Medya susturulunca soygunlar bitecek mi?

“Basın hürdür, sansür edilemez!”

Yaa? Kim demiş bunu?

Anayasa’nın 28’inci maddesi öyle diyor.

Varsın desin. Uygulanıyor mu ki?

Kimse kusura bakmasın! Türkiye’de Anayasa – Baba yasa filan kalmadı!

Artık bu ülkede Anayasa Mahkemesi de Avrupa İnan Hakları Mahkemesi de bir hikâye!

Bu yüksek yargı organlarının kararını uygulayan var mı? YOK!

Günümüzün iktidarı ne yazık ki, bildiğini okuyor ve “Duyduk duymadık demeyin, KANUN BENİM” diye âdeta davul çalıyor.

Yani “Mühür bende... İşinize gelirse...” demek istiyor.

★★★

Bir de hâlâ “Yeni Anayasa” diye tutturuyorlar. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, “İnsan haklarına saygılı, çağdaş, sivil bir anayasa yapalım” deyip duruyor.

Nasıl yapacaksınız bunu? Siz mevcut anayasayı bile uygulamıyorsunuz ki... Sadece Anayasa Mahkemesi Kararları’na değil Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına da saygı göstermiyorsunuz.

“Anayasa” değil “Banayasa” mı yapacaksınız?

Bugünkü Anayasa’da sizi rahatsız eden nedir?

“Her sözümüz kanundur. Biz ne dersek o olur!” gibisinden bir Anayasa mı istiyorsunuz?

★★★

Anayasa’mız diyor ki: “Basın hürdür.”

Ne güzel değil mi?

Onlar da “Alın size hürriyet” diyor, baskıyı arttırıyorlar.

Tele1 ve T24’ten sonra Halk TV’ye de el konulup kayyum atandı.

Basın özgürlüğünü böyle düşünüyorlar herhalde!

Uluslararası basın (BBC, Reuters, Bloomberg, Washington Post, Associated Press, Agence France Presse, vs...) haberi dünyaya sert eleştirilerle duyurdu.

Mesela İngiliz Reuters Haber Ajansı haberi verirken “Türkiye’de basın özgürlüğüne vurulan son darbe” ifadesini kullandı.

Yabancı basının genel kanaati “İktidarın, Türkiye’de muhalefet yapan ve halkı bilgilendirmeye çalışan etkili kanalları susturmak istediği” şeklinde.

★★★

Son 20 ayda 10 televizyon kanalına el konulup susturuldu.

Halk TV’yekayyum atandı, sosyal medya hesapları engellendi.

Gazetecilere yönelik baskılar arttı. Bazı gazeteciler hapse atıldı, bazılarına ev hapsi verilerek ayaklarına elektronik kelepçe vuruldu.

- Peki, medyayı susturmak ne işe yarayacak?

- Halk aydınlatılmayınca sorunlar çözülecek mi?

- Ülkedeki soygunlar, vurgunlar bitecek mi?

- Milyarlık fon skandalı gündemden mi kalkacak?

- Enflasyon düşecek, ekonomi düzelecek mi?

- Esnafın, memurun, işçinin, çiftçinin, açlık sınırının altında bir yaşama mahkûm edilen milyonlarca emeklinin dertleri bitecek mi?

Bunların hiçbiri olmayacak ve Türkiye hukuktan ve çağdaşlıktan uzaklaşmaya devam edecek.

Bu demokrasi dışı uygulamalarla Türkiye’yi daha kötü, daha yoksul, daha üzücü günlere sürüklüyorlar maalesef!

Yaşanan bunca ekonomik ve sosyal felaketten hiç ders çıkarmayacak mıyız?

Bu ayıp bize yeter!

Tele1 ve Halk TV’ye el konulmadan önce de dünya klasmanında gerilerdeydik.

Demokraside, hukukta, insan haklarında, düşünce ve fikir özgürlüğünde, hemen her şeyde son sıralarda yer alıyorduk.

Bağımsız bir kanal olan Halk TV’yi susturmak için yapılan son operasyondan sonra uluslararası örgütler yeni değerlendirme hazırlıkları içine girdiler.

Yıl sonunda açıklanacak raporlarda sanırım bize daha da gerilerde yer verecekler!

Dünyadaki görünümümüz maalesef son derece kötü...

Merkezi Paris’te olan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) değerlendirmesine göre Türkiye 180 ülke arasında 163’üncü...

Tabii bu, Halk TV’ye el konulmadan önceydi. Şimdi birkaç puan daha kaybetmişizdir.

Merkezi Washington’da olan uluslararası düşünce kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi) Türkiye’yi, Rusya, Çin, Kuzey Kore, Vietnam, Tayland, Irak, Suriye, İran, Suudi Arabistan, Uganda gibi “Özgür olmayan ülkeler” grubunda gösteriyor. Bu ayıp bize yeter!

GÜNÜN SÖZÜ

Basından yoksun ülkeler adaletten de yoksun olur. (Namık Kemal)

Yazarın Diğer Yazıları