Yıllardır sağdan-soldan, alttan-üsten, hemen her yandan yediğimiz ağır sillelerle “yaralı, hasarlı bir toplum” haline geldik.
Son darbeyi de FON vurgununda yedik!
Şimdi o hasarın tamiriyle uğraşılıyor.
Parayı veren kurtuluyor.
Kendimize göre bir hukuk icat ettiğimiz anlaşılıyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarını dinliyoruz. Fon vurgununda götürdükleri parayı iade ede edenlerin paçayı kurtarmalarını normal karşılıyor “Aksi halde hukuki süreç işletilecek” diyor. Yani cezaevinin yolları görünecek!
İşlenen suçlar ne olacak? Buhar olacak!
“Gönüllülük” diye fiyakalı bir isim bulunarak açılan “TÖVBE Hesabına” para bekleniyor.
Bakalım 214 kişilik listeden kaçı TÖVBE edecek? Yurt dışına kaçırılan paralar geri gelecek mi? Bu da önemli.
★★★
Kardeş yayın Tavır Gazetesi dün manşetinde “Fonda vurgun yapan parayı iade edip kurtuluyor. Pekiii... Ekmek çalan da parasını verirse affolacak mı?” diye soruyordu.
Haklı bir soru değil mi?
Anayasa’da eşitlik ilkesi vardır.
Hukuk herkese eşit uygulandığı takdirde adalet sağlanır.
★★★
“Erenköy Cemaati” diye bilinen “Hüdai Vakfı” kısa bir süre önce FON vurgunu nedeniyle yayınladığı bildiride şu ifadeleri kullanmıştı:
“Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz. Güçlünün yanlışına susup, sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlâk söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkûmdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlâktan bahsetme hakkını da kaybeder!”
★★★
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’ın, vicdanının sesini dinleyerek gazeteci İklim Öngel’e yaptığı şu açıklama da milyarlarca liranın nasıl götürüldüğünü anlatıyor:
“Bu şirketlerin yöneticileri siyasetten büyük destek aldılar. Hiçbir şaibeli işlem bu kadar uzun süremez, çok önemli destekler olmadan böyle büyük bir dolandırıcılık sistemi kurulamaz. Destek sağlandığı için bu noktaya gelindi! Siyasetten destek aldıkları çok net. Bu ülkeye çok büyük kötülük yaptılar.”
SONUÇ:
Tüm sanıklar yargı önüne çıkartılmadan tekrar GÜVEN sağlanamaz. İktidar “Ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilecek!” sözüne sadık kalmalıdır!
“Vurgun yapanlar ordusu var”
Eşi benzeri görülmemiş “Fon soygunu” yıllardır iktidara destek olan cemaat ve vakıflara bile “Bu kadarı da fazla” dedirtti.
Bu arada uzun yıllar İktidarın Ekonomiden Sorumlu Bakanı olarak görev yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi de haksızlıkları eleştirenler kervanına katıldı.
Evet, herkes konuşuyor, şikâyet ediyor ama benzeri konuşmaları ülkeyi yöneten AKP’nin üst düzey bir yöneticisinin de yapması önemlidir.
Zeybekçi tespitleri şöyle:
“Bu fon meselesi maalesef yaklaşık olarak 6 kamu kurumunun ihmaliyle ilgili. Kamu görevlilerinin ihmali, bazılarının üst derecede ihmali var. Maalesef bazı kamu kurumlarının yönetiminde de hem ihmal, hem suiistimal vardır. Vurgun yapanlar diye bir ordu var. Bir de vurgun yiyenler var! Vurgun yiyenlerden içinde benim şirketlerim de var! Özellikle bu dönemde, bu bilgi çağında, bu kayıt çağında hiçbir şey gizlenemez. Her şey, herkes mutlaka açığa çıkacak.”
TEBESSÜM
Bir kadının eli neden öpülür?
Fransız erkeğine sormuşlar:
“Bir kadının elini neden öpersiniz?”
Fransız “Kadına büyük saygı duyarım. Hayatta erkek ile bir bütünü oluşturur” demiş.
Aynı soruyu bir İngiliz erkeğine sormuşlar: “Kadın kutsaldır, yeryüzünde hayatın devamını sağlar, doğurur” cevabını vermiş.
Sıra gelmiş bizim Temel’e... “Bir kadının elini neden öpersiniz?” demişler. Temel “Bu da sorulur mu yaa?” demiş “Bir yerden başlamak lâzım!”
GÜNÜN SÖZÜ
Utanma duygusu ölen birinin onur ve şerefi de ölür!