Okul Zamanı

Yaz tatili maalesef bitti. Milyonlarca öğrenci dün yeniden ders başı yaptı.

Aslında okulların açılmasından çoğu veli memnun. Çocuklar yeniden düzene girecek, bütün günü telefon, tablet ya da bilgisayar başında geçirmeyecek. Çalışan veliler için çocukların okulda olması ayrıca önemli.

Ancak bu memnuniyetin yanında ciddi bir endişe de var. Kırtasiye, kıyafet, kitap, yemek ve servis ücretleri ailelerin bütçesini zorluyor. Daha okulun ilk günü gelmeden masrafların nasıl karşılanacağını düşünmeye başlayan veliler, yeni eğitim yılına çocuklarından daha stresli giriyor.

Çünkü artık okula başlamak yalnızca çanta hazırlamak, defter kaplamak ve forma almak anlamına gelmiyor.

Kayıt, kıyafet, kırtasiye, kitap, yemek, servis derken bir çocuğun eğitim masrafı birçok ailenin yıllık bütçesini altüst ediyor.

***

Bu yıl okullarda bazı yeni kurallar uygulanacak.

Veliler okul yönetimi ve öğretmenlerle yalnızca randevu sistemi üzerinden görüşebilecek. Okullara randevusuz girilemeyecek.

Öğrencilerin sınıfta cep telefonu bulundurmaması uygulaması devam edecek. Öğretmenlerin de ders sırasında telefon kullanmaması isteniyor.

Ödevlerin ve duyuruların WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamaları yerine Bakanlığın belirlediği dijital platformlar üzerinden yapılması öngörülüyor.

Okul yönetimleri gerekli gördüğünde güvenlik amacıyla okulda, öğrenci dolaplarında, sıralarda ve diğer alanlarda arama yapabilecek.

Öğretmenler yeniden önlük giyecek.

Devlet okullarında kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret alınamayacağı da bir kez daha hatırlatıldı.

Evet, kâğıt üzerinde alınamıyor ama uygulamada velilerin karşısına boya, temizlik, fotokopi, güvenlik ve bağış gibi farklı adlarla nelerin çıkacağını zaman gösterecek.

***

Okul kıyafetlerinde de yeni dönem başladı.

Okul yönetiminin belirlediği kıyafet dört yıl boyunca değiştirilemeyecek. Veliler belirli bir mağazaya veya markaya yönlendirilemeyecek. Kıyafetlerde pahalı ve özel tasarımlar kullanılmayacak.

Amaç veliyi her yıl yeni forma almaktan ve bazı mağazaların insafına bırakılmaktan kurtarmak.

Güzel bir karar.

Yeter ki okul kıyafetinin üzerine işlenen küçücük bir arma, veliyi yine tek bir mağazadan alışveriş yapmak zorunda bırakmasın.

Bu yıl kaldırılması gündeme gelen ara tatiller ise devam ediyor. Ara tatillerin kaldırılması ve yaz tatilinin uzatılması tartışıldı ancak bu değişiklikten şimdilik vazgeçildi. Birinci ara tatil 16-20 Kasım, ikinci ara tatil 8-12 Mart arasında yapılacak.

Zaten eğitim sistemiyle ilgili kararların önce ortaya atılıp sonra geri çekilmesine alışığız.

***

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı verilen yeni müfredat bu yıl 3’üncü, 7’nci ve 11’inci sınıflarda da uygulanmaya başlanıyor.

Müfredatın bilgi ezberletmek yerine beceri kazandırmayı, öğrencinin düşünmesini, yorumlamasını ve öğrendiklerini günlük hayatta kullanmasını hedeflediği söyleniyor.

Kulağa güzel geliyor.

Ancak eğitimde başarı yalnızca müfredat değiştirerek sağlanamaz.

Sınıflar kalabalıksa, öğretmen açığı varsa, okulların fiziki koşulları yetersizse, çocuk okula aç geliyorsa dünyanın en güzel müfredatını hazırlasanız ne olur?

Her birkaç yılda bir programın, kitabın ve ölçme sisteminin değiştirilmesi öğretmeni de öğrenciyi de fazlasıyla yoruyor.

***

Bir de işin ekonomik tarafı var.

Devlet okullarında ders kitapları ücretsiz dağıtılıyor. Fakat yardımcı kaynaklar, soru bankaları, deneme sınavları, yabancı dil kitapları aldırılması yasak olsa da isteniyor ve bunlar velinin cebinden çıkıyor.

İşin acı tarafı, bu kaynaklar gerçekten gerekli. Çünkü ücretsiz dağıtılan ders kitapları öğrencinin yeterince alıştırma yapması, konuları pekiştirmesi ve sınavlara hazırlanması için çoğu zaman yetersiz kalıyor.

Çanta, kalemlik, defter, boya, matara, spor ayakkabısı ve okul kıyafeti eklendiğinde daha ilk zil çalmadan binlerce lira harcanıyor.

İstanbul’da okul servislerinin yıllık ücreti en kısa mesafede yaklaşık 40 bin liradan başlıyor. Mesafe 23-25 kilometreye çıktığında rakam 93 bin lirayı aşıyor. Küçük öğrenciler için rehber personel ücreti de ekleniyor.

Okul yemekleri ise ayrı bir masraf. Özel okullarda yıllık yemek ücretleri 150 bin liradan başlayıp çok daha yukarı çıkabiliyor. Üstelik bazı okullarda yemek hizmeti zorunlu tutuluyor. Çocuğunuz yese de yemese de parayı ödüyorsunuz.

Kolej fiyatları artık orta gelirli ailelerin ulaşabileceği sınırların çok ötesinde.

Bazı yabancı liselerde yalnızca yıllık eğitim ücreti 2 milyon lirayı geçiyor. Robert Kolejin 2026-2027 hazırlık sınıfı peşin ücreti 2 milyon 488 bin 200 lira. Yatakhane ve yemek eklendiğinde toplam bedel 3 milyon lirayı aşıyor. Neredeyse bir ev parası.

Devlet okuluna göndermek de bedava değil ama bir çocuğu özel okula göndermek için gerçekten artık varlıklı olmak gerekiyor.

***

Elbette her anne baba çocuğuna iyi bir eğitim vermek ister.

Bunun için kendi ihtiyaçlarından vazgeçen, borçlanan, kredi çeken, yıllarca tatil yapmayan aileler var.

Fakat eğitim, ailelerin maddi gücüne göre satın aldığı bir ayrıcalık olmamalı.

Bir ülkede çocukların geleceğini anne babalarının banka hesabı belirliyorsa orada fırsat eşitliğinden söz edilemez.

Yeni eğitim öğretim yılı bütün öğrencilere ve öğretmenlere hayırlı olsun. Velilere ise ne diyelim… Allah kolaylık versin.

Yazarın Diğer Yazıları