Kamuoyu vicdanını yaralamayın

Sayın Bahçeli’nin durup dururken grup toplantısında çıkıp katil Öcalan’a kurucu önder demesi inanılır gibi değildi. Milliyetçi bir partinin genel başkanı çıkacak ve 50 bin kişinin katiline bu ifadeyi kullanacak.

Siyasi yaşamının tümünü, milliyetçi söylemler üzerine kurgulayan bir genel başkan, nasıl olur da bu emperyal katil sürüsünün liderine kurucu önder der!! Ve bu tek sefere de mahsus değildi, her grup toplantısında bu konuyu ısrarla gündeme getirdi.

Sayın Bahçeli’nin bu konuyu25 yıl bekleyip bir yıl önce dile getirmeye başlaması da, neler oluyor yoksa kamuoyundan bir şeyler mi saklanıyor, gelecek günler nelere gebe sorularını altın harflerle parlattı.

Komisyon oluşturuldu, uzun süre de çalıştı. Analar ağlamasın, kan dökülmesin sloganlarıyla bugünlere gelindi. Geldik gelmesine de, başlangıçta söylenenlerle sonradan talep edilenler farklılık gösterdi. Başta sadece silah bırakılacaktı.

İşler bu noktaya gelinceye kadar Sayın Erdoğan topa girmedi, seyirci kaldı. Siyaset ustası Sayın Erdoğan atılacak böyle bir adımın siyasi olarak partisinden neleri götüreceğini çok iyi biliyordu. Sonra ne olduysa Sayın Erdoğan da topa girdi. Medyadan öğrendiğimize göre sadece kamuoyunun değil, muhalefet partilerinin dahi bilgisinin olmadığı rapor, iddia edildiğine göre katil terörist başına gitmiş. Nelerde anlaşılıp, ne alıp ne verildiği belli olmayan bu rapor, parlamento tatile girmeden TBMM’de görüşülüp karar verilecekmiş.

PKK gözdağı verircesine yetkililere diyor ki, yasada
“ Önderlikle ilgili bir madde olmazsa, lider kadrolar yasa dışında tutulursa, önderliğin fiziki özgürlüğünü de içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmez”. Sanki savaş kazanılmış, pazarlık yapılıyor!!

Tüm yukarıda dile getirdiğim durumlar yani DEM Parti sözcülerinin ve bu arada serbest bırakılan teröristlerin savaşı kazanmışlar edasıyla şunu isteriz bunu isteriz gibi söylemleri, kamuoyu ve özellikle şehit analarına kim bilir nasıl büyük acı veriyordur.

Bu arada, komisyona üye vererek katılan CHP’nin Genel Başkanı Sayın Özel; Komisyonun hazırladığı raporun büyük bir gizlilikle, yangından mal kaçırır gibi kamuoyundan hatta muhalefet partilerinden gizlenmesi karşısında tutumunuzun ne olacağını, tüm parti seçmenleriniz ve yapılacak bir seçimde size oy vermeyi düşünen kararsızların da merakını cezbediyor.

Ülkeyi yönetenler; Bir konuyu da hatırlatmak istiyorum. PKK’nın kuruluş felsefesinde yer alan ve hiç değişmeyen asıl hedefler unutulmamalıdır. “ Dört parçalı özerklik, ardından ‘Büyük Bağımsız Kürdistan’……. Bu iş bitmeyecek; Emperyal güçlerin amacı Türkiye’nin üniter yapısını yok edip parçalamak. PKK’ya verilecek ödünlerden bir süre sonra terör bitti derken, yeni yeni terör örgütleri kurulacak. Nitekim Suriye’nin kuzeyindeki YPG ve SDG hazır.

DEM Parti sözcülerinin Kürtçenin resmi dil olması konusunda yeri göğü inleten söylemleri var.

Değerli Okurlar; Kürtçe resmi dil konusu gündeme getirilince, Türk Siyasetinin değerli isimlerinden Sayın RIFAT SERDAROĞLU’nun bu konu ile ilgili bir yorumunu sizlerle paylaşıyorum.

“Rusya Tek resmi dil
İngiltere Tek resmi dil
Almanya Tek resmi dil
Fransa Tek resmi dil
İtalya Tek resmi dil

Bu devletlerde onlarca yabancı dil konuşulur ama kendilerinde ikinci bir resmi dile izin vermezler.
Fakat Yuguslavya gibi parçalamaya karar verdikleri devletlerde, ikinci bir resmi dilde ısrar ederler.
Bizde de ısrar ettikleri gibi,
Yugoslavya’dan 7 adet Bağımsız Devlet çıkarttılar.

Özgür Bey, siz,
“Ana dilde Eğitim” istediğinizi programınıza yazdırmışsınız. Eğer Öcalan ve DEM’in bu talebini yaparsanız, ülkemiz Yugoslavya’ya benzer !
Dilin yeterliliğine hiç girmeyelim.
Yaparsanız,
10-15 yıl sonra, eğitimini Kürtçe alan bir gencimiz, ülkemizin hiçbir kentinde iş bulamaz yaşıtlarıyla anlaşamaz.
Doğal olarak parçalanma başlar.

Herkesin ana dili kutsaldır. Onu ve kültürünü yaşatmak için devlet her türlü yardımı yapmalıdır. Ama ikinci bir Resmi Dil yapamazsınız.
Arkasından Arapça Resmi dil ve başka diller gelir.

Türkçeyi de hem Erdoğan’a, hem Bahçeli’ye hem de Kemal Bey’e oranla daha iyi konuşuyorsunuz.
O ZAMAN DERDİNİZ NE ?
Anlatında anlayalım. “

SON SÖZ :
Önce Irak’ı işgal edecekler,
sonra Suriye’ye yerleşecekler,
ardından İran’a saldıracaklar,
asıl hedef Türkiye’dir.
NECMETTİN ERBAKAN

Yazarın Diğer Yazıları