Güzel Türkiye’mize bakar mısınız, ne hale geldi? Vurgunlar, soygunlar aldı başını gitti! Yoksulluk ve geçim derdi de cabası... Milyarları götürenler dışarıda... Vurgunu-soygunu yazanlar içeride... Bunun da adına adalet diyorlar. Ne yazık ki, hukuk devleti olmaktan çıkıp yargı devleti haline gelmiş durumdayız. Anayasa Mahkemesi’nin kararları, beylerin işlerine gelince uygulanıyor, işlerine gelmeyince “Saygı duymuyoruz” diyerek yok hükmünde sayıyorlar! ★★★ Güzel atasözlerimizden biri de “Bal tutan parmak yalar” sözüdür. Ancak... Bunlar ballı fonları tuttular ama parmaklarını yalamayıp kovanıyla yuttular! Suç işleyene neden ceza verilir? Kamu düzenini korumak, toplumsal adaleti sağlamak, halka ders olarak suç işlenmesini önlemek, bireyi ıslah edip topluma kazandırmak için suçlulara ceza verilir. Sanık, yolunu bulup götürdüğü parayı iade edince yargılanmaktan kurtulursa başkalarını cesaretlendirip yeni vurgunlara yol açmaz mı? Haksız kazancı iade etmek ancak hâkimin mahkemede bunu sanık lehine değerlendirip cezadan indirim yapmasını sağlar, tamamını affettirmez... Fakat burası Türkiye her şey olabilir. ★★★ Fon vurgununda açılan “TÖVBE HESABI”na paraları iade eden paçasını kurtarıyor. Hatta kurtarmaktan da öteye bir anda tertemiz, ak pak oluyor. Atalarımız ne demiş? “Parayı veren düdüğü çalar!” Bunlar da paraları verince sütten çıkmış ak kaşık gibi oluyor, düdükten de öteye “Yaşasın adalet” diyerek borazan çalıyor! Türkiye’de artık “Ver-kurtul dönemi” başladı. Fon vurguncuları parayı verip kurtulurken, gazeteciler gözaltı ve hapis tehdidi altında görev yapmaya çalışıyor. ★★★ Tüm bu yaşananlara rağmen hâlâ “Ülkede basın özgürlüğü var” diyorlar. Yani, “Fon vurgunuyla, yolsuzluklarla, kamudaki israfla uğraşmayın, iktidarı eleştirmeyin, işçinin, memurun, emeklinin, çiftçinin dertlerini dile getirmeyin... O zaman basın sonuna kadar özgür!” demek istiyorlar! Bu zihniyet yüzünden dünyada son sıralardayız. Uluslararası önemli bir kuruluş olan merkezi Paris’teki “Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü”nün “Dünya basın özgürlüğü” endeksinde “180 ülke arasında 163’üncü sırada” yer alıyoruz. Bu değerlendirme aynı zamanda dünyadaki itibarımızı gösteriyor maalesef! Vah benim dertli başım! İktidar partisi AKP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile kocası, fondan birlikte elde ettikleri 2 milyarlık haksız kazancı iade edince birdenbire tertemiz oluverdi. Bakan hanım ve eşi adliyeye arka kapıdan girip, kimseye görünmeden savcıya ifade vererek yine kimseye görünmeden özgürce evlerine döndüler. Gazetecilerin başına gelenler onların başına gelmedi. ★★★ Açılan “TÖVBE Hesabı”na 5 milyar lira yatıran iş insanları Feridun Geçgel ve Enver Geçgel’in de mal varlıklarındaki tedbirin kaldırıldığı ve haklarındaki işlemlerin durdurulduğu belirtildi. Haksız elde ettikleri parayı geri verdikleri için belki teşekkür mektubu bile alabilirler! ★★★ Şarkıcı Mustafa Sandal’ın, fondan 2 milyar 370 milyon lira gibi muazzam bir para elde eden eşi Melis Sütşurup ile 640 milyon lira elde eden babası Cihan Sütşurup’un paraları iade etmek için başvuru yaptıkları öğrenildi. Dedik ya, paraları verince bütün eylemler silinecek, ortada hiçbir suç kalmayacak. Peki, hukuk bunun neresinde? Ünlü tekerlemedeki gibi: “Su nerede?” İnek içti. “İnek nerede?” Dağa kaçtı. “Dağ nerede?” Yandı bitti, kül oldu!” Vah benim dertli başım! GÜNÜN SÖZÜ Dünya bir gemi, akıl ve vicdan yelkeni adalet de dümenidir!