Savaşın Türkiye halkası

Afganistan’dan, Irak’a; Suriye’ye, Libya’ya, İran’a ABD hızı gittikçe artan sürekli bir savaş durumunda.

Dünya nüfusunun yüzde 4,3’ünü, dünya ekonomisinin yüzde 26’sını, dünya tüketiminin yüzde 25’ini, küresel savunma harcamasının yüzde 40’ını, dünya silah ticaretinin yüzde 42’sini elinde bulunduran ABD’nin savaş çarkı durmadan dönmekte.

★★★

ABD Dış Politika Uzmanı Huntingon’un 1997’deki sözleri, Trump’a verilmiş bir emir gibi:

“Amerika birliğini, bütünlüğünü korumak için, bugün düşmana diğer ülkelerden daha çok ihtiyaç duyuyor.”

★★★

15 yıl CIA ajanlığı yapan John Kiriakou, 4 Mayıs 2018’de bir yazı kaleme alır.

“ABD’nin İran’a karşı yaklaşan savaşı” başlıklı yazısında, şu itiraflarda bulunuyor:

“2002 baharında, El Kaide’ye karşı görev yaptığım Pakistan’dan Washington’a döndüm. Döndükten sonra, CIA merkezinde Irak’a karşı işgal planı için aylar öncesinden planlama yapıldığını öğrendim.

CIA’deki amirim, ‘gelecek yıl (2003) Şubat’ında Irak’a gireceğiz’ dedi. Kısa bir süre sonra Dışişleri Bakanı Colin Powell, BM’de o ünlü Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yalanını sergiledi.

Şimdi aynı tezgâhın bir benzerini, Netanyahu’nun İran’ın nükleer anlaşmasını ihlal ettiği yalanına dayanarak sergiliyorlar...”

★★★

CIA ajanı John Kiriakou’nun, 2018’deki öngörüsü 2026’da gerçekleşti.

Ve Trump, İsrail’in etkisiyle İran’a savaş açtı.

Bu savaş oldukça farklıydı.

Çünkü İsrail patron, dünyanın en güçlü ordusuna sahip ABD vekildi.

★★★

Fakat...

Bu savaşın taşları, başka bir cephede 2014’te döşeniyordu...

Birbirine düşman görünen İsrail ile Suudi Arabistan, 2014’ten beri 17 ayda beş kez gizlice masaya oturmuş ve bir plan hazırlamışlardı.

★★★

Suudi Arabistan’la İsrail’in anlaştıkları önemli maddeler şöyleydi:

- Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ı içine alan bağımsız bir Kürt devletinin kurulması,

- Ortak bir Arap ordusunun oluşturulması,

- İran’da rejim değişikliğinin yapılması,

- İsrail ve Araplar arasında bir barış planının yapılması,

- Körfez ülkelerinin birlikte hareket etmesi.

★★★

İsrail eski büyükelçisi Dore Gold’la Suudi Arabistan eski istihbarat danışmanı Macid Eşki, bu planı 4 Haziran 2015’te açıkladılar.

Planın açıklandığı yer dikkat çekiciydi.

Washington’da, ABD’nin en ünlü düşünce kuruluşu CFR (Dış İlişkiler Konseyi) toplantısında...

★★★

Planın dört maddesinin gerçekleşmesi için, ABD ve İsrail adım atmayı hızla sürdürüyor...

Bölgede Kürt devleti kurulması; İran’da rejim değişikliğinin gerçekleştirilmesi, İsrail ile Araplar arasında barış planının yapılması ve Körfez ülkelerinin birlikte hareket etmesi...

ABD/İsrail-İran Savaşı’nda, takındığı tutuma bakıldığında...

İran’ın dağıtılmasını en çok isteyen ülkelerin başında Suudi Arabistan’ın olduğu görülür.

★★★

Suudi Arabistan’la İsrail arasında, 2015’te yapılan anlaşmadan üç yıl sonra...

22 Mayıs 2018’de, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun partisi Likud’dan milletvekili Yoav Kisch, Kürtlerin bağımsızlığının desteklenmesi için bir önerge verdi.

Önergede şu ifade yer aldı:

“İran’ın bölgede güçlenmesi, Türkiye’nin aşırılıkçılığı ve Suriye’nin dağılması karşısında İsrail, Kürtlerin bağımsız bir devlet kurma girişimine liderlik etmeli ve desteklemeli.”

★★★

Yani...

İsrail, Türkiye topraklarının da bir bölümünü içine alan bir Kürt devletinin kuruluşunda hem liderlik rolü oynayacak hem de bu devleti destekleyecek.

★★★

Obama döneminde ABD Dışişleri Bakanı olan John Kerry’nin, kısa bir süre önce yaptığı konuşması dikkat çekicidir:

“Netanyahu, İran’a saldırmamızı istedi. Başkan Obama’ya geldi. Saldırma talebinde bulunmak için bir sunum yaptı. Obama reddetti. Sonra Başkan Biden reddetti... Buna açıkça razı olan tek başkan, Trump’tır.”

★★★

Netanyahu, İran’la savaşacak sadık bir vekili, Trump’ı bulmuştu...

Arap ülkelerinin çok sevdiği, hediyelere boğduğu, uçak hediye ettiği, rekor düzeyde silah satın aldıkları, yere göğe sığdıramadıkları Trump...

Filistin’in tabutuna son çiviyi çakan Trump...

Ve Türkiye’yi de çok seven Trump...

★★★

Ve Trump sayesinde...

İsrail’in bölgede önü açıldı.

Suriye’nin başına, eğittikleri El Şara getirildi.

ABD/İsrail-İran Savaşı’nda, İran’ı şiddetle kınayan ama İsrail’e hiç tepki göstermeyen El Şara...

Kara-hava sahasını, İran’a karşı İsrail’e açan bir Suriye...

★★★

11 Nisan 2026’da Pakistan’da kurulan masada, ABD-İran arasındaki ateşkes görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı.

ABD, aslında İran’la bir ateşkes istemiyordu.

Zaman kazanmak ve dünya kamuoyunu ikna etmek için, görüşme masasında sadece 21 saat kaldı.

Çünkü, İran’la bir anlaşmayı bu aşamada İsrail hiç istemiyor.

★★★

Bu yüzden...

ABD, Orta Doğu’da 50 binden fazla asker konuşlandırdı.

Binlerce deniz piyadesi, bölgeye hızla transfer ediliyor.

Bu yığınaklanma, daha şiddetli saldırıların ve kara operasyonun habercisi...

★★★

Türkiye, Suudi Arabistan’la İsrail arasında 2015’te uzlaşılan plandaki, “Kürt devleti”nin kurulması maddesini hiç olmadığı kadar önemsemeli.

Çünkü, planın Suriye ve Irak halkası tamamlandı.

Kaldı, İran ve Türkiye halkası...

Bu dönemde yapılacak hata, yıkıcı sonuçlara gebedir.

Yazarın Diğer Yazıları