İyiliğin Manifest’osu


Manifest…

Çocukların bayıldığı, biletleri kapış kapış satılan, sahne şovları büyük olay olan, son zamanların şüphesiz en çok ses getiren müzik grubu…

Binlerce kişilik salonları inleten, sosyal medyayı sallayan genç kadınlar.

Geçen gün önüme bir video düştü.

Minik Almira’yı hastane koridorlarında koşarken; o önde, arkasında Manifest’in kızları –Esin, Zeynep Sude ve Lidya– onun adımlarına eşlik edip dans ederken gördüğümde inanılmaz duygulandım.

Kanserle ikinci kez mücadele eden, zorlu bir tedavi sürecinden geçen küçücük bir kız çocuğu Almira… Ve onun en büyük hayali: Hayranı olduğu grup üyelerini karşısında görebilmek.

Annesi sosyal medyadan sesini duyurmaya çalıştı, “Kızımın tek isteği bu” dedi. Grup üyelerinden Esin Bahat bu çağrıyı görür görmez anında anneye ulaştı. Ardından kızlar soluğu hastanede aldı.

Şimdi buraya kadar olan kısmı “Ünlüler hastanede çocuk ziyaret etti” haberi gibi gelebilir. Ama işin arkasındaki hikâye çok daha derin, çok daha insanı sarsan cinsten.

Annenin sonrasında paylaştığı videodaki şu sözleri kulağımda çınlıyor:

“O kızlar bana ulaştığında ‘Hangi videoyu çekelim?’ demediler. ‘Dışarıdan neye ihtiyacınız var, çekinmeyin söyleyin’ dediler. Geldiklerinde kendileri tek bir video bile çekmedi, ben çektim. Beni kenara çekip ‘Bakın numaramı veriyorum, saat kaç olursa olsun bir ihtiyacınız olursa arayın’ dediler.”

Bilin ki gerçek samimiyet, kameralar açıldığında değil; kimsenin görmediği, gösterişin bittiği o anlarda belli olur.

Üstelik olay sadece Almira ile de sınırlı kalmamış. O gün kızların o servise girmesiyle; ağır tedavilerin, ağrıların içinde kıvranan, yatağından kalkmaya dermanı olmayan diğer minik yürekler de bir an olsun o kasvetli ortamdan sıyrılıp ayağa kalkmış.

Elbette bir müzik grubunun bir hastanın ilacını değiştirme ya da hastalığı yok etme gücü yok. Fakat iyileşme yolculuğunda moralin, umudun ve “değerli hissetmenin” hangi tedaviden daha az etkili olduğunu kim söyleyebilir?

Manifest’in “Daha İyi” şarkısı eşliğinde o koridorda atılan adımlar, o çocuklara verilen konser sözleri… Bunlar sadece bir ziyaret değil, hayata tutunma vesilesidir.

Bugün gençlerin rol model aldığı isimlerin sadece sahnede başarılı olması yetmiyor; vicdan sahibi, insan kalabilmeyi başaran bireyler olması gerekiyor.

Şöhretin en zor tarafı herkesin sizi görmesidir. Ama şöhretin en anlamlı tarafı; sizin, bir hastane odasındaki o küçük yürekleri görebilmenizdir.

Manifest o gün yeni bir şarkı çıkarmadı. Dev bir stadyum konseri de vermedi.

Ama bir çocuğun gözlerine umut, kalbine unutulmayacak bir iz bıraktı.

Alkışlar Manifest’e…

Yazarın Diğer Yazıları