Sevgili okurlarım, araya bir sürü konu girdi ve biz şu meşhur ‘terör’ sorununu unuttuk gitti! Ama unutan sadece biz sıradan vatandaşlar değildik ki...
Devlet unuttu, Tayyipgiller başta olmak üzere herkes unutmak zorunda kaldı.
Oysa birkaç ay öncesine kadar ne umutlu günler yaşıyorduk!
İktidarımız terörü kesinlikle yok etmeye kararlıydı. Bunu her gün kulaklarımıza bağıra bağıra söylüyorlardı. Bu konuda ‘çok ciddi’ çalışmalar yapılıyordu.
Ancak örgütten iki küçük ricaları vardı.
İlki, örgüt kendini feshedecek.
İkincisi, ellerindeki bütün silahlar devlete teslim edilecek.
Bu amaçla Meclis’te sadece milletvekillerinden oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyona örgütü savunanlar da katıldı. Her kafadan farklı sesler çıktı. Meclis Başkanı devreye girdi, ikna çalışmaları yapıldı ama sonuç fasa fiso!
★★★
Niçin fasa fiso, çünkü bir tek olumlu adım bile atılamadı...
Örgüt ne kendini feshetti, ne de elindeki silahları devlete teslim etti.
Geçen yıl temmuz ayı idi, PKK Irak Süleymaniye’de hepimizin gözleri önünde muhteşem bir tiyatro sergiledi.
Bu halka açık ve ‘ücretsiz oyun gerçekten dört dörtlük bir gösteriydi.’
Gerilla giysilerine bürünmüş kadınlı erkekli 50 kadar militan ellerinde silahlarıyla birlikte tek sıra halinde dağdan (!) geldi.
Hepsi tertemiz giyinmişti. Erkekler tıraş olmuş, kadınlar saçlarını yaptırmıştı.
Geldiler ve silahlarını önlerindeki büyük çöp bidonuna atıp sözüm ona yaktılar! Bidonda ateş yanıyor, PKK böylece silahlarını devlete teslim etmiş oluyordu!
Kuzey Irak’ta sergilenen bu komedi dışında devlete bir tek silah bile teslim edilmedi.
Eğer varsa bizim ilgili makamlar mutlaka açıklamalıdır.
★★★
Bu güldürüden hemen sonra Ankara’da bizim o meşhur Meclis Komisyonunu devreye soktular. Öncesinde yine anımsayın, bizim anlı şanlı ‘Türk milliyetçisi Devlet Bey’in atraksiyonlarını izledik.
“PKK’nın kurucu önderi” gibi Apo’yu yücelten sözler söylüyor, o arkadaşa mutlaka bir unvan verilmesi için herkese çağrıda bulunuyordu!
Komisyon toplandıkça her kafadan farklı bir ses çıkıyor ve bu iş çıkmaza doğru gidiyordu. Sonra başka bir konu gündeme geldi...
Apo bundan sonra ne yapacak, hangi kararları verecekti...
Bazıları Apo’un derhal tahliye edilmesini isterken başkaları da hapishanede kalması gerektiğini savunuyordu. Piyasaya sürülen iddialar arasında Apo’ya tahliye sonrasında İmralı’da bir villa verilmesi de vardı!
★★★
Şimdi geldik 2026 yılının temmuz ayına...
Komisyon resmen olmasa bile dağıldı gitti!
‘Terörsüz Türkiye’ çığlıkları bile artık ortalıktan kayboldu.
Apo sesini kıstı, arada sırada İmralı’da heyet kabulleri yapmakla yetiniyor.
Şimdi hiç kimse bundan sonra neler olacağını bilmiyor.
Her gün çıktılar ortaya, nutuklar attılar, terörsüz Türkiye’den dem vurdular.
Ama şu anda sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır.
Oysa, koskoca bir dünya liderinin bu duruma derhal el atıp çözmesi gerekirdi. Hepimizi hayal kırıklığına uğrattı, hem de topu Devlet Bahçeli’nin kucağına atıp onu konuşturdu!
★★★
PKK terörü başımıza 1980’lerde bela oldu.
O süreçte binlerce askerimiz, polisimiz ve binlerce sivil vatandaşımız şehit düştü...
Apo şimdi bizim elimizde ama sorunun nasıl çözüleceğini bilmiyoruz.
Atsan atılmaz satsan satılmaz hikayesi.
Memleketin en büyük sorununu bile çözemeyen bu iktidar öteki sorunları nasıl çözecek!
Zaten beceremiyor.
Belki NATO toplantısı bitince çözülür inşallah!