Sevgili okurlarım, Türkiye’de yaşanmakta olan akıl almaz olaylara hep birlikte tanık oluyoruz. Ne oluyor ne bitiyor, aklımız almıyor.
Konumuz CHP’li belediyeler.
İktidarın amacı bunları ne pahasına olursa olsun ele geçirmek, halkın seçtiği başkanları içeri tıkmak. Bunun için bir sürü yapay gerekçeler oluşturuluyor, başkanlar ve ekipleri çalışamaz duruma getiriliyor.
Olayın temelinde en önemli nedenlerden biri şu:
Mümkün olursa bütün CHP’li belediyelere şu veya bu biçimde el koymak, bazılarını içeri tıkmak ve ana muhalefet partisini önümüzdeki seçimlerde bu yolla yıpratmak.
İktidarın büyük ortağı AKP bunu yaparken küçük ortak MHP’den ses çıkmıyor. Onlar zaten büyük ortağın sessiz takipçileri.
Bu süreç başarılı olursa hikayenin gerçek tanımı zaten ortaya çıkacak...
Topal ördek...
Topal olan ördek koşamaz, yürüyemez ve artık hiçbir işe yaramaz.
Önümüzdeki seçimlerde bu duruma düşürülmüş bir CHP’yi düşünün!
Tayyipgillerin amacı işte bu... Ve bunu ellerindeki yargı gücüne dayanarak elde etmeye çalışıyorlar.
★★★
Böyle bir durum gerçekleştiği takdirde, son seçimlerde CHP’ye oy veren milyonlarca insanımızın neler düşüneceğini bilmiyoruz... Çünkü her şey gibi yargı da iktidarın elinde.
Bu hazımsızlık CHP’nin son yerel seçimlerde elde ettiği önemli başarı nedeniyle ortaya çıktı. Başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Adana, Mersin, Balıkesir gibi büyükşehirlerde ve daha nice küçük belediyelerde milyonlarca insanımız oylarını CHP’ye verince iktidar partisi feleğini şaşırdı, ne yapacağını bilemedi.
Şimdi izlemekte olduğumuz Silivri davaları işte bu nedenle ortaya çıktı.
★★★
Peki ama CHP’den seçilen başkanların tamamı acaba sağlam ayakkabı mıydı!
Ne yazık ki değildi ama onları aday gösterip seçilmesini sağlayan CHP’nin bu konuda herhangi bir suçu, hatası var mıydı?
Bunlar kavun değil ki dibini koklayıp ona göre karar verilsin!
Evet, bazıları ne yazık ki sağlam değildi ve AKP tarafından önlerine atılan oltalara takıldılar.
Bazıları korkutuldu, tehdit ve şantaja maruz kaldı.
Kendilerine neler söylendiğini artık biliyoruz...
“Ya bize geçersin ya da seni hemen içeri tıkarız. En iyisi sen gel ve itirafçı ol, ne istersen onu söyle.”
★★★
Bu akıl almaz hukuksuzluk tezgahı kurulalı bir yılı aşkın bir süre geçti. Şimdi yüzlerce CHP’li ya tutuklu ya da yargı önünde hesaba çekiliyor.
Yargı ve adalet sistemi işte bu nedenle yıprandı, saygınlığını ve inandırıcılığını ne yazık ki yitirdi.
Bu süreçte yargılanan ve tutuklanan bazı CHP’li belediye başkanları ve onların ekipleri her şeye rağmen yılmadı, korkmadı ve saygınlığını yitirmedi.
Her birini ayrı ayrı saymıyorum ama o listenin başında Ekrem İmamoğlu geliyor.
Yapılan bütün baskılara karşın onlar dönek olmuyor, itirafçı olmuyor ya da yapılan şantajlardan korkup partilerinden istifa etmiyor.
Bazıları ise korkak ve çürük çıktı.
★★★
Bazılarının eşleri ve çocukları var. Onların da bir sürü para olaylarına ve vurgunlara karıştıkları iddia ediliyor. O konuda da aklın almayacağı hadiselere tanık oluyoruz.
Size son günlerde dikkatimi çeken bir örnek vereyim...
Antalya’daki Muhittin Böcek isimli şahsın oğlu son seçimler öncesinde babası yeniden Büyükşehir’e aday gösterilsin diye partiden birilerine bir milyon avro rüşveti elden teslim ediyor. (Kendi itirafı.)
Fakat gelin görün ki CHP Genel Merkezinde çanta içindeki bu parayı kime verdiğini, anımsamıyor! Vermiş ama kime vermiş, arkadaş bilmiyor.
Bu nasıl iştir yaaa!
Dilenciye beş lira sadaka vermiyorsun kardeşim, parti genel merkezinde ismini bilmediğini iddia ettiğin birisine bir milyon avroyu teslim ediyorsun!
Peki ama sen bu bir milyon avroyu nereden buldun da verdin?
İş adamlarından ve esnaftan toplamış!
Senin işin baban adına para toplayıp teslimat yapmak mı?
Şimdi bunlar baba oğul, savcılara yeniden ek ifadeler veriyor. Bütün amaç itirafçı olup kendilerini kurtarmak.
Ayıptır be!
★★★
Burada sık sık, fırsat buldukça yazıyorum. CHP bu gibi şahısları aday gösterirken bilmeden yanlışlar yapmış ama böylesine karmaşık bir siyaset sahnesinde bunların ne olduğunu, gelecekte kapağı AKP’ye atacaklarını, bu gibilerin nasıl ilkesiz ve korkak olduğunu kim nereden bilecek!
Az önce dediğim gibi bunlar kavun değil ki dibini koklayıp karar versinler, çürüklerle sağlamları ayrı taraflara koysunlar.
Çürükler zaten kendilerini ayıklıyor, tek tek gidiyor.
CHP açısından önemli olan ise bundan sonra da ‘sağlam’ durabilmek.