Çeyrek asırdır iktidarda olan AKP’nin, ülkeyi sadece ekonomik değil hukuk, eğitim, sağlık, siyasi ve sosyal olarak getirdiği içler acısı durum ortada. Özellikle ekonomideki çöküş sadece halkın büyük kesimini değil, sanayici, esnaf ve çiftçiyi de vurmaya devam ediyor.
Ben ekonomistim, ekonomi benden sorulur, dediniz
yetmedi , 2018 senesinde “Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, faizle şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz” dedi, yetkiyi aldınız.
Yıl 2018 Yıl 2026
Dolar 4.74 TL 48.44TL
Motorin 5.66 TL 100…TL
1kg kıyma 29 TL. 900TL
durum açıkça ortada.
Yıllardır yüksek enflasyonla bir türlü başa çıkamayarak yönetmeye çalıştığınız ülkenin geldiği noktada büyük kesim çok zor durumda. Bir dönem kovarak gönderip, yeniden kurtarıcı diye getirip Maliye Bakanı yaptığınız Sayın Şimşek, devamlı yeni programlar açıklayıp pembe tablolar açıklamasına karşın başarılı olamıyor. Uzman ekonomistler devamlı uyarıyorlar, Türkiye’deki enflasyon tüm AB ülke enflasyonlarından daha yüksek. 23 yıldır iktidardasınız, tüm imkanlar elinizde, elinizi tutan da yok ama gelinen noktada halk perişan. Deprem oldu, don vurdu, savaş nedeniyle akaryakıt fiyatları diyerek bahaneler üretilirken savaşan ülke enflasyonlarını bile çok geride bıraktık.
Sayın Turan Çömez açıkladı;
2026 yılında faize ödenen 1 Trilyon 755 milyar TL. Bu ülke daha ne kadar bu faizleri ödeyebilir? Kalan tek çare ülke varlıklarını satmak. Üretmeden varlıkları satıp yönetmek nereye kadar…….
Yönetenler, yarattığınız bu ekonomik yıkım nedeniyle sokağa çıkamıyor, pazarlara gidemiyor ve insanlarla yüz yüze gelip konuşmuyorsunuz. Konuşsanız, sokakların çığlığını duyacaksınız. Değil muhalif seçmenler, kendi seçmenleriniz bile feryat ediyorlar !!
Bu halk size ülkenin varlıklarını haraç mezat satın diye oy vermedi !
Kötü ekonomik yönetimle halkı yoksullaştır diye de oy vermedi!
Halkın verdiği oy, bu ülkenin geleceğini birkaç yıllık iktidar hesabına feda etme yetkisi de vermedi !
Verilen oy, yönetenlere ülkenin tapusunu değil belirli süre yönetim emanetini verdi !
Halk, hiçbir iktidara çocuklarının yarınını satma yetkisi de vermez !
Sokak bunları konuşurken, bu ülkenin yurttaşı diyor ki, iki köprünün ve otoyolun özelleştimelerinden vazgeçin. Bu köprü ve otoyollar, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının vergileri ile oluşan öz kaynaklarından yapıldı. Ne olur ayıptır günahtır, köprü ve otoyolların geliri az, masrafı çok diyerek halkı geri zekalı durumuna sokmayın.
Hesap açık ve ortada,
Yeni Parti Milletvekili Sayın Deniz Yavuzyılmaz AÇIKLIYOR ;
15 Temmuz Şehitler Köprüsü;
GELİR, 87 milyon 642 bin Dolar
Gider, 2 milyon 101 bin Dolar
KAR ORANI % 97
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü;
GELİR, 102 milyon 709 bin Dolar
GİDER, 4 milyon 76 bin
KAR ORANI % 96.75
İddia ediyor ve Soruyor;
Devletin %96 kârla işlettiği Boğaz Köprülerini, acaba nasıl daha kârlı işlettirmeyi düşünüyorsunuz?
Bunlar satıldığında, TC Karayollarının sorumlululuğunda kalacak olan yol sadece %10 !!
Cumhuriyet’in tüm kazanımlarını sattınız. Gelin, devletin kendi öz kaynaklarından yaptırdığı köprü ve oto yolları satmayın. Bu yetim hakkına giriyor. Bunları yapmak için tüm ulus yıllarca enflasyonla yaşadı.
30 yıllığına özelleştirip satılması düşünülen köprü ve otoyolların, uzman ekonomistlerce halka açık bir şirket kurulup, en büyük hisse 1 Milyon olmak üzere hisse senetleri halka satılıp, getirisi yine halkta kalması sağlanamaz mı?
Bir okuyucum göndermiş,
soruyor;
“Atı alan Üsküdar’ı
geçer de ;
Ahı alan sıratı
geçebilecek mi? “,
SON SÖZ:
Elektrik faturasını
yazmaya gelen memura,
Kardeşim neden bu kadar yüksek dedim, bana gülerek dedi ki,
Ampulü değiştir abi…. ANONİM