Türk eğitimini ideolojik bir oyunun figüranı yapan Milli (!) Eğitim Bakanlığı, toplumsal tepkiler nedeniyle yıllar önce askıya aldığı projeleri raftan indirdi. Liselere Geçiş Sınavı’nda (LGS) yüzde 0.01’lik dilime giren Türkiye’nin en zeki çocuklarının alın teriyle kazandığı, ülkenin en başarılı okulları yine hedefte! AKP’nin ilk yıllarında, ‘İstanbul başta olmak üzere arazisi değerli okulların satılacağı’ söylentisi başladı. AB hayalleri satılan ultra demokratik (!) yıllardı. Kulaktan kulağa, tarihi okulların satışı için hükümetin hazırlık içinde olduğu anlatılsa da ilk yıllarda somut bir adım atılmadı. 657’ye göre ‘Basına beyanat’ yine yasaktı. Bir kırılma noktası vardı; makamı ne olursa olsun kimse, devletin memuruna gizli kapaklı iş yaptıramazdı. Ulusal çıkarlar için ister giriş kapısındaki bekçi, ister çaycı, isterse memur, müdür susmuyordu.
DEVLET CİDDİYETİ
AKP iktidarının 7. yılı 2009’da gazetedeki telefonum çaldı. Devlet ciddiyetini içselleştiren o memurlar aradı. İTÜ İnşaat Mühendisliği’ni dereceyle bitirmiş, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Yatırım Tesisler Bölümü Mühendisi Halil Yağcı. Endişeli bir ses tonuyla, “Okullar satılacak” dedi. “Belge var mı?” sorumu, “Klasör var” diye cevapladı. Osmanlı’nın Maarif Vekaleti ve cumhuriyetin İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü A Blok’taki makamında buluşup, dosyayı birlikte inceledik. İstanbul’un; Nişantaşı, Etiler, Ortaköy, Teşvikiye, Erenköy, Çamlıca, Bağdat Caddesi gibi en lüks semtlerinde olan ortalama 20 dönüm arazisi bulunan okulların satış listesi masadaydı. Çırağan Sarayı’na komşu boğaza nazır Kabataş Erkek Lisesi’nden, Pertevniyal Anadolu Lisesi’ne, Çamlıca Kız Lisesi’nden Kandilli Kız Lisesi’ne kadar 45 okulun ederi gideri hesaplanmıştı. Satıştan, 5 milyar dolar kazanmayı planlamışlardı.
ÖLÜMÜNE SEVDİLER
İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunda; Beşiktaş, Trabzonspor gibi kulüplerde top koşturan, maaşını yoksul öğrencilere dağıtan, makam arabası yerine ‘ATA’ plakalı özel aracıyla daireye gelen, eski milli futbolcu Ata Özer oturuyordu. Özer ve Yağcı’ya, “Yazarsam, görevden alınırsınız” dedim. “Okullar gideceğine, koltuk gitsin” dediler. Yazdık, yayınladık. Emlak eksperleri, okulların değerini hesapladı. 30 milyon 823 bin dolara satılması planlanan Çamlıca Kız Lisesi için ‘1 milyar doların altında satılması, bedavaya gitmesi demek’ dediler. 5 milyar dolar gelir hedefi meğer devede kulakmış. 100 milyar doların altı her satış zararmış. Mezun dernekleri, öğrenci eylemleri derken, Türkiye ayaklandı. Okul satışı planını askıya alan MEB, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’i de görevden aldı. Baskı ve üzüntüden kansere yakalanan mühendis Halil Yağcı, Karacaahmet Mezarlığı’nda sonsuzluk uykusunda.
GÖZLERİNE KESTİRDİLER
Bu olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra takvim 2014’ü gösteriyordu. Bir plan daha vardı: Proje Okullar! Bilin bakalım proje mimarı MEB müsteşarı kim? Eğitim Bakanı Yusuf Tekin. İstanbul Erkek, Kadıköy Anadolu, Vefa, İzmir Atatürk Lisesi gibi 1.5 asırlık ülkenin en başarılı liselerini gözlerine kestirdiler. “Kaliteli eğitim” diye yola çıkıp, “Bakanın gözü sürekli üzerinde olacak” da dediler. 657’ye tabi olmasa da AKP’ye tabi ‘profesör’ ünvanlılar, tarihi liselerin tarihinde ilk kez ‘gözlemci müdür’ sıfatıyla okullara yollandı. “Başarının düşmemesi için sınıftaki öğrenci sayısı artmayacak” dediler. LGS’de 1 milyon öğrenciyi geçip, yüzde 0.01 dilime girip, 500 tam puan alan İstanbul Erkek Lisesi’ni kazanan 180 çocuğun arasına, AKP’ye yakın bir ismin kızını sınavsız-puansız 181. öğrenci olarak kaydettiler. Okul satışı tepki çekince ‘yurt dışı nakil’ adıyla sınavsız sızıntı ilk o zaman başladı.
ASLA VAZGEÇMEDİLER
Okul satış projelerinin yer aldığı İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü binası da bir gece yarısı yandı, bitti, kül oldu, gitti. Bugünlerde duydum ki; AKP İstanbul İl Başkanlığı’nda etkin bir zat-ı muhterem, lebiderya boğaz manzaralı bu binayı otel yapmak için sözleşmeyi imzalamış. Damat ve evladın kurduğu Özel NUN Okulları’nda 8 yıldır genel müdürlük yapan Hikmet Konar da ilk kez özel sektörden devlete transfer edilerek İstanbul Erkek Lisesi’ne müdür yapıldı. Türkiye’nin en zeki çocuklarının kazandığı okullara artık ‘öğrenci mülakatla alınacak’ tartışması da sürüyor. MEB, mülakatın iki okulla sınırlı olduğunu duyursa da eğitimciler ikna olmuyor. Çünkü Proje Okullar Yönetmeliği 6 ay önce değiştirildi. Türkiye’nin, diploması yurt dışında geçerli tarihi liselerine, bugün değilse yarın, öğrenciler mülakatla alınacak. Okulların satışı mı? Fabrikalar, santraller, köprüler, otoyollar derken sıra okulların satışına da gelecekti. Türkiye’nin en başarılı okullarına çöküş süreci, 24 yıl sonra öyle veya böyle başladı.