Galatasaray Spor Kulübü’nün 6 Temmuz 2024 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda, Dursun Özbek yönetimine verilen yetki, gündemin 4.2 maddesine göre; Florya arazisinden elde edilecek gelirin ‘tamamı blokeli hesaplarda tutularak’ öncelikle Kulübümüzün ve bağlı ortaklıklarının finansal ve vadesi geçmiş ticari borçlarının ödenmesi ile inşaat harcamalarında kullanılması, kalan paranın ise yalnızca getirisinin alt yapının geliştirilmesine, ‘futbol dışındaki’ branşların desteklenmesine ve mevcut tesislere yapılacak olan yatırımlara harcanmasına, kalan ana paranın ise ancak genel kuruldan alınacak müsaade ile kullanılmasına’ şeklinde şarta bağlanmıştır.
Nitekim, 18 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna yapılan açıklama ile Florya arazisi ihalesi 560 milyon dolarlık bir bedel üzerinden ve yarı yarıya hasılat paylaşımı şeklinde Nivak Yapı A.Ş. şirketine verilmiştir. Yapılan anlaşma gereğince Nivak A.Ş. avans olarak Galatasaray’a peşin 50 milyon dolar ödemeyi taahhüt etmiş ve bu tutarı Galatasaray’a ödemiştir.
Nivak Yapı’dan aldığı 50 milyon dolarlık peşin ödeme ile birlikte Galatasaray Spor Kulübü,22 Temmuz 2025 tarihinde Bankalar Birliği Yapılandırması Anlaşması kapsamında kullandığı tüm krediler ve faizlerini Ziraat ve Denizbank konsorsiyumuna ödeyerek söz konusu anlaşmadan çıkmıştır.
Galatasaray yönetimi tarafından buraya kadar yapılan işlemler Genel Kurul kararında verilen ‘şartlı yetki’ye uygun olarak yapılmış gözüküyor.
Ancak şimdilerde, Galatasaray camiasında konuşulanlara kulak verecek olursak, Dursun Özbek yönetiminin Genel Kurul’dan aldığı yetkinin sınırları dışına taşan finansal operasyonlar, harcamalar yapmaya başladığını söylemek mümkün.
İlk olarak alınan peşin ödemenin dışında, Florya arazisinin Nivak Yapı A.Ş.’ye devri esnasında tapu işlemleri için Galatasaray’ın Nivak’tan ayrıca 33 milyon lira avans aldığı söyleniyor. Kaldı ki, bu devir işleminin aslında tapu harcı ödemeden veya çok daha az masrafla yapılması yolu var iken böyle bir harcama gereksizdi diyen kimi uzman görüşüne rağmen bu paranın harcandığı konuşuluyor. Bu tapu harcı konusu, yetki dışı harcama mevzusu içinde ayrıca tartışılması gereken bir alt başlık olarak kayıt altına alınmış durumda.
Yetkisiz harcama konusu en son ‘Aleksey Batrakov’ transferinde basında yer alan haberler üzerine gündeme geldi. Anlatılanlara göre bu transfer ödemesi için Galatasaray’ın Florya arazisi müteahhidinden para aldığı yönünde duyumlar var. Bana ulaşan bilgilere göre ise Nivak avukatlarının geçtiğimiz günlerde kulüp binasında Galatasaray Genel Sekreteri Avukat Can Natan ve kulüp hukuk birimi ile toplandığı yönünde.. Tahminen Galatasaray Spor Kulübü, Nivak Yapı A.Ş. ile imzaladığı Florya inşaat hasılat paylaşımı sözleşmesini yurt içinden veya dışından bankalardan kredi almak için teminat gösterdi ve yüklü kredi aldı, alıyor. Şimdilerde ‘Rafael Leao’ ve devam transferler için de bu veya benzeri yollarla sıcak para girişi sağlanıyor olabilir.
Eğer bu şekilde, Genel Kurul’un verdiği yetkinin dışında veya verilen yetki dolanılarak Galatasaray’ın son kalan asetleri riske ediliyor ise bu konu yakında yönetimin başını çok ağrıtır.
Söylentilere, fısıltı gazetesine, dedikodulara itibar etmek yerine buradan Dursun Özbek ve arkadaşlarına soruyorum : ‘Florya arazisi gelirlerini teminat göstererek veya başkaca yollarla bu sözleşme üzerinden her hangi bir ad ve nam altında bir yerlerden kulübe sıcak para girişi sağladınız mı veya 3. kişi ve kurumlara bu yolla ödemeler yaptınız mı?
Cevabınız evet ise zaten hepinize geçmiş olsun. Yapılan bu yetkisiz harcamalardan ötürü kulüp tüzüğümüze göre başkan ve ödemeleri yaptıranlar kişisel olarak sorumlu olurlar.
Hoş cevabınız hayır ise o zaman da başka bir prosedür gündeme gelecek. Bana ulaşan bilgilere göre Divan üyeleri arasından hatırı sayılır sayıda kişi bu konuda olağanüstü divan toplantısı talep edecekler ve bağımsız bir denetleme yapılması için komisyon kurulmasını isteyecekler. Diğer yandan, bu denetim Divan eliyle yapılsın yapılmasın kulübün yapılacak ilk genel kurulunda konuyu gündeme taşıyıp yönetimden açıklama isteyecekler ve devamında her halde konuyu yargıya taşıyacaklar.
Son zamanlarda yaşanan gelişmelerden sonra, beni arayan bazı kulüp üyelerinin ortak görüşü : ’Bu yolla, bu tarzla hepimiz Galatasaray’da başkan, yönetici oluruz. Galatasaray’ın malını mülkünü hovardaca harcayıp transfer yaparak caka satmak en kolay iş. Bizim bunlardan neyimiz eksik?’ diyorlar. Bunun yanında konuştuğum birçok kişinin ortak bir gözlemi ve kızgınlığını da burada dile getirmem gerek. Bazı dostlarım bana, 19 Ağustos Çarşamba günüGalatasaray Lisesi’nde yapılan Tevfik Fikret’i anma toplantısından bazı fotoğraflargönderdiler. Fotoğraflarda, Galatasaraylılar Derneği, Galatasaray Eğitim Vakfı gibi kurumlardan törene gelen çiçeklerin-çelenklerin görselleri vardı. Hepsinin üzerinde sadece kurum adı yazılıydı. Aynı kişiler, bir de Galatasaray Spor Kulübü’nden gelen çelengin fotoğrafını paylaşmışlar. ’Galatasaray Spor Kulübü-Dursun Özbek’ yazıyor çelengin üzerinde.. Ben bu tek örnekle yetinmedim. Araştırdım. Hatta Pazar günü iki kulüp çalışanının Taç Spor’da yapılan düğününe kulüpten gönderilen çiçeğin görseline dahi baktım. Galatasaray Spor Kulübü-Dursun Özbek yazıyordu. İşte Galatasaray’da bugünlerde yaşanan tüm sorunların nedeni ve belki de tipik bir dışa vurumu, tezahürü bu çiçeklerin üzerindeki ibare.. Dursun Özbek, Galatasaray’a sahip çıkmakla Galatasaray’ın sahibi olduğunu zannetmek arasındaki ince çizgiyi sanırım aşmış görünüyor. Bu çelenklerden de anlaşılıyor, transfer harcamalarında yapılan yetki aşımından da.. Samimi dileğim; Başkan Özbek,bahsedildiği gibi yetkisiz harcamalar konusunda düşünülenin aksine hatalı davranmamış, hukuk dışı yetkisiz işlemler yapmamış olsun. Yoksa kendisi ve arkadaşları yakın-orta vadede bunun bedelini misliyle ödemek ve belki de pamuk ellerini ceplerine atmak zorunda kalabilirler.. Hatta korkarım koltuklarından olabilirler..