karşı SDG/YPG’yi eğitti, donattı, lojistik destek sağladı.
★★★
2011’de başlayan sözde “Arap Baharı” süreciyle, “SDG/YPG, benim müttefikim” dedi.
SDG/YPG’ye, Suriye topraklarının yaklaşık yüzde 30’u işgal ettirildi.
ABD, Esat kuvvetlerinin SDG/YPG’ye operasyon yapmasına izin vermedi.
Amaç, Suriye’nin parçalanması ve Esat rejiminin devrilmesiydi.
★★★
Esat rejimi yıkıldı.
El Şara, Şam yönetiminin başına getirildi.
Ve ABD hedefine ulaştı
★★★
Ve tarih yine tekerrür etti.
El Şara’ya bağlı Suriye ordusu, ABD’nin sadık müttefiki SDG/YPG’ye operasyon düzenledi.
SDG’nin işgal ettiği toprakların yaklaşık yüzde 70’ini aldı.
SDG/YPG, Haseke ve Ayn el Arap bölgesine sıkıştırıldı.
★★★
SDG/YPK sözde komutanı Mazlum Abdi, “ABD bize sahip çıksın” dedi.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın cevabı, Kissinger’ın sözlerinden alıntı gibiydi:
“DEAŞ’la mücadele için sizinle iş birliği yapmıştık, artık uluslararası toplumca tanınan ABD’nin çalışabileceği işlevsel bir Suriye devleti var. Sizinle ortaklığımızın temel nedeni ortadan kalktı...”
Yani, “sizi yeteri kadar kullandık, ama şimdi El Şara’yı tercih ediyoruz.”
★★★
“İngiliz Anahtarı” kullanışlıdır...
ABD’nin, zamanı geldiğinde onu sıkmayı da gevşetmeyi de iyi bildiği...
Ve PKK, yarım yüzyılın en etkili kullanılan “İngiliz Anahtarı”dır...