NATO TANTANA!

Türkçemizde yeri gelince kullandığımız çok güzel bir deyim var: İçi boş övünmelere, yersiz sevinmelere, kendini büyük gösterip şişinen böbürlenmelere, hava atıp, kasılmaya; “Tantana yapma” deriz.

NATO TANTANA!

30 gündür sürüyor.

Güzelim atların yeleleri ile kuyruklarına bile NATO TANTANA soktular. Ola ki NATO liderleri için görüntü kirliliği yaratır diye Ankara’da yoksulluğun ütüsüz pantolon gibi duran şehir manzarasına plastik duvar perde çekip, parktaki baykuş ile yunus heykellerini ise cilaladılar. 12 milyar TL harcanmış. ABD ordusunun Mehmetçiğin başına çuval geçirdiği günün yıldönümüne rast geldiği günün gecesinde ise köprüyü de ABD bayrağı renkleriyle ışıklandırıp, İstanbul halkının gözüne NATO TANTANA soktular.

★★★

NATO TANTANA!

Narkoz deyim üretti.

Trump, Erdoğan için “bölge lideri” diyor, Erdoğan da Trump’a “dünya lideri” diye karşı tantana cömertliği sunuyor. Gazze’de içinde 21 bin çocuğun yer aldığı 73 binden fazla Filistinlinin İsrail bombalarıyla öldürülmesine Trump, ses çıkartmayarak, destek vermişti. Ankara’da başlayan toplantıda “Trump’ın 21 bin Filistinli çocuğun katili olduğu” tantanaya getirilip unutturuldu.

★★★

NATO 3.0’a geçti diyorlar. Bu “sıfırdan sıfıra atlayışın” altında savaşmak istemeyen ve silahlanmaktan vazgeçen Avrupa’yı yeniden “emperyalist boğazlamaya ve savunma harcamalarını” artırmaya zorlama var.

Konvansiyonel silahlarla bir saldırı gelirse Avrupa, kendini kendi savunsun ama yüksek teknoloji, nükleer başlıklı, yapay zekalı bir saldırı olursa onu Avrupa, ABD’nin ordusuna ve silah tekellerine bıraksın. Özetle; Ankara doğum evi yapıldı, “NATO’nun ana rahminden bir AVRUPA NATO’su doğurtmak” için Türkiye’yi yönetenlere ebe hemşire görevi verildi. Bu ebe hemşirelik görevi ile Türkiye Avrupa Birliği’ne bağlanacakmış (!)

★★★

NATO 3.0 dediklerinin özeti, aslında Avrupalının yüreğine iki dünya savaşında yaşanmış korkuyu yeniden büyüterek “pompalamaya” çalışmak.

Rusya sana saldıracak.

ABD ise yanında değil.

Ne yap, yap silahlan.

Savaşa çok para ayır.

Barış istiyorsan.

Savaşa hazır ol.

Avrupa yeniden savaşmaya ve silahlanmaya başladığında güçleri ve tarihsel birikimleri gereği Almanlar daha hızlı silahlanabildikleri için, NATO 3-0’ın, görmez tarafına getirip, İkinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Alman ordusu, emperyalist genlerine geri dönüp, Fransa’ya bile saldırır, Ruslar da gelir yine Fransızları kurtarırsa şaşırmayın!

★★★

NATO TANTANA bu!

Her şey olabilir.

Ankara’daki Zirve’den bir gün önce Rus lideri Putin bile askeri üniforma giyip NATO’ya mesaj gönderdi. NATO 3-0 tantanası altında 500 milyar dolar borcu olan ve ihracatı ile ithalatı arasındaki açık hiç kapanmadan duran “Türkiye’nin hem ordusu ve hem savunma sanayi” için yüksek dozda övgü yağdırmaya başladılar. Öyle ki “Artık Türkiye, Erdoğan liderliğinde, NATO’ya yön veren ülke oldu” diye sırt bile sıvazlıyor; “3 bin şirketlik dev savunma sanayi kurmuşsunuz kutlarız” diye koltukluyorlar. Öyle bir anlatıyorlar ki; Türk savunma sanayi 32 NATO ülkesine ve tüm dünyaya silah satacak.

İHA-SİHA satacağız.

Silah ekip silah biçeceğiz.

Silah Tüccarı Türkiye!

Oysa son 3 yılda Türkiye, sanayi ürünlerinde Avrupa’ya yaptığı ihracatın yarısında Pazar payını Çin’e kaptırdı. Bu kaybı, NATO TANTANASI sayesinde, silah satarak kapatacağız.

★★★

F35 ve S400 krizleri de aşılacakmış! ABD Başkanı Trump da işte Ankara’ya KAAN uçaklarını uçurabilmemiz için F-110 jet motorlarını vereceği (700 milyon dolar karşılığında)
müjdesiyle geldi.

Motoru verecek!

Ne istiyorsa alacak!

NATO TANTANA!

Türkiye’ye ne fayda!

İnsanlığa ne katkı!

Göreceğiz.

NATO Türkiye’yi “yoğurdu üfleyerek yemeye” vidaladı!

NATO, ABD’nin “Küresel Egemenliğine” hizmet etmek için kuruldu. Sebepler, korkuları üretti. Türkiye NATO’ya üye oldu. “Kore’de bir avuç kan verdik Dünya devleti olduk” diye sevinmemiz istendi. 73 yıllık NATO üyeliği ilk başladığında Türkiye, çok sınırlı, kısıtlı ekonomik imkanları ve düşük milli geliri içinde Avrupa’nın güvenliği için orduya ve silahlanmaya çok kaynak ayırmaya zorlandı. Soğuk savaş yıllarında nerdeyse 40 yıl Türkiye’de bütçeden en yüksek payı milli savunma aldı. Bu kaynağın yarısını Türkiye “okullarında eğitim reformuna ve fabrikaları ile tarlalarında verimlilik devrimine” ayırabilseydi muhtemelen bugün dünyanın ilk 10 ülkesi içinde olacaktı. NATO, Türkiye’de darbeler yapılıp, insan hakları, demokrasi askıya alınırken darbecilerin sırtını sıvazladı. NATO, bugün Türkiye’yi “yoğurdu üfleyerek yemeye” mecbur bıraktı. NATO TANTANA’ dan şüphelenmek sağlıktır.

Yazarın Diğer Yazıları