Sahi ne olacak bu gençlerin hali?

Kamu Personeli Seçme Sınavı’na 2024 yılında 1 milyon 470 bin aday katılmıştı. Geçen Eylül ayında yapılan sonuçları açıklanan sınava katılanların sayısı ise 1 milyon 708 bine yükseldi. Adayların 1 milyon 98 bini kadın, 609 bini ise erkek. Anlaşılıyor ki daha çok kadın adaylar, kamuya girmek için uğraşıyor.

Son yıllarda işsiz gençlerimizle ilgili duyduğumuz tanım “Ev genci” oluyor. İş bulmaktan umudunu kesmiş bu gençler, evden dışarı çıkmıyor. Dışarı çıksa adım başı para lazım olduğunu biliyor. İçine kapanıyor. Bunların sayısının çok yüksek olduğu da biliniyor. Bir de artık iş bulmaktan tamamen umudunu kesmiş olanlar var ki onların sayısı da az değil. Hatta İş Kurumu’nun kayıtlarında yer almadıkları için işsiz sayısı da sanki azalmış gibi istatistiklere yansıyor.

ÖYLE BİR SİSTEM Kİ...

Sınav sonuçları açıklanınca, YENİ Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, haklı olarak, “Sınavı kazandı da bundan sonra o gençlerimizi neler bekliyor?” diye sordu. Kamuya personel alımı yapılırken bir de “Mülakat” uygulaması var. Bunun kaldırılması için çok uğraşılıyor ama nafile... Sınavda alanınızda en yüksek puanı alsanız bile mülakatta elenme olasılığının da bulunduğunu belirtelim. En çok da gençleri bu üzüyor, umutsuzluğunu artırıyor.

Sınava katılıp başarılı olanın önünde barajlar oluyor. Peki ne olacak bu gençlerimizin hali? Sınavlarda başarılı olabilmek için sabahlara kadar çalışanlar olduğu gibi zahmetsiz, çalışmadan, yorulmadan işe giren, sınavlara girmeden yükselenler var. Arkanızda iyi bir destek varsa böyle oluyor. Başkalarının hakkı yenilmiş inanın umurunda bile değil. Öyle bir sistem ki başarı yetmiyor.

DOLDUR-BOŞALT YÖNTEMİ

Geçmişte bu haksızlık, hukuksuzluk bazı sendikalar tarafından dile getiriliyordu. Bunların başında Tez Büro İş Sendikası Genel Başkanı Fahrettin Yokuş geliyordu. Şimdi, sendikalar da suskun. “İstisnai kadroları” kişilere devlet memurluğu statüsü sağlamanın kolay, zahmetsiz bir yolu olduğu gibi, memuriyette yükselmenin de garantisi. Başta bakanlık merkez teşkilatları ve büyükşehir belediyeleri, il, belli nüfusu geçen ilçe belediyeleri üzerinden memuriyet kadrolarına sınavsız geçirilenlerin sayısında önemli artış yaşanıyor.

İstisnai memur kadrolarının kullanımını üzülerek yazıyorum istismar aracı olmuş! Önce bu kadrolara atama yapılıyor, kısa bir süre sonra atanan kişiler başka kuruma ya da ilgili kurumda eğitimine uygun bir memuriyet kadrosuna naklen atanıyor. Böylece ‘Doldur-Boşalt’ yöntemi ile binlerce kişi sınavsız memur yapılıyor.

Anayasanın kanun önünde eşitlik, kamu hizmetlerine girmede eşitlik ilkelerini zedeleyici, istisnai memurluk kadrolarının, sınavla girilebilecek diğer memur kadrolarına atama yapma amacıyla kullanılıyor. Kadroların gerektirdiği ehliyet ve eğitime sahip olmayan kişilerin atanmalarıyla kamu kaynakları verimsiz kullanılıyor.

HİÇ Mİ UYANMADINIZ?

Evinde yüzlerce milyon lira rüşvet parası çıkan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş “Foncu” eski bir bakan tarafından “İstisnai kadro”dan memur yaptırılmış. Gazeteci Fuat Uğur, Ulutaş’ın 2019 yılında o bakanın (Adını veriyor) referansıyla “İstisnai kadro”dan yani sınava girmeden Aile Bakanlığı’nda müşavir yapıldığını belirtiyor. Uğur, bunu videosunda da anlattı.

Aynı kişinin Beyoğlu, Pendik ve Esenyurt Belediye başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu öğreniyoruz. Bu arkadaş parayı koymak için evinin dışında bir daire kiralamış, oraya kasalar koymuş. Sonra balya balya paralar bulunmuş. Kim bilir önceki görevlerinde neler yaptı neler...

GÜCÜ, SİYASİ DESTEKTEN Mİ?

Esenyurt Belediye Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Can Aksoy’a ne demeli? Yardımcısı balya balya rüşvet alırken, hiç mi duymadınız, hiç mi size ihbar gelmedi, hiç mi denetim yapmadınız, yaptırmadınız? Eğer duymadınız, sizin bunlardan haberiniz yoksa bu vatandaşın kayyuma karşı da güveninin olmadığını ortaya koyar.

Yusuf Ulutaş’ın arkasında önemli siyasi güç var diye mi kayyum başkan dokunmayıp sessiz kaldı? Yoksa, belediye başkanının, belediyede bu kadar rüşvetler alınırken bir şey duymaması olacak şey değil. Bu da ayrı bir rezalet. Can Aksoy’un söyleyecekleri varsa buyursun...

ÖNEMLİ BİR RAPOR SUNULACAKTIR

İstisnai kadro konusu son derece önemli. Büyük haksızlıklar, hukuksuzluklar yapılıyor. Eğer, Cumhurbaşkanı, emrindeki Devlet Denetleme Kurulu’na istisnai kadrolarla ilgili bir inceleme yaptırsa, bu konuda gösterdiği duyarlılığın gösterilmediği, genelgesinin gereğinin yerine getirilmediği konusunda kendisine önemli bir rapor sunulacaktır.

Fon skandalı ortaya çıktığında bakıyorsunuz 25-28 yaşlarındaki gençlerin yatları, katları, lüks otomobilleri, tekneleri var. Yozgat deyimiyle “Parayla sülenke oynuyorlar.” Bir tarafta ise iş bulmak umuduyla sınavlara girip, çaresizce bekleyen gençler. Bunu vicdanlar nasıl kabul eder? Bir tarafta fondan 20 milyar lira kazanan, ortalıktan toz olanlar, bir yanda kuru ekmeğe muhtaç olanlar... Türkiye bunu nasıl kaldıracak?

Bu konu önemli. Derinleştirerek uzmanlarıyla görüşüp yazacağım.

Yazarın Diğer Yazıları