Öğretmen yok ki öğrenciler gitsin!

AKP tipi eğitim, içi çürük sürpriz yumurtaya benziyor. 15’indeki öğrenci, 11 öğrenciyi tarıyor. Okulda öğretmen öldürülüyor. İlkokul birinci sınıf öğrencisinin çantasından tabanca, 5. sınıf öğrencisinden pompalı tüfek çıkıyor. Öğretmenlerimiz fark etti de facianın kanı kurumadan olası bir faciadan dönüldü. Okullarda tuvalet kağıdı yok. Okul tuvaletinde asılı silah çıktı. Cepheye gider gibi 7 yaşından 15 yaşına kadar öğrencilerin silahlandığı bu tuhaf günlerde Milli (!) Eğitim Bakanı Yusuf Tekin sevinç içinde. OECD, ana teması ‘öğretmen eksikliği’ olan ‘Bir Bakışta Eğitim 2026’ raporunu yayımladı. Türkiye; öğretmen istihdamı, ortaöğretimi tamamlama, okulların iyileşmesi, eğitime ayrılan payda OECD ülkelerini ezip geçti (!)

BİZİMKİLER ETKİLENMEZ

MEB, bu raporun iç açıcı kısımlarını hızla paylaştı. Türkiye ve Güney Kore; ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmen ihtiyacını tam karşılayan iki ülkeden biri olarak yine rekor kırmış. Sınıf mevcutları ilkokulda 23, genel olarak 21’miş. Onlarda 100 öğretmenden 22’si gençken, bizde 32’si genç çıktı. Öğretmen devamsızlığında OECD ortalamasının altındayız. ‘Öğretmen devamsızlığı öğrencilerin öğrenmesini olumsuz etkiliyor mu?’ sorusuna bizim okul müdürlerinin sadece yüzde 6’sı ‘etkiliyor’ derken, onlarda bu oran yüzde 27. Ak pak okul müdürlerimizin yüzde 94’ü, ‘İster öğretmen olsun ister olmasın, bizim çocukların eğitimi etkilenmez’ demeye getirmiş. Kıskanç Avrupalılar! Öğretmensiz eğitimi bile beceremiyorlar.

BECERİKLİ BACILAR

Türkiye; Kanada, İsviçre ve İrlanda’yla aynı standartta, en başarılı ülkeler arasına girmiş. Okul öncesinde de OECD’yi geçtik. Sevinelim mi? Bu verilere, 3-5 yaşında bizzat MEB politikalarıyla tarikat ve cemaatlere kaptırılan 1 milyon çocuk da eklense vallahi dünya birincisi olurduk. Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya ant içmiş tarikat ve cemaatlerin verdiği sözde eğitim (!)... Neyse ki T.C. Anayasası’na aykırılığı nedeniyle OECD ülkelerinde gayrimeşru sayılıyor. Kız çocuklarının üniversiteye gitme oranı 10 yılda yüzde 27’den yüzde 50’ye çıkınca onları 3 puan geçmişiz. Eksi netle öğrenci alan, profesörü olmayan apartman üniversitelerine ve işsiz üniversite mezunu gençlere laf etmeyin. Türkiye’de liyakat; ‘eli yüzü nurlu dayılar, emmiler, kurnaz kardeşler, becerikli bacılar’ demektir.

YUSUFÇUKLAR SEVİNDİ

Kanatları parıldayarak uçuşan yusufçuk böcekleri gibi OECD sonuçlarına MEB bürokratları pek bir sevinmiş. Öğretmen açığını karşılayan iki OECD ülkesinden biriyiz öyle mi? Atanmayan öğretmen sayısı 600 bin! 92 eğitim fakültesinden bu havuza her yıl 100 bin mezun gencecik öğretmen daha ekleniyor. Olsun, OECD’yi geçmişiz (!) ‘Türkiye’deki öğretmenlerin 1/3’ü gençmiş’, hadi havalara uçalım (!) OECD’nin aynı standartta eğitim verdiğimizi müjdelediği İsviçre’de toplam öğretmen sayısı 110 bin iken, MEB’in her yıl atamadığı öğretmen sayısı İsviçre’deki toplam öğretmen sayısının 5.5 katına çıktı. Türkiye’deki 1.1 milyon öğretmenden 100 binden fazlası asgari ücretin altındaki maaşlarla çalışıyor. MEB, diplomalı evlatlarını yiyen bir kurtçuk!

ÇARPIKLIK PUANLANSIN

OECD raporunu MEB, “Ortaöğretimin öngörülen sürede tamamlanmasında Türkiye açık ara önde” diye yorumladı. Lisede kayıtlı 5.2 milyon öğrenciden 420 bini nerede? Kayıp! İlkokulda okullaşma oranı yüzde 95.4 yani 6 yaşındaki 249 bin çocuk okula gitmiyor. Türkiye’de 1.5 milyon öğrenci okulu terk etti. TÜİK son araştırmasında Şanlıurfa, Şırnak ve Muş’un öğrenci devamsızlığında Türkiye birincisi olduğunu raporladı. Niye? Öğretmen yok ki öğrenci gitsin. Yusuf Tekin’in ‘Her şeyde benim imzam olacak’ inadı, MEB’de bürokrasiyi hantallaştırdı. Norm kadro fazlası öğretmen görevlendirmesi hâlâ yapılmadı. Bir yanda kadro fazlasına düşen ve görevlendirilmediği için öğretmenler odasında boş boş oturtulan 80 bin norm fazlası öğretmen, diğer yanda okulların açıldığı bir aydan beri öğretmen yüzü görmeyen on binlerce öğrenci. OECD, akıl dışı bu çarpıklığı da puanlasın!

Yazarın Diğer Yazıları