Gazetecilikten arkadaşım Atilla Güner, çok kısa konuşur. Az söyler. Ben çok şey anlarım. Birlikte Hürriyet, Milliyet, Sabah, Vatan’da çalıştık. Atilla, uzun yıllar yargı (adliye) muhabirliği yaptı.
Çok haber yazdı.
En çetrefil hukuk davalarını bile “halkın bildiği, kullandığı, konuştuğu kelimelerle” gazete manşetlerine taşıdı.
★★★
Atilla’nın yargıçları, savcıları, polisleri görev sırasında ve özel hayatlarında tanıma imkanı oldu. Çam, gürgen, akasya ağaçları ağırlıklı ormanda yürüyüş yapıp, laflıyorduk. Atilla, aniden; “Türkiye’de hakimler vardı” dedi.
Sustu.
★★★
Kışkırttım!
“Fon vurgunu yapanlar listesinde 180 yargı mensubu ve 150 milletvekili varmış” dedim. Atilla; “İdam cezası verip, kalem kıran ağır ceza mahkemesi başkanı, İETT otobüsü ile işine gelir, evine dönerdi” diye devam etti. Hakimlerin servis otobüsü yoktu. Belediye otobüslerinde halkla beraber seyahat ederlerdi. Hakim, kendi mahallesinde alışveriş yapmazdı. Uzak mahallenin kasap, manavına giderlerdi. Esnaf, samimiyet kurar ve ola ki, bir gün sanık olarak karşısına gelirse “tarafsız davranamaz” düşüncesinde hukuk adamı insanlardı.
★★★
Sultanahmet Adliye binasında odalarının kapıları herkese açıktı. Tıklar girerdiniz. Öğle yemeklerini, evden getirdikleri sandviçle geçiştirirlerdi. Odaları çatı altına denk geldiği için yağışlı havada çatıdan damlayan yağmur suyunu plastik leğende biriktirip pencere önündeki saksıda cam güzeli ile sardunyalarını o suyla sulayan hakimler gördüm.
★★★
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, rüşvet-irtikap-suç örgütü kurmak suçlamasıyla tutuklandı. 90 gün hapis yattı. 90 gün sonra ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.
90 günde neler oldu?
İçişleri Bakanlığı, Sinem Dedetaş’ı görevden uzaklaştırdı. Bunun üzerine Üsküdar Belediye Meclisi Başkan Vekili seçme ihtiyacı doğdu. Seçim yapıldı. Seçimi Sinem Dedetaş’ın partisinin adayı Sibel Tan Çetinkaya kazandı. İtiraz edildi, mahkemeye gidildi. Hakim, önüne çıkıldı.
★★★
Hakim, 5 Ağustos’ta yapılmış seçimin yürütmesini durdurdu. Seçim 2 Eylül’e ertelendi. 2 Eylül öncesinde Üsküdar Belediyesi 4 Meclis üyesi, partilerinden istifa ederek AKP’ye geçtiler. Başkan vekilliği seçiminde oy dengesi değişti. Seçim yapıldı. İktidar partisi AKP adayı Dündar Ziya Gültekin başkan vekili oldu. Sonuçta Üsküdar Belediye Yönetimi halkın oylarıyla seçilmiş Sinem Dedetaş’tan alındı, AKP’li yönetime geçti.
★★★
Şu dört sorunun cevabı havada kaldı:
1- Halkın seçtiği Sinem Dedetaş’ı 90 gün hapse gönderen hakim kararının, hukuki gerekçesi neydi?
2- Sinem Dedetaş tutuklanıp hapse konulunca Üsküdar Belediye Meclisi’nde 4 Meclis üyesinin iktidar partisi AKP’ye geçmesinin sebepleri neydi?
3- Yenilenen seçimden önce Sinem Dedetaş hakkında tutuklama kararı veren hakimler, sonucu biliyorlar mıydı?
4- Sinem Dedetaş’ın hapiste yatmasını gerektiren koşullar 90 günün sonunda hangi gerekçelerle değişti?
★★★
Daha açık sorayım:
Birinci Hakim!
Dedetaş’ı tutukladı.
90 gün hapis yatırdı.
Hukuki gerekçesi neydi?
İkinci Hakim!
Dedetaş’ı evine gönderdi.
Onun gerekçesi neydi?
Sinem Dedetaş’a 90 gün önce verilen hapis kararı ile 90 gün sonra eve tahliye kararı arasında hukuki tutarlık var mı? Birinci Hakim, İkinci Hakim, Üçüncü Hakim, verdikleri kararların sonucunda Üsküdar Belediyesi yönetiminin iktidar partisinin kontrolüne geçeceğini biliyorlar mıydı?
★★★
Dün!
Türkiye’de hakimler vardı.
Bugün!
Türkiye’de yargı, kim iktidarsa ona yanaşıp, yandaş oldu. Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir; “Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, 70 avukatı hakim ve savcı yaptık” dedi.
Bahçeli ile Dervişoğlu girdiler kol-kola, bayıldı bazıları bu protokole!
Protokol kelimesi Latince’den Franzıca’ya ve Fransızca’dan da Türkçe’ye geçti. Sözlüğe baktım: Anlamı “tutkal- yapıştırıcı” kökünden geliyormuş. Ayrı görüşten, farklı inançtan, değişik zihniyetten olsalar da devlet törenlerinde, resmi toplantılarda, diplomatik ilişkilerde bir araya gelenlere “protokol icabı” denirmiş. Protokol nezaket ve davranış kurallarını yansıtır. Bahçeli ile Dervişoğlu girdiler kol-kola, bayıldı bazıları bu protokola. İktidar cephesi halkın çoğunluğunun gözünde güvenini yitirdi. Bahçeli, Erdoğan’ın kolundan çıkabilirim siyasi mesajı veriyor olabilir.