Koyu karanlığa girdik! Güneş ufuktan doğar!

Atiye armağan demek. İhsan iyilik demek. Nişan belirti demek. Rütbe aşama demek. Mevki makam (koltuk) demek. Atiye, ihsan, nişan, rütbe, mevki hepsi torbaya koyuldu, verildi.

İki bakan değişti.

★★★

Koyu karanlığa girdik.

Güneş ufuktan doğar.

Doğacaktır.

Hiçbir ülke ve hiçbir halk, bu şiddette koyu karanlığı taşıyamaz.

★★★

Giden iki bakan da atiye, ihsan, nişan, rütbe, mevki verilerek getirilmişlerdi. Ne oldu, neyi eksik, isteksiz, gönülsüz yaptılar ki, atiye, ihsan, rütbe, mevki onlardan alındı yeni gelen iki bakana verildi.

Söz dinlemediler.

İsteneni yapmadılar.

“Siz Cumhurbaşkanı olabilirsiniz ama biz de bakanız bizim de bir şahsiyetimiz var” mı dediler? Ya da siz ittifak ortağı parti MHP’nin genel başkanı olabilirsiniz ama biz sizin “uşağınız ve emir eriniz değiliz” demeye getiren özgül ağırlık mı koydular?

★★★

Eski Adalet Bakanı ile eski İçişleri Bakanı, “koltuklarından gecenin 00.03’ünde niçin atıldıklarını” halka anlatacak tek bir cümle bile kuramadılar. Yüzlerinde zoraki gülücük, ellerinde gönülsüz çiçek demeti ile “koltuk devri törenine” figüran oyuncu yapıldılar. Halkın ilk aklına gelen; “Neyi eksik yaptınız da görevden affınızı istediniz?” sorusuna cevap olacak tek cümle söyleyemediler. Koltukların gidenlerden alınıp, gelenlere verilmesinde açıklanan gerekçeye bir bakın: “Cumhurbaşkanı ile frekansı tuttu!” diyorlar.

İstanbul başsavcısıydı. Türkiye başsavcısı oldu.

Adalet Bakanı olmak; bugünün uygulamasında; “Türkiye Başsavcısı olmak” demek. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ona bağlandı. Dün de ilk başkanlığını yaptı. İstanbul’da ne yaptıysa tüm Türkiye’de de onu yapabilecek.

★★★

İstanbul Başsavcısı iken muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu hapse koydu, Türkiye başsavcısı olunca da muhalefet partisi CHP’nin kayyuma verilmesini ve genel başkanı Özgür Özel’i de hapse gönderecek yolun taşlarının döşenmesini; frekansa uyduracak. Bu sadece benim tahminim değil iki gündür yazılıp, söylenen beklenti böyle. BBC bile “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” başlıklı analiz haber yazdı.

★★★

Çünkü Ekrem İmamoğlu hapse atılınca AKP’nin kurucularından ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dava arkadaşlarından Hüseyin Kocabıyık, “Tayyip Erdoğan, geleceğin yer burası mıydı? Biz bunun için mi mücadele ettik?” diye görüş yayımlayıp “bu davanın siyasi dava” olduğunu söylemiş ve hapse atılmıştı.

★★★

Hem parti başkanını, hem seçilmiş belediye başkanını, hem sesini yükseltip çözüm isteyen işadamını, hem gerçeği yazan, görüntüleyen gazeteciyi, hem hak isteyen işçiyi, hem adalet bekleyen anneyi, hem özgürlük, demokrasi, fırsat eşitliği ve dürüstlük için meydana inen üniversiteliyi aynı torbaya koyup dava açmak ve Silivri’ye götürüp hapse tıkmak ve bu yolla “demokratik muhalefeti sünepe etmek” taktiği, atiye, ihsan, nişan, rütbe, mevki ile ödüllendirildi.

★★★

Ödüllendirilerek frekansları tutturmanın bir başka ucunda da son yerel seçimlerde “Kent uzlaşısı” ile CHP’ye kaptırılan DEM Partili Kürt vatandaşların oylarının yeniden AKP’ye taşınması yatıyor olabilir.

Karanlığa girdik.

Güneş ufuktan doğar.

Doğacaktır.

Hiçbir ülke ve hiçbir halk, bu şiddette koyu karanlığı taşıyamaz.

Yazarın Diğer Yazıları