Ne vereyim abime sezonu

Normal şartlarda medeni bir insan, kıyafetlerini ihtiyaçlarına göre belli bir plan dahilinde, öncelik sıralamasıyla, uyumlu kombinler yaparak satın alır. İşi bilenler, bu konuda zevk sahibi dostlarından veya profesyonellerden aldığı destekle alış verişini yaparken, kimisi de girdiği ilk dükkandaki tezgahtar tarafından yönlendirilir. Mağazadaki tezgahtar genellikle müşterisine ‘ne vereyim abime’ diye sorsa da gerçekte gömleğe ihtiyacı olanın o dükkandan pantolon alarak çıktığını görürüz çoğu zaman. Çünkü tezgahtarın önceliği sizin ihtiyaçlarınız değil elindeki malı satmak üzerinedir ve genellikle müşteri ancak eve geldiğinde uyanır işe ama ne gam golü yemiştir bir kere.

Ne alaka şimdi dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki; bireyin kendi kazandığı para ile kıyafet satın alırken kurnaz tezgahtarın yönlendirmesi ile yaptığı alış verişin benzerini her yıl olduğu gibi bu transfer sezonunda da Galatasaray ayarında büyük bir kulübün aynıyla yaşadığını gördük. Geçtiğimiz uzun 3 ayı, Galatasaray önce İcardi’yi bekleme bahanesi ile, sonra futbol şubesinde kim transferlere bakacak tartışmalarıyla, devamında her sezon olduğu gibi tepkiler üzerine panikle Lesley Ugochukwu’yu transfer ederek geçirdi.. Asırlık kulüp, nihayetinde dönüp dolaşıp son yıllarda hep olduğu gibi Gardi’nin pahalı ama sonuç veren menejerlik maharetine teslim oldu ve 40 milyon Euro bedelle Leao satın alındı. Burada Gardi’yi uyanık tezgahtarın yerine koymak istemiyorum. Sorun Gardi’de değil, Dursun Özbek’in pardon Mehmet Özbek’in bir planı olmamasında veya olan planı tepkiler yüzünden değiştirmesinde.

Galatasaray’ın 2025-2026 sezonu toplam geliri 20,7 milyar TL. GS Store’dan (lisanslı ürün) 6,2 milyar TL; loca/VIP/kombine gelirlerinden 5,2 milyar TL; sponsorluk ve isim haklarından 4,8 milyar TL; UEFA organizasyonlarından 3,1 milyar TL. Ortalama kurdan bu gelirler toplamı yaklaşık 409 milyon Euro eder.
Transfermarkt.com’a göre bu sezon ödenen toplam bonservis son transferlerle birlikte yaklaşık 200 milyon Euro. Capology.com’a göre bonus ve vergiler dahil toplam maaş gideri 123 milyon Euro iken son transferlerle bu rakam 150 milyon’a ulaştı. İkisi birlikte 350 milyon Euro ediyor, geriye gelirlerden sadece 60 milyon Euro artıyor ama diğer masrafları da 60milyon Euro sayarsak, neticede elde hiç para kalmıyor.

Galatasaray bugün kadro değeri 400 milyon euroyu geçen ilk Türk takımı olarak kayıtlara geçti. Yapılan bazı hesaplamalara göre Nelsson, Cuesta, Yusuf Demir, Jelert, Frankovski, Ahmet Kutucu, Kerem Demirbay’ı 47 milyon euroya alan Galatasaray aynı oyuncuları 7.5 milyona satmış. Sadece buradan kulübün 40 milyon Euro zararı var. Bu durum sürdürülebilir değil. Buna ne can dayanır ne mal.
Bu arada yapılan gayrimenkul satışları ve sermaye artırımı bu yapılan hesaba-kitaba dahil değil.
Nitekim Galatasaray bu sezon sermayesini 5,4 milyar TL’den 13,5 milyar TL’ye çıkardı; nakit olarak kasaya giren tutar 8,1 milyar TL, yani yaklaşık 160 milyon Euro. Bu da tabloyu daha da karmaşıklaştırıyor. Başkan Özbek çıksın, “evet bu rakamlar doğru, şu kadarını borç kapatmak için kullandık, şu kadarı da şuraya gitti” veya doğrusu bu desin. İkna edici olur mu orası şüpheli..

Yazın sıcak günlerinde yaşananlar, son dört yılda, transfer dönemlerinde hiç aksamadan devam eden bir Galatasaray-Özbek dönemi geleneği olduğundan artık şaşırmıyorum amaüzülüyorum. Anlaşılan, bu bizim bilmediğimiz, anlamadığımız değişik bir taktik. Fakat çok pahalı ve yıpratıcı olduğu kesin. Umarım bu sezon, yaşanan tüm bu iniş çıkışlara, dağınıklığa, futbol şube sorumlusunu istifa etme noktasına getiren çok başlılığa rağmen ‘ne vereyim abime sezonu’ olarak tarihteki yerini almaz..

Diğer önemli bir husus, Galatasaray Spor Kulübü’ne yapılan üyelik başvuruları. Başvurular 3 ay sürdü ve 31 Ağustos’ta sona erdi. Galatasaray tüzüğüne göre belli guruplara ayrılan başvurularda son durum netleşti. Buna göre A Gurubu 253 başvuru (Galatasaray Lisesi’nde en az 2 yıl okumuş olanlar), B Gurubu 15 başvuru (Galatasaray Başkanı kontenjanı), C Gurubu 16 başvuru (Eski Galatasaraylı sporcular), D Gurubu 881 başvuru (Kulüp üye eş ve çocukları) ile E Gurubu (A,B,C,D dışındakiler)1.706 başvuru yapılmış. Toplamda Galatasaray Spor Kulübü’ne 2.870 yeni üyelik başvurusu var. Galatasaray Kulübü tüzüğünün 8. maddesine göre; A ve C Gurubu başvuruları için sayısal bir sınırlama bulunmamakta. B Gurubu üyelik de zaten Başkana verilmiş özel bir hak. Buna göre A’daki 253 başvuru ve C’ deki 16 başvuru toplamı 269 yapıyor. B’deki 15 kişi tüm hesaplamaların dışında tutuluyor. Ancak 8. madde de iki yerde senelik üye alımına sınırlama getirilmiş. İlki 8. maddenin 3. fıkrasında yer alan ‘Alınacak üye sayısı bir önceki yıl sonu-31 Aralık itibarı ile Kulübün kaydı açık üye sayısının yüzde 3’ünden fazla olamaz’ derken, aynı maddenin 5. ve son maddesi ise ‘Ancak her durumda bir yılda kabul edilecek toplam üye sayısı 400’ü aşamaz ‘ diye son noktayı koyuyor.

Benim ve bir çok hukukçu dostumun buradan anladığı, Galatasaray Spor kulübünün kaydı açık üye sayısının 11.040 olduğundan bahisle, bunun yüzde 3’ü olan 331 yeni başvuranın üyeliğe kabul edileceği yönünde. Yani buna göre 331 eksi 269 (A+C) dışında 47 kişi (D+E) den ve 15 kişi de B’den toplam 62 yeni üye alınabilir. Tüzüğe göre 400 kişilik son maddedeki sınır, üye alımında bugünün sınırlaması değil. O sınır sayı kaydı açık üye sayısının ilerde13.500 üzerine çıktığı zaman yürürlüğe girecek 2. bir sınırlama.. Bu nedenle, Galatasaray yönetim kurulu ve ona bağlı sicil kurulunu yeni üye alımında tüzüğe uyması konusunda buradan bir kez daha uyarıyorum. 331 (A+C+E) dışında 15’de B den olmak üzere toplamda 346 yeni üye dışında artı bir üye kabulü dahi yapmanız mümkün değil. Ben de daha çok-özellikle üye eş ve çocuğunun- Galatasaray’a üye yapılmasını istesem de hukuk ve tüzüğümüzün amir hükümleri maalesef böyle. Aksi durumda fazladan yapılacak üyeliklerin iptali için yasal yollara başvuracak bir çok kişi tanıyorum. Camiada yeni bir kırılma noktası, tartışma ortamı yaratmaya gerek yok. Bu konunun tüzük değişikliği ile halledilmesi gerekiyor, alışıldığı üzere tüzüğü dolanarak değil.

Gelecek yazıda hukuk gurusu olduğunu zanneden ve hukuk doktrinine ‘avam hukuku kriterleri’ni kazandıran bazı yöneticilerimizin ve onlara yol veren kulüp hukuk departmanınınhukuk dünyamıza katkılarını sizlere aktaracağım. Bugünlük bu kadar..

Yazarın Diğer Yazıları