2026-2027 eğitim-öğretim yılında ilk ve orta dereceli okullara 283 milyon 354 bin 674 adet ders kitabı yollandı. Okul öncesinden ortaöğretime 2 bin 25 dersin, on binlerce sayfalık temel kitaplarını inceledim. İlkokul 1. sınıftan 12. sınıfa kadar biri hariç, ders kitapları 15 Temmuz Darbe Girişimi ile başlıyor. “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” adıyla okullarda ‘kutlanması’ isteniyor. 15 Temmuz bayram mı? Okullarda niye kutlanması istenildi? Bilinmiyor. Okulların tatil olduğu yaz ortasına denk gelen 15 Temmuz tarihi takvim şanssızlığını, tüm ders kitaplarında yer alarak ve öğretmenlere okullar açılınca zorunlu anlattırılarak aştı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu 29 Ekim 1923 yani cumhuriyetin kuruluşunun 103. yılını önümüzdeki hafta kutlamaya hazırlanırken siyasal iktidar, ders kitaplarını araç yapıp, alternatif tarih yazıyor. KİTABA SIĞMAYANLAR Ders kitaplarının tamamı, “Bu kitaba sığmayan daha neler var!” sloganıyla bitiyor. Sloganın altına; İstanbul Havalimanı, Anadolu Gemisi, Gökmen Sondaj ve Sismik Arama Gemisi, Kaan, uydu fırlatma sistemi, yüksek hızlı trenler tanıtılıyor. Dersler, AKP’nin subliminal mesajlı reklamıyla bitiyor. 10-16 Kasım’da Atatürk Haftası kutlanması istenip, 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde ortak yazılı sınavlar koyan MEB, sen yok musun? İlkokul 1. sınıf Hayat Bilgisi de 15 Temmuz’la başlıyor. 2. sınıf Türkçe kitabı, Atatürk’ün ağırlıklı anlatıldığı ders kitabı olarak öne çıksa da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi kitaba 2 sayfa eklenip, dünyanın en iyi kütüphanesi olma hedefi sıralanıyor. Milyonlarca yoksul öğrenci okulda ücretsiz öğle yemeği beklerken, ‘ızgara köfteli, peynirli, sütlü, yoğurtlu, kirazlı, karpuzlu’ bir menüyle Sağlık Bakanlığı da Hayat Bilgisi dersine sızıyor. KUVVETLER AYRILIĞI Kitapların neredeyse tamamı 15 Temmuz’la başlayıp, AKP reklamıyla biterken, 9. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında ikisi de yok. Kuran-ı Kerim’den ayetlerle ahlak, dürüstlük, yardımseverlik ve adalet anlatılıyor. Demokrasi ve İnsan Hakları ders kitabında, ‘yasama, yürütme, yargı’ yani ‘kuvvetler ayrılığı’ vurgulanıyor. Hukukun üstünlüğünden başlayıp, Atatürk’ün, “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” sözü hatırlatılıp, laiklik ve yargı bağımsızlığının önemi 15 yaşındaki çocuklara kapsamlı anlatılıyor. Sümer Kanunları, Antik Yunan, Islahat Fermanı de ekleniyor. Atatürk’ün I. Meclis önünde fotoğrafı ders kitabına alınıp, 1924’ten beri bu topraklarda yargının bağımsızlığı vurgulanıyor. Öyle diyorlarsa öyledir (!) Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi, İnsan Hakları dersine niye sıkıştırıldı? Anlayan, anlatsın. FALCI BACI EKSİK Eşitlikten başlayan İnsan Hakları dersinde, cumhurbaşkanlığı talimatıyla 2011’de imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nden, cumhurbaşkanlığı talimatıyla 2021’de çıkıldığı konusuna hiç girilmiyor. Amerika’da konserve fabrikasında bir asır önce çalıştırılan çocuk işçiler derse, “insan hakları ihlali” diye eklenip, MESEM’de çalıştırılan çocuk işçiler ve ölen 37 çocuğa hiç değinilmiyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ndeki, “Hiç kimse keyfi olarak gözaltına alınamaz, tutuklanamaz ya da sürgün edilemez” maddesi uzun uzun anlatılıp, Atatürk’ün, ‘Basın milletin müşterek sesidir” sözü örnek gösteriliyor. Kanun önünde eşitlik, ifade özgürlüğü sıralanıyor. Türkiye’de neyse ki; basın özgür (!) Felsefe dersine; Hz. Muhammed Hicreti (622), veba salgını, doğum saatine göre kişilik, el yazısıyla karakter analizi, sayıların mistik anlamı konuları alınmış. Falcı bacı da eklensin. ÜÇ MAYMUNU OYNAMAK İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi sınav senesindeki 8. ve 12. sınıflara veriliyor. Atatürk’ün hayatı kapsamlı anlatılan 270 sayfalık kitapta neler yok ki! Atatürk öldükten sonra başlayan II. Dünya Savaşı, Nazi Almanyası işkence kampları, Fener Rum Patrikhanesi, Bizans’ın yeniden kurulması. Erbakan, Ecevit, Demirel, Sezer, Gül anlatılıp, Erdoğan’sız olmazdı. İcraatlar, seçim zaferleri derse eklenmiş. 15 Temmuz’da tünele saklanan son başbakan Binali Yıldırım da unutulmamış. FETÖ’den başlayıp, PKK terörü anlatılıp, açılım sürecine girilmiyor. Nuri Bilge Ceylan’ın, ‘Üç Maymun’ filmi de var. Yakalanan göçmen verileri eklenip, Afganistan ve Suriyeli göçünden yakınmışlar. Dinin, siyasal sömürü aracı yapılmaması vurgulanıyor. Faşizm, “Yetkinin tek parti elinde toplandığı düzen” deniliyor. Atatürk’ün, “Geldikleri gibi giderler” sözü derste, uzun uzun anlatılıyor. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde, ülkemizin geçmişi, bugünü ve geleceği özetleniyor!