Şişe çevirme!

Yoksul zengin uçurumu iyice açıldı. Çorum’da yoksul kaldıkları için geçinemeyen insanlar, pijamalarını oklavaya benzeyen odun parçalarına geçirerek CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i dinlemek için miting meydanını doldurdular. Çorum gibi bir kentte pijamalar bile isyan etti. TÜİK’in oranına inanan kalmadı. ENAG açıklaması daha dürüst. Fırıncılar Odası da “Ramazan pidesinin zamlı satılacağını” açıkladı. 250 gram ramazan pidesi İstanbul ile Ankara’da 25 TL.

Pidenin kilosu:

100 TL’ye çıktı.

★★★

Ben kafamda bu düşüncelerle yazacağım yazıyı tasarlarken İstanbul Cankurtaran’da bir kahvehanenin önünden geçiyordum. “Adımla seslenerek” beni çay içmeye çağırdılar. Masada okunup katlanmış bizim gazete, SÖZCÜ duruyordu. Masanın etrafında 6 kişiydiler, üçü emekli diğerleri çalışıyormuş. Çaylar geldi. Ne var ne yok faslından sonra; “Siz yazmıyorsunuz ama biz bulduk” dediler.

Neyi buldunuz?

Kökünü bulduk!

★★★

Anlamadım öyle “Boş boş bakmaya” başladım. Anlatmaya giriştiler.

“Şişe çevirme” dediler.

Benim aklımdan anında “Şişe çeviren gazeteciler” haberi geçti. Henüz onların mahkemesi bitmedi, “Yazılanların doğru olup olmadığını bilmiyoruz” demeye başladım.

“Hayır” dediler!

Onlar taklitçi!

★★★

“Kim” dememe fırsat vermeden anlattılar. Gazetede yazıyorsunuz, okuyoruz: Köprü ihalesi yine AKP’ye yakın işadamına verildi. Otoyol ihalesi de yine iktidar eski milletvekilinin şirketine verildi. Elektrik dağıtım şirketi ihalesini de yine Cumhurbaşkanı ile fotoğrafı olan iktidar yakını isim kaptı. Altın, gümüş, bakır madeni ihalelerini de hızlı tren yolu, hazır hava meydanını VIP’leştirme, adrenalin park yapma, petrol boru hattı, rafineri, liman, hastane, makam otosu kiralama, pahalı yeni camiler, millet bahçesi açma ve en son ihale haberi de “Jetin sahibi AKP’liye” diye çıktı.

★★★

İsim veriyorlar.

Tarih söylüyorlar.

Biri bırakıp öbürü başlıyordu. Ve hep birlikte “Şişe çevirme” diye gevrek gevrek gülüyorlardı. Ben de gülmeye başladım ama yine anlamadığımı söyledim.

★★★

Siz ihalelerin aynı şirketlerin sahiplerine verildiğini yazıyorsunuz ama “Sıralamanın hangi modelle yapıldığını yazmıyorsunuz” diye bana laf soktular. “Ne modeli?” diyecek oldum, lafı ağzıma tıkadılar; “Şişe çevirme modeli” dediler. Bir devlet ihalesi açılacağı gün ve saatte bütün tanıdık, bildik partili yakını işadamlarını toplayıp bir masa etrafında daire halinde oturtuyorlar. Damacana büyüklüğünde kocaman bir şişeyi orta masada yanlamasına yatırıp çeviriyorlar. Şişenin ağzı hangi işadamının hizasında gelip durursa ihaleyi ona veriyorlar. İhaleyi alan da şişeyi çevirene seçim ve parti harcamalarında kullansın diye payı peşin veriyor.

★★★

Ciddi ciddi anlatılar.

“İtibarlı günlerinde Cumhurbaşkanı uçağına çağrılan iktidara yakın gazeteciler ‘şişe çevirme’ yapmışlarsa; mutlaka ‘İhale dağıtma modelini’ kopya etmişlerdir” dediler.

Kahkahaları koy verdiler.

★★★

Tayyip Erdoğan 2002’de yoksul insanlara söz vermişti. Zenginden alıp “Garip-gureba ve fakir-fukaraya” verecekti. Tersini yaptı. “Şişe çevirme ihale modeliyle” kendi zenginini yarattı. İhaleler, çok yüksek faiz ödenerek bulunan dış borçla yapıldı. Ülkenin 130 milyar dolar olan dış borcu 580 milyar dolara çıktı. Hesapsız borçlanmalarla bulunan dış parayla yapılan ihaleler, başta yüksek enflasyon ve gelecek kuşaklara kadar yüklenen ağır krizler yarattı.

Halk modeli anladı.

Gülmeye başladı.

Pijamalar meydana indi!

Yazarın Diğer Yazıları