Özgür Özel’in mitingler dizisi

Sevgili okurların, Özgür Özel’in birbiri ardına düzenlediği mitingler genelde iki televizyon kanalı tarafından canlı yayınlanıyor.

Bildiğim kadarıyla bunları yayınlayan başka bir kanal yok.

Diğerlerinin bir kısmı zaten yandaş, başka bir deyişle haber kanalı falan değil, iktidarın emrinde ve hizmetinde.

Bazıları ise zaten magazin.

Ben bütün mitingleri bu iki kanaldan izliyorum ve kendime göre bazı sonuçlara varmaya çalışıyorum.

Özgür Özel bu işe giriştiğinde hiç kimse böylesine başarılı sonuçlar alınacağını düşünmüyordu.

Şimdi skor levhasına bakınız...

Birkaç ayda 80 miting...

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen mitingler bunlar.

★★★

Her mitinge binlerce, bazılarına on binlerce kişi katılıyor. Halkın içinden gelen bu örgütlenmenin arkasında devlet yok, iktidarın, Saray’ın gücü veya katkısı yok. Onların düzenlediği mitingler ise epeyce farklı oluyor!

Devreye devlet gücünü sokuyorlar.

Sağa sola haber salınıyor ki meydanlar dolsun!

Sonra bazılarına Recep Tayyip katılıyor, otobüsün üzerine çıkıp nutuk atıyor. Gelirken ve giderken miting otobüsünden çocuklara hediye paketleri dağıtılıyor.

Bu armağanların bedeli de her zaman olduğu gibi büyük olasılıkla örtülü ödenekten sağlanıyor. ‘Büyük olasılıkla’ diyorum çünkü devletin bütçesinde yer alan ve korkunç rakamlara ulaşan örtülü ödenek paralarının nereye harcandığı bilinmez.

Sadece cumhurbaşkanının emrindedir, harcamalar için fiş fatura vesaire gerekmez.

★★★

Özgür Özel meydanları başarıyla dolduruyor. Böyle bir yükün altından kalkmak zor iştir. Her mitingini özellikle izledim, toplanan kalabalıkların ötesinde, halkın coşkusunu da tarafsız bir gözle görmek istedim.

Genelde çok iyi idi...

Derleme toplama kalabalıklar ve bindirilmiş kıtalar yoktu. Bunu anlamanın yolu aslında çok basit... İnsanların yüzüne bakınca, içtenlikle verilen tepkileri izleyince zaten her şeyi anlıyorsunuz.

Bazı mitinglerin nasıl olacağını günler öncesinden merak ediyordum...

Örneğin, yapılacağı açıklanan Yozgat mitinginin...

Yozgat bütün kesimleriyle iktidar yandaşlarının ve sağ kesimin en güçlü olduğu tutucu illerimizin belki de en başta geleni. CHP ile falan hemen hiçbir ilişkisi yok.

Partici falan değilim ama doğrusunu isterseniz Yozgat mitinginin tam bir fiyaskoya dönüşmesinden endişe ediyordum. Televizyonu erkenden açtım ve izlemeye başladım.

Manzara muhteşemdi.

Miting alanını bu kez insanlarla birlikte traktörler de doldurmuştu. Yüzlerce traktör...

Bir tarım kenti olan Yozgat’ın çiftçileri gelmişti. Bu iktidar tarafından içine düşürüldükleri durumu protesto ediyorlardı.

Böyle bir manzara Türkiye’de daha önce hiç görülmemişti...

O gün kendi kafamda verdiğim karar, günümüz için de geçerlidir.

Yozgat mitingi, süregelen CHP mitinglerinin dönüm noktası olmuştur.

Kim ne derse desin Özgür Özel bu mitingler konusunda büyük bir başarının altına imzasını koymuş ve liderliğini perçinlemiştir... Çünkü birkaç ay içerisinde ülke çapında 80 başarılı miting düzenlemek öyle her babayiğitin harcı değildir.

Bas gaza!

Sevgili okurlarım, Recep Tayyip günün birinde zaman bulmuş, makam aracından inip bir taksi durağını ziyaret etmişti. Orada bulunan bazı vatandaşlarla kendince muhabbet ederken sözü döndürüp dolaştırıp yine kafasındaki aynı konuya getirmişti:

“Çoğalalım, nüfusumuz artsın...”

Sonra orada bulunan birine sormuştu:

“Sen ne iş yapıyorsun, kaç çocuğun var?..”

Adam devlet memuru imiş, bir çocuğu varmış.

Recep Tayyip bu yanıttan hiç hoşlanmadı, vatandaşı uyardı!

“Bir yetmez, en az üç çocuk olmalı. Bas gaza.”

★★★

Geçtiğimiz Pazar günü İslam’la ilgili bir toplantıda konuştu ve artık ezberlediğimiz sözlerini bir kez daha söyledi:

“Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var. En az üç çocuk diyorum. Yani bu, güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lâzım. Bu tabii bizim arzumuz değil, Rabbimizin emri. Sevgili Habibi’nin (peygamberinin) bizlere sürekli olarak tavsiyesi. Peygamberimiz ‘diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğu ile iftihar ederim’ diyor...”

Ancak gelin görün ki Recep Tayyip bu konudaki gelişmelerden memnun değil, tam tersine şikayetçi imiş.

Sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama biz hâlâ bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla bile sohbet ederken bakıyorsunuz onlar da, en dost bildiklerimiz bile maalesef nüfus artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manasıyla üzüyor.”

★★★

Kendi ağzıyla itiraf ediyor, demek ki beyefendinin nüfus artışı hülyaları boşa gitmiş, en yakınlarını bile inandırması mümkün olmamış.

Demek ki en yakınlarını bile bu masala inandırması mümkün olmamış. Aklın yolu birdir...

Millet işin gerçeklerini görmüş, gaza basmamış.

Bassa bile motorun boğulduğunu, arabanın yürümediğini anlamış.

Haydi bakalım herkes yeniden denesin, gaza basanlarımızın sayısı çok olsun ki yeterince çoğalalım. Amin!

Yazarın Diğer Yazıları