Savaş çıkarsa...

Sevgili okurlarım, Türkiye Cumhuriyeti olarak, adına Ortadoğu denilen bataklığa düşmek üzereyiz. Bu öyle bir bataklık ki, dünyada eşi benzeri yok.

Tarih bize gösteriyor. Adına Ortadoğu denilen bu pislik çukuruna değil girmek, yaklaşmak bile tehlikeli.

Sadece biz değil bütün dünya medyası şimdi bu pisliğin nasıl kuruyacağını tartışıyor.

Adına Trump denilen sapık herif acaba İran’ı vuracak mı?

Suriye ne olacak?

Filistin sorunu çözülecek mi?

Çözülürse neler olur, çözülmezse kimlerin başı derde girer?

Bu soruları sıraya koyarsak şimdilik bizim için en önemli olan Suriye... Filistin’i çoktan unuttuk gitti.

Orada iki sınır komşumuz var, İran ve Suriye...

Bu arada yeri gelmişken belirteyim, İran’la aramızdaki sınır hattının yüz yıllar önce belirlendiğini bilir misiniz...

Anlaşmayı yapan Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman ve İran şahı Tahsmanb...

1500’lü yıllarda bizim padişahla onların şahı arasında Anadolu ve İran topraklarında savaşlar oldu ama iki taraf da zafer kazanamadı.

İşte aramızda var olan bugünkü sınır çizgisi taa o yıllarda yapılan anlaşmayla ortaya çıktı. İlginç bir olaydır.

★★★

Gazete ve televizyonlarımızda aylardan beri yayınlanmakta olan Filistin ve Suriye görüntüleri ve haritaları bizi artık bıktırdı.

Önce Filistin’i izliyorduk, şimdi sırada Suriye var. Suriye’nin sadece kentlerinin değil, artık köylerinin yerini bile ezberledik!..

Sıra şimdi İran’da...

Hele Trump bir sapıklık daha yapıp İran’a saldırırsa siz o zaman seyredin tekmili 36 kısımlık bu filmi...

Ortaya çıkan tablo aynen bizim her akşam ekranlarda yer bulan dizilere benzeyecek.

Silahlar, çatışmalar, tehditler, kavga dövüşler....

Ama yanı başımızdaki İran-ABD savaşı, heyecan açısından bakıldığında bizim dizilerle rekabet edemez... Çünkü dizilerimiz her zaman çok daha renkli olaylarla doludur!

O dizilerde silahla birlikte mafyalar, suç örgütleri, vuruşmalar, miras kavgaları, kimin kimden hamile kaldığı falan güzelce anlatılır. Sonracığıma bizim dizilerde hep güzel insanlar var.

Mankenler, artistler, yakışıklı erkekler, hepsi tam kadro dizilerimizde.

İran’daki savaş bizimkilerle bu açıdan da rekabet edemez.

Üstelik Türkiye’de adına RTÜK denilen bir kuruluş var. Dizilerdeki rezalet sahnelere bile karışamayan RTÜK herhalde İran-ABD savaşına müdahale edip yayın yasakları getirmez!..

Bundan kısa süre öncesine kadar Filistin’i izlemekle zamanı geçiriyorduk. Haritasını ezberlemiştik. Savaş sürdüğü sürece şimdi hem İran hem de Filistin’i yeniden ezberlemek zorunda kalacağız.

★★★

Bizimkileri soracak olursanız, onlar şimdi çok büyük işler peşinde koşturmakla meşgul.

İran’la ABD arasında arabuluculuk yapıp malı oradan götürmenin peşindeler.

Ancak gelin görün ki aynı amacın peşinde koşan başka ülkeler de var. Bu güzel hülyayı Türkiye’ye acaba kaptırırlar mı?

Trump bol kepçe atıp tutuyor. İran’a gönderdiği donanma özel vurucu silahlarla donatılmış.

Bunun ilk örneğine Venezuela’da tanık olduğumuzu söylüyor.

Eğer savaş çıkarsa bu güçler belki İran’daki en kritik yerleri vurur ama karadaki savaşta hezimete uğrayabilir. Bunun örneğine yıllar önce Başkan Carter döneminde tanık olmuştuk.

Nisan 1980’de, mollalar henüz iktidar olmuşken bunların destekçileri Tahran’daki ABD büyükelçiliğine girip 53 büyükelçilik görevlisini rehin almıştı. Başkan Carter’ın amacı yapılacak bir operasyonla onları kurtarmaktı. Operasyonun adı Kartal pençesi idi.

Ancak sonuç alamadı. Arkasında sekiz ölü bırakan özel kuvvetler ekibi kaçmak zorunda kaldı.

Özel kuvvetleriyle İran’a bir operasyon düzenleyen Carter işin sonunda hezimete uğramış ve hiçbir şey yapamadan İran’dan çekilmek zorunda kalmıştı. İran şimdi 46 yıl önceki İran değil. Bazı alanlarda çok daha güçlü ama bir konuda eli rahat değil... Çünkü halk molla yönetiminden desteğini çekti.

Ortadoğu bataklığında daha nice pisliklere tanık olacağız.

Yazarın Diğer Yazıları