Uzun zamandan beri aklıma takılan bir soru vardı... “Halkımız sesini ancak bağımsız medya ile duyurabildiği, dertlerini bağımsız gazete ve kanallarla anlatabildiği halde neden onlara yeterince destek olmuyor?” diye düşünüyordum. Bugün yazılı ve görsel medyanın yüzde 90’ından fazlasını iktidar yönlendiriyor. Onlara göre ülkede her şey tozpembe! Medyanın ancak yüzde 8 ya da yüzde 9 kadarı (her türlü riski göze alıp) bağımsız yayınlarını sürdürüyor, halkın dertlerine tercüman olmaya, onların sesini duyurmaya çalışıyor. Sonuçta cezaevleri tutuklu gazetecilerle dolmaya başladı. Basın üzerindeki baskı arttıkça halkın haber alma hakkı kısıtlanıyor. ★★★ Silivri Cezaevi’nde tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bağımsız gazete ve gazetecilerin sorunlarına parmak basarak vatandaştan onlara destek isteyen ilk siyasetçi oldu. İmamoğlu millete “Ey halkım! Siz de ayağa kalkın gazete satın alarak baskılara cevap verin. Okuyun, okutun, anlatın. Konuşun, konuşturun!” diye çağrıda bulundu. Şimdiye kadar hiçbir siyasetçinin aklına gelmeyen bu konuyu dile getiren İmamoğlu uyarısında haklıdır. Çünkü okumayan toplumlar her zaman ezilmeye mahkûmdur! Uygar Batı ülkelerinde her 100 evden 80 ya da 90’ına en az bir gazete girerken, bizde 100 evden ancak 10 ya da 15’ine bir gazete giriyor. Ne yazık ki, ülkemizde milyonlarca aile gazeteden habersiz yaşıyor. Batı dünyası ile aramızdaki farkın açılmasının temel nedeni budur! Onlar okuyan toplumlar oldukları için her alanda bizden ileri... ★★★ Artık sıradan bir olay haline geldi. Muhalif kanallara kayyum atanıyor, hoşa gitmeyen haberleri yapan gazeteciler hapse atılıyor, halkın anayasal haber alma hakkı engelleniyor. Açıklamasında bunlara vurgu yapan Ekrem İmamoğlu bağımsız medyaya destek çağrısında bulunarak: “Sana savaş açtılar ey halkım! Vurguncular son kozları medya vurgunu ile halkın haber alma hakkını gasp ediyor” dedi. Televizyon kanalları, sosyal medya hesapları, haber siteleri ve YouTube kanallarının kapatıldığını vurgulayarak, gazete satın almanın ve bağımsız gazetecileri takip etmenin önemine dikkati çeken İmamoğlu; “SÖZCÜ, Korkusuz, Tavır, Cumhuriyet, BirGün, Milli Gazete, Evrensel, Karar, Oksijen ve Nefes gazetelerinin” isimlerini sayarak, satın alma ya da abone olma yoluyla destek verilmesini istedi. ★★★ Gerçeğin peşinde koşarak yaptıkları haberlerle iktidara yakın birtakım insanları rahatsız eden bağımsız gazeteciler tutuklanıp hapse atılıyor. Halkımız, seslerinin tamamen kısılmasını istemiyor ve gerçekleri öğrenmek istiyorsa sayıları çok azalan bağımsız medyaya sahip çıkmalıdır. Gerçek odur ki, bağımsız gazeteler ve gazeteciler susarsa tüm Türkiye susar, millet sesini kimseye duyuramaz hale gelir! ★★★ “Basın bir milletin ortak sesidir. Bir milleti aydınlatma ve uyarmada millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, bir milletin hedefi mutluluk olan ortak bir yönde yürümesini sağlamakta basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdirç” (Mustafa Kemal Atatürk) Tebessüm Paranın ne önemi var? Müzisyen Özdemir Erdoğan, eski yıllarda Büyükada Büyük Kulüp’te sahne alacaktır. Konser gecesi kulübe gelir... Ücretinin peşin ödenmesini ister. Aksi halde sahneye çıkmayacaktır. Yönetim telaşlanır. Henüz o kadar paraları olmadığını, misafirler geldikten sonra toplayabileceklerini belirtirler. Özdemir Erdoğan ricalara aldırış etmez, “Nuh” der ama... “Peygamber” demez. Neyse... Zar-zor para toplanır, sanatçıya teslim edilir. Vakti gelince sanatçı sahneye çıkar, gitarını eline alır ve... İlk şarkısına başlar: “Paranın ne önemi var... Mühim olan insanlık...” GÜNÜN SÖZÜ Nerede aşırı güç varsa, adalet orada eksik kalır!