Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, 21 Nisan 1931 Salı günü gazetelerde bir bildiri yayımlar. Bildiri, Türk Ulusu’na yöneliktir. Sekiz yaşındaki Cumhuriyeti’n niteliklerini, amaçlarını ve hedeflerini doğrudan halka anlatma amacı taşır. Cumhuriyet’in; milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve devrimci niteliklerine vurgu yapar. ★★★ Bildiri’de milletine şöyle seslenir: “Aziz vatandaşlarım, Bizim, bugün yeniden millete hatırlatmayı faydalı gördüğümüz temel noktalar şunlardır: Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve devrimci nitelikleri onun değişmeyen açık niteliğidir. Bu niteliği şu noktalar açıklar: Millî ülküye bağlı kalmak...” ★★★ Nedir milli ülkü? Türk milletinin ortak hedeflerine, bağımsızlığına, Cumhuriyet’in temel değerlerine ve milletin yüksek çıkarlarına bağlı kalmak demektir. ★★★ Ayrıca, Mustafa Kemal Bildiri’de Türk ordusuna özel bir önem verir. Der ki: “Devletin yüksek yapısının sarsılmaz temeli olan, millî ülküyü, millî varlığı ve devrimi koruyan Cumhuriyet ordusunun ve onun fedakâr, değerli mensuplarının her zaman saygı ve onurla anılmasına, hak ettikleri yüksek değerin korunmasına özellikle özen gösteririz...” Devam eder: “Vatandaşlarım, Yapamayacağımız işleri, insanları oyalayan ve umutlandıran sözlerle yapılacakmış gibi göstermek; millete karşı günü kurtarmaya yönelik siyaset yapmak bizim ilkemiz değildir...” ★★★ Mustafa Kemal’in söylediği ilkelere uyuldu mu? Ara ki bulasın... ★★★ Atatürk 1931’deki bildirisinde, kurucusu ve genel başkanı olduğu CHP’nin değişmeyen ilkelerini, tartışmaya yer vermeyecek şekilde açıklar. Ve der ki. “Cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve devrimci nitelikleri CHP’nin değişmeyen açık niteliğidir.” İşte, “Altı Ok” budur... ★★★ “Altı Ok”, Atatürk’ün “Temel İlkeleri”dir. 1937’de Anayasa’da yer alır. Ve Cumhuriyet’in “Temel İlkeleri” olur. “Altı Ok”, Atatürk’ün kurduğu parti CHP’ye ve sevdiği milletine vasiyetidir. ★★★ Atatürk, partisi konusunda düşüncelidir... 9 Mayıs 1935’te katıldığı son CHP Kurultayı’nda, bir soru üzerine şu yanıtı verir: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin benden sonra, sonuna kadar partim olarak kalacağını nereden bileyim...” Tarihin Kıskandığı Lider, kurduğu partinin, gelecekte vasiyetine uyacağı konusunda endişeliydi. ★★★ Ve 2026’da, CHP’de “Mutlak Butlan” depremi... 13 yıllık genel başkanlık döneminde 13 seçim kaybetmiş Kemal Kılıçdaroğlu, yasayla CHP genel başkanlık koltuğuna, büyük bir coşkuyla oturur. CHP bölünür... ★★★ Evet... 10 Kasım 1938’den sonra, CHP Atatürk’ün vasiyetini tam olarak yerine getirmedi, doğru... Ama, Mutlak Butlan CHP’si kadar Atatürk’ün vasiyetini çiğneyen bir dönem de yaşanmadı. Öyle ki... Kılıçdaroğlu’nun ekibi, “Mutlak Butlan” kararının “devlet aklı” tarafından alındığını savunuyor. ★★★ Bugünkü Butlan CHP’sinin, “Altı Ok”la ve Atatürk’ün vasiyetiyle arasına mesafe koyduğu, söylemlerinden ve attığı adımlardan belli... Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin üniter ve ulus devlet yapısını hedef alan ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin sözlerine benzer açıklamalar yapıyor. Osmanlı vurgusuyla, ulus devlet anlayışını ikinci plana iten bir söylem benimsiyor. Türkiye’yi önce federasyona, sonra bölünmeye götürecek Anayasa değişikliğine koşulsuz destek veriyor. Ve fiilen Cumhur İttifakı’nın çizgisinde yer aldığını ima ediyor. ★★★ Butlan CHP’sinin, Atatürk’ün NUTUK’ta ortaya koyduğu anlayışı içselleştirmediği de izlediği siyasetten okunuyor. Fakat, asıl trajedi... “Altı Ok”u, yalnızca parti amblemi olarak görmesi... ★★★ Oysa... 1923-1938 yıllarında gerçekleştirilen devrimlerin tümü, bu “Altı Ok” doğrultusunda hayata geçirildi. Saltanat ve hilafetin kaldırılması, cumhuriyetçilikle... Dil-tarih alanındaki yenilikler, milliyetçilikle... Eğitim birliğinin sağlanması, tekke ve zaviyelerin kapatılması laiklikle... Hukuk ve yenilikçi girişimler, devrimcilikle ilgilidir. Çünkü “Altı Ok”, yalnızca yakaya takılan bir sembol değildir. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesidir. ★★★ Atatürk, “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” der. Der ama... Kurduğu partinin, kendi kuruluş ilkeleriyle tartışmalı olacak Butlan CHP’si olacağını hiç düşünmemişti. ★★★ Osmanlı vurgusu yaparak “ulus devlet” anlayışına aykırı hareket eden bir parti, Atatürk’ün kurduğu parti değildir... Anayasa değişikliğiyle eğitim dili ve vatandaşlık tanımının değiştirilmesine destek veren bir parti, Atatürk’ün partisi değildir... Olsa olsa... Atatürk’ü ve onun “Altı Ok”unu kullanarak vasiyetini çiğnemektir... Bu ne etiktir ne de meşrudur... ★★★ Butlan CHP’sine son önerim şudur: Gelecek kuşaklara bırakacağınız mirasa bir iyilik yapın... Ve “Altı Ok”u yakanızda taşımayın. Parti binasındaki büyük Atatürk portresini de kaldırın. Hiç değilse... Söylediğinizle yaptığınız arasında bir tutarlılık olur. Ama en azından, daha ilkeli bir mirasınız kalır. ★★★ Benden söylemesi... İnsan, makamla değil; ardında bıraktığı temiz mirasla anılır...