Türkiye olarak hep “yabancı ülkelerden aldığımız” borçlarla geçiniyoruz.
Doğal olarak bu borçların faizleri var... Hem de çok yüksek faiz!
24 yıldır ülkeyi yönetenlerin keyfi yerinde mi, bilmiyorum ama ulus olarak uzun yıllardır aşırı faiz ödemekten yoksullaştık ve daha da yoksullaşmaya devam ediyoruz.
★★★
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in zamanının önemli bir bölümü ülke ülke dolaşıp borç aramakla geçiyor.
Çok yüksek faiz vererek borç bulabiliyoruz ama bu borçlar, ana para ve faiz ödeme zamanı gelince belimiz daha da bükülüyor, borç batağının dibine doğru gidiyoruz!
Bu, sürdürülemez bir durumdur...
Günün birinde kafamız duvara çarpacak, ya aklımız başımıza gelecek ya da darmadağın olacağız!
Fakat... Zamanımızın siyasileri “Günübirlik yaşıyor” geleceği fazla dert edinmiyor!
“Benden sonrası tufan” anlayışı ülkemizin önümüzdeki yıllarını bulutlarla kaplıyor, geleceğimizi karartıyor.
★★★
Bu borç sarmalından mutlaka kurtulmamız lâzım! Fakat nasıl kurtulacağız?
Bugün 126 yabancı ülkede 80 çeşit tarım ürünü ithal ederek beslenebiliyoruz.
Geniş tarım alanları olan ülkemizde, “tarım fukarası” haline geldik... Yetiştirdiğimiz ürün bize yetmiyor, yabancılara koşuyor, onların bol bol ürettiklerini satın alıyoruz. Bunun için de tabii ki, döviz lâzım...
O zaman, gelsin borçlar!
Bir kısır döngünün çıkmazı içindeyiz...
Bu iş böyle devam edemez!
Yapısal reformlar ve kapsamlı bir kalkınma programıyla belki 10 yıl sonra bugünkü verimsizlikten kurtulabiliriz.
Yetersizlik Türkiye ekonomisinin can yakıcı sorunudur ama iktidarın sorunları çözmeye gücü ne yazık ki, kalmadı!
★★★
Umutlar yeni bir seçimde...
CHP lideri Özgür Özel, 90’ıncı mitinginde de “erken seçim” diye haykırdı ama iktidarın buna hiç niyeti yok gibi görünüyor.
Normal seçim tarihi 14 Mayıs 2028...
Erken seçime gidilmezse ya da “baskın bir seçim” olmazsa insanlarımızın 2 yıl, 2 ay, 19 gün daha tüm zorluklara katlanması gerekecek! Zaman ırmak gibi akıyor... O süre de geçer, sandık önümüze gelir! Millet artık sabır küpü oldu!
Fahiş aidatlara yasal fren!
Ülkede çivisi çıkmayan hiçbir şey kalmadı!
Site yönetimleri bile “Rant kapısı” oldu!
Ev satışlarının fahiş fiyatlara ulaşması, kiraların artması tartışılırken, site ve apartman yönetimleri de acayip zamlar yaparak ev sahiplerini de, kiracıları da zorlamaya başladı.
Meclis Bayındırlık, İmar ve Turizm Komisyonu Başkanı AKP Trabzon Milletvekili Âdil Karaismailoğlu “Vatandaş lehine önemli adımlar atılacağını ve fahiş aidatlara yasal fren getirileceğini” açıkladı.
Bu gerçekten olacak mı? Ya da nasıl olacak? Bekleyip göreceğiz!
Kötü gidişata “Dur” demek devletin görevi!
Sık sık kavgalara ve davalara sebep olan apartman ve site aidatlarına yapılan fahiş zamların denetimsizlik ve cezasızlık nedeniyle artmaya devam edeceği, aidat ödemelerinin kiralarla yarışacağı haberleri geliyor.
Sitelerde yüksek aidatlar nedeniyle “Aidatı ödeyememe” sorunlarının da her geçen yıl daha fazla arttığı bildiriliyor.
Başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerde 15 bin, 20 bin, 30 bin, 40 bin lira, hatta daha fazla aidat ödenen siteler olduğu belirtiliyor!
İnsanlar kendi evlerinde kirada gibi oturuyorlar!
TEBBESÜM
Güzellik ve salaklık!
Adam evde karısının sakarlığına kızarak bağırıyor:
“Tanrı aşkına söyler misin? Sen nasıl bu kadar salak, aynı zamanda nasıl bu kadar güzel olabiliyorsun?”
Kadın “Allah beni sen cazip bul diye çok güzel yarattı” diyor ve ekliyor:
“Fakat aynı anda beni de, senin gibi bir herifi beğenip de evleneyim diye bu kadar salak yarattı!”
GÜNÜN SÖZÜ
Memleket, kendileri doyunca açların halini unutanlarla dolu!