Son hedef Üsküdar... İleriii!

Sevgili okurlarım, başımızdaki iktidar kendisine ilk hedef olarak CHP’li belediyeleri seçti. Bunlar birer birer ele geçiriliyor. Şafak vaktinde polis ve jandarma tarafından kuşatılan belediyelere giriliyor, arşivler, masalar ve bütün çekmeceler açılıyor, eğer sakıncalı bir şeyler varsa bu durum hemen yandaş medyaya servis ediliyor.

Başkanlar dahil gözaltına alınanlar tek sıra olup ilk aşamada Emniyet’e götürülüyor.

Sonra savcılık ve son aşamada tutuklanma...

Son baskın dün yaşandı ve Üsküdar Belediyesi basıldı.

Üsküdar uzun yıllardan bu yana AKP’nin kalesiydi.

Son yerel seçimde bu belediyeyi de CHP bunların elinden aldı.

Başkan Sinem Dedetaş bir gemi yüksek mühendisi. Başkanlık koltuğuna oturduktan hemen sonra iktidar çevrelerinde tartışmalar başladı...

“Ne yani, Müslüman kesimin camilerle ve türbelerle dolu Üsküdar’ını biz şimdi kendi ellerimizle bunlara mı teslim edeceğiz!”

★★★

Ancak iktidarın o aşamada yapacağı hiçbir şey yoktu.

Seçmene uygun yanıtlar verildi:

“Bekleyelim arkadaşlar her şeyin zamanı var, Tayyip büyüğümüz gereğini elbette yapacaktır.”

Nice kamu görevlileri, mülkiye müfettişleri falan defalarca gelip belediye hesaplarını denetlediler ama herhangi bir rüşvet, yolsuzluk, savurganlık vesaire bulunmadı.

Ama önceki gün gerçekleşen baskında her şey altüst oldu!

Öteki CHP’li belediyelerin tamamında olduğu gibi Üsküdar Belediyesinin de rüşvet ve yolsuzluğa bulaştığı yandaş medyaya hemen servis edildi! Yolsuzluğun her çeşidine karşı olan AKP bu duruma elbette göz yumamazdı.

Öteki CHP’li belediyelere aynı iddialarla nasıl çöktülerse, aynı durum karşımıza şimdi Üsküdar’da çıkarıldı. Oraya da çökecekler.

★★★

Okurlarımız “Acaba şimdi sıra kimde, hangi belediyede? Bundan sonra ilk olarak neresi basılır” diye sık sık soruyor...

Bunu bilmek bizim için elbette mümkün değildir ama kişisel tahminimi söyleyeyim...

Araya birkaç CHP’li belediye girse bile sırada bence Ankara Büyükşehir, başka bir deyişle Mansur Yavaş var. Ancak onun üzerine gitmek iktidar açısından bakıldığında, pek öyle kolay bir iş değildir.

★★★

AKP iktidarı bu işin en kolay ve en basit yolunu buldu!

CHP’li belediyeleri polis zoruyla basacaksın, oradan millete mesajlar vereceksin!..

“Bunlar hırsızdı, her çeşit yolsuzluklara bulaşmıştı...”

Her baskın sonrasında kamuoyuna bu doğrultuda mesajlar verilecekti. Halkın kafası bu yalanlarla doldurulacaktı.

Burada adına Hitler denilen herifin propaganda nazırı Goebbels’in değişmez kurallarını kendilerine örnek aldıkları anlaşılıyor.

“Halkın kafasını yalanlarla dolduracaksın. Söylediğin yalan ne kadar büyükse inandırıcılığı o kadar fazla olur. Küçük yalanlarla zaman kaybetme. Ortaya büyük yalanlar atıp ahalinin kafasını bu yolla karıştıracaksın!”

Bu yalanlar dizisi dünya tarihine ‘Goebbels’in ilkeleri olarak geçti.

★★★

Şimdi bu olanların arka sayfasına kısaca bakalım...

Sen Türkiye’de iktidarsın. Bazı belediye yetkililerini bir sürü palavra atıp hırsızlıkla suçluyor ve görevden alıyorsun.

Peki ama toplum bu olanlardan nasıl etkileniyor? Bu numaraları yiyor mu?

Evet, toplumun bir bölümü ister istemez etkileniyor.

Onlar yandaş medyanın etkisinde kalanlar.

Ama asıl büyük bir kesim asla etkilenmiyor. Somut örnek vereyim. İki gün önce Bursaspor’un Bursa’da oynadığı maça on binlerce taraftar gelmişti... Ve o büyük kitle maçın başından sonuna kadar görevden alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey lehine slogan attı.

Adana’da yine görevden alınan Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar için sürekli gösteriler yapılıyor.

★★★

Bu iktidar devleti ele geçirmiş ama pek öyle ‘akıllı’ olmadığı anlaşılıyor...

Ben onların yerinde olsam, o kadar CHP’li belediye başkanına baskın düzenleyip etkisiz duruma getirsem bile, arada irili ufaklı birkaç AKP’li belediyeye de aynı işlemi uygular, yalancıktan bile olsa ‘tarafsızlık gösterisi’ yapardım!..

Çünkü ne olur ne olmaz der ve şu kısacık deyişi hiç unutmazdım:

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.

Yazarın Diğer Yazıları