Cezaevinde sağlık durumu, çok kritik hale gelen CHP’li İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, hastalığı nedeniyle İzmir Buca Cezaevi ile hastane arasında gidip geliyor.
Âdeta ping-pong topu gibi... Hapishaneden vuruyorlar, hastaneye gidiyor, tedaviden sonra hastaneden vuruyorlar hapishaneye dönüyor.
Yapılan işlem buna benziyor...
Onun çektiği azap çok az kişinin başına gelmiştir.
Oysa Çalık iki defa lenf kanseri ile boğuştu, atlattı.
23 Mart’ta tutuklandıktan üç buçuk ay sonra cezaevinde tekrar hastalandı. Boğazındaki kütle büyüyünce üçüncü defa lenf kanserinden şüphelenilerek ameliyat masasına yatırıldı, 2 buçuk saatlik bir operasyonla boğazındaki kitle alındı.
Cezaevinde 25 kilo veren ve hayati tehlikesi ciddi boyutlara ulaşan Murat Çalık’ın (evinde veya hastanede) sürekli tedavi edilmesi gerekiyor. Fakat Adli Tıp Kurumu (muhtemelen siyasi nedenlerle) “Cezaevinde kalabilir” diye rapor veriyor. Mahkeme de tutuklu yargılamada ısrar ediyor.
“Kaçma şüphesi var” diyorlar!
Oysa kaçmak istese bile kaçacak hali yok Murat Çalık’ın. Hastalık onu yiyip bitirmiş durumda...
★★★
Hukukta “tutuklu yargılama” istisnadır. Esas olan “Tutuksuz yargılama”dır.
Bizim hukukta ise bu kural tersine uygulanıyor. Özellikle CHP’li belediye başkanlarına ve iktidar muhaliflerine “Tutuklu yargılama” esas oldu. Peşin verilen ceza gibi!
Cezaevlerinde yer kalmadığı için 55 bin mahkûm tahliye edildi.
Serbest bırakılan mahkûmlardan bir kısmı, cinayet dahil, çeşitli suçlar işleyerek “masum vatandaşların canını yakıp” tekrar cezaevine dönmeye devam ediyor.
Şimdi vatandaşa tüm bu yapılanların “adalet” olduğunu söyleyebilirler mi?
★★★
Dönelim tekrar kanser hastası Murat Çalık’a...
Sanatçı Müjdat Gezen, hastalığı çok ciddi olmasına rağmen Murat Çalık’a yapılanlara âdeta isyan ederek Cumhuriyet’teki sütununda “Üç yüz gün geçti. İçerde. Hastalığı ciddi. Bir yere kaçamaz! Daha önce söylemiştim: Ben kimlerin kaçacağını biliyorum. Ama söylemem!” diye ironi yaptı.
★★★
Önceki gün İzmir Katip Çelebi Hastanesi’nde Murat Çalık’ın tedavi ve tetkikleri (FİRARA KARŞI KORUNMALI) özel bir muayene odasında yapılırken CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan hastane önünde “Bu yapılanlar savaş suçlularına bile yapılmaz. Murat Çalık aleni şekilde öldürülmek isteniyor. Çalık Başkan’ın bir an önce cezaevi koşullarından çıkartılması lâzım. Bu zulümdür ve işkence suçunda zamanaşımı yoktur. Bu işlemleri kim yapıyor ve yaptırıyorsa derhal soruşturma açılmalıdır” dedi.
Kanser hastası Murat Çalık’a yapılanlar toplum vicdanını kanatıyor.
Tebessüm
Tuhaf bir ekonomi dersi!
Öğrenciler karnelerini alıp tatile girdiler ya... Bir dostum, fıkralar kitabımda yazmış olduğum bir karne fıkrasını hatırlatıp “Günümüzün şartlarına hicvediyor sanki” dedi. Fıkra şöyle:
Oğlan, karnesini babasına göstererek:
“Vallahi babacığım” demiş “Bütün notlarım iyi ama bir kırığım var. Şu ekonomiye bir türlü aklım ermiyor!”
Baba “Bak yavrum” demiş “Ben örnek vererek sana anlatayım. Bu evde annen ekonomidir. Sermaye benim. Emek de bizim hizmetçi kız. İstikbal kundaktaki kardeşin...”
Oğlan pek bir şey bir anlamamış ama sesini çıkartmamış. O gece bir ağlamayla uyanmış, kardeşinin altını pislettiğini fark etmiş. Hemen haber vermek için gitmiş annesine... Kadıncağız derin uykudaymış.
“Bari babama söyleyeyim” diyerek öbür odaya koşunca bir de ne görsün? Babası hizmetçi kızı sıkıştırmış öpüyor!
“Şimdi ekonomi dersini çok iyi anladım” diyen oğlan odasına dönüp defterine şunları yazmış:
“Ekonomi böyle uyursa, sermaye emeği böyle sıkıştırıp sıkıştırıp öperse, istikbal de böyle b.k kokar işte!”
GÜNÜN SÖZÜ
İnsanlığın düşmanı, kontrol altına alınamayan egoizmdir.