‘Osimhensiz’ de kazanıyor

Okan Buruk’un ön alandaki baskı-pres oyununda Osimhen’in varlığı çok önemli bir yer tutuyor. Nijeryalı yıldızın sakatlığı sonrası, Galatasaray 2 maça çıktı. Şampiyonlar Ligi’nde Sporting karşısında özellikle ilk 45 dakikadaki oyun otoritelerden tam not aldı. Osimhen’in olmadığı düzende Buruk, istediği oyunu yine güçlü rakibine hissettirmişti.

Bu sezon özelinde 4 büyükleri kenarda bırakırsak, Amed ve Kocaelispor oynadıkları oyunla büyükleri zorlayacak takımlar olarak öne çıkıyor. O yüzden Buruk ve öğrencilerinin, Osimhen olmadan gösterecekleri performans çok önemliydi. Okan Buruk’un meslektaşı Selçuk İnan’ı geçen sezon 2 maçta da mağlup edemediğini belirtelim.

Böyle bir ortamda maça çıkan Galatasaray karşılaşma boyunca istatistikleri alt-üst etti. Sarı-kırmızılılar, rakip ceza sahasında 44 kez topla buluştu. 28 şut, 16 korner ve 2.42 gol beklentisi üretti. Osimhen olmadığında da Galatasaray’ın ne kadar üretken olduğunu gördük. Ancak bitiricilik sorunu devam ediyor. Leao ve Deniz Gül istenilen seviyeye ulaştığında, Barış Alper’in de formsuz dönemi sona erdiğinde Galatasaray bu sorunu geride bırakabilir.

Son dönemde sarı-kırmızılıların oyununda öne çıkan en büyük sorun ise bitiricilikten ziyade ceza sahasına yapılan anlamsız ortalar. Her maç neredeyse 30’un üstünde orta açıyorlar. Belki bitiricilik sorunu çözülebilir ancak orta açma sorunu kronik bir probleme dönüşebilir. Geride kalan 4 sezonda Okan Buruk oyununda görmediğimiz orta açma sorunu sarı-kırmızılıların zaman zaman hücumda çözümsüz kaldığını da gösteriyor.

Yazarın Diğer Yazıları