Sırbistan’da 2 yıl önce bir tren istasyonun çatısı çöktü. Altında 16 kişi can verdi. Üniversite öğrencileri; “Bu bir kaza değil. Bu ülkemizin yönetimine hakim olan adaletsizlik, usulsüzlük, yolsuzluk, adam kayırma, rüşvet dağıtıma, devleti soymanın sebep olduğu cinayet” diyerek gösterilere başladı.
Halk da destek verdi.
Siyasi hareket doğdu.
Ancak lideri kim?
Lideri yoktu.
Gerçeği haykırmak vardı.
★★★
Sırbistan’ı 12 yıldır “Tek Adam Modeli” ile yöneten Aleksandar Vucic iktidarına son vermek için başlayan demokratik siyasi mücadele 2 yıl sürdü. Gerçekleri
haykırarak seçim istiyor, seçimi bekliyorlardı.
Pazar gününe gelindi.
Seçimler yapıldı.
Sandıklar açıldı.
Öğrenci hareketinin desteklediği “lideri, başkanı, önderi olmayan liste” oyların yüzde 52.71’ini aldı ve 250 üyesi olan Sırbistan Meclis’inde 140 koltuğu kazandı. 12 yıldır iktidarda olan Vucic, 104 koltukta kaldı. Sırbistan’da; “Tek Adam Yönetimi” seçim sandığıyla devrildi.
★★★
Seçimlerin kesin sonucu açıklanınca Sırbistan Voyvodina Kamu Televizyonu (RTV) sunucusu Goran Eror, ana haber bültenini sunmaya çıktı. Ve sözlerine; “Sayın izleyicilerimiz, 12 yıl boyunca sizlerden gerçekleri gizledik. Tek taraflı ve sürekli iktidardan yana yayın yaptık. Sırbistan halkı sizden özür dileriz” diye başladı.
Bizim TRT!
Bak Sırbistan’a!
Gör halini!
Sıra sana geliyor.
★★★
Bizim TRT, nerdeyse 25 yıldır “iktidarın yanında, onun tarafını tutarak, gerçeklerin tamamını gizleyerek ve çoğu zaman da gerçeğin sadece bir yüzünü anlatarak” yayın yaptı. Oysa TRT’ye iktidara oy vermemiş insanlar da vergileriyle katkı yapmaktaydı. Meclis tutanakları ve faaliyet raporlarına göre son 5 yıl içinde (2021-2024) TRT’nin sadece bandrol üzerinden halktan topladığı vergi 55 milyar TL’yi geçti.
★★★
Sırbistan’da RTV.
Türkiye’de TRT.
Aynı kalıba uydu.
Sırbistan’da seçimler oldu. Halk sandıkta “Tek Adam İktidarını” devirdi. Sırbistan RTV’si, “Gerçekleri halktan gizledik. Özür dileriz” yayını yapmak zorunda kaldı.
Bak Sırbistan’a!
Gör son halini.
★★★
Türkiye’de hem iktidarın, hem muhalefetin Sırbistan örneğinden çıkaracağı dersler olmalı.
Rüşvete, çürümeye.
Devleti soymaya.
Adam kayırmaya.
Fon vurgununa.
Haksız kazanca.
Basını esir almaya.
İhaleye hile karıştırmaya.
İthalat lobisi kurarak; ülkenin yerli üretimini batırmaya karışmamış, “adaleti ve devleti esir almaya” bulaşmamış isimlerden bir liste yaptılar.
★★★
“Lideri olmayan temiz adamlar listesi” Sırbistan’da 12 yıllık tek adam yönetimini sandıkta devirdi. Bu siyasi mücadelenin öncülüğünü öğrenciler yaptı ama onlar “kendileri için bir koltuk” isteme bencilliğine düşmediler. Halktan oy desteği istedikleri listelere kendilerini değil ülkenin aydınlarını, sanatçılarını, çiftçilerini, doktorlarını, bilim insanlarını koydular.
Kendileri için makam.
Kendileri için koltuk.
Kendileri için imtiyaz.
İstemediler.
Bunlar bizim 1968 gençliğine benzeyen ve sanki onların ruh ikizi gençlerdi.
★★★
Böylesine temiz siyasi mücadele şimdi Sırbistan için yeni bir ışıklı kapı araladı: Hukuk reformu yapacaklar. “Adaleti Tek Adam’a esir olmaktan” kurtaracaklar. Basın reformu yapacaklar. “Basını Tek Adam’a dalkavuk olmaktan” çıkartacaklar. Bürokrasi reformu yapacaklar. “Devleti Tek Adam’a teslim olmaktan” kurtaracaklar. Fırsat eşitliği reformu da yapacaklar. ”Haksız, hileli kazançlarla ülkeyi soymuş olanları da özgür mahkemeler önünde” yargılayacaklar. Böylece “Yüksek verimliliği, yüksek çalışkanlığı ve yüksek ahlakı” Sırbistan’da öne geçirecekler. Bürokrasiye sızdırılmış, yerleştirilmiş yandaşları da devletten arındıracaklar. Temiz toplum kuracaklar.
İyi bak Sırbistan’a!
PORTAKAL SANDIĞI ÜSTÜNDEN
Çürüme derinde!
Sayıştay’da tüm devlet kurumlarında ve belediyelerde yapılan yolsuzluk, usulsüzlükleri inceleyen uzman denetici, baş denetici ve denetici yardımcıları iktidar belediyelerini de kapsayan raporlarını yazdılar. Bir iktidar belediyesinde, çok sayıda “çift maaşlı” buldular. Bir başka iktidar belediyesinde; “ruhsatsız şarj istasyonu izni verme, yasaya vücut çalımı atıp tanıdığı işe alma, belediye varlığını kanuna aykırı vakıflara geçirme” tespit ettiler. Bir diğer iktidar belediyesinde; “ihale şartnamesine belediyeden torpilli personeli yurt dışına götürme maddesi” koyulduğunu gördüler. İktidar belediyelerinde bunun gibi yüzlerce örnek Sayıştay denetici raporlarına girdi. Bu belediyelerin ismini merak mı ediyorsanız? Havva Gümüşkaya ile Mustafa Bildircin’in dün BİRGün gazetesinde yazdıkları; “Bitmeyen Talan Düzeni” başlıklı haberi okuyun.