İstanbul Valisi Davut Gül önceki gün yayınladığı, “Okullarda İbadet Alanı Planlaması” konulu resmi yazı, 39 ilçe MEM’e gönderildi. Okullarda, “Cuma Mescidi” adıyla kız-erkek ayrı ibadethane açılması istendi. Toplumun manevi değerlerinden girip, inanç özgürlüğünden çıkıldı. Öğrencilerin, okul ortamında ahlaki gelişiminin desteklenmesi gerekçe gösterildi. Vali emri gösterdi ki, mescidi olmayan okullarda verilen eğitim ahlaki değerlerden meğerse yoksunmuş (!) Okullarda ciddi güvenlik açığını unutmuş olmalılar ki, “Öğrencilerin ibadetlerini güvenle yerine getirmesi” vurgulanmış. 8 bin okul olan İstanbul’da yüzde 90’dan fazlası özel okullarda görevli 953 güvenlikçi var. Okulların yüzde 84’ünde öğrencilerin güvenliği Allah’a emanet! Çekmeköy Borsa İstanbul MTA’da Öğretmen Fatma Nur Çelik, daha 5 ay önce okulda katledildi, okulda! VALİYE HAKSIZLIK Vali bey, okulda mescit kararını durduk yere ve kendisi mi aldı? Hayır. Bu karar, bir il valisinin canı istediği zaman alabileceği kararlarda, yetki sınırlarını aşıyor. Vali Gül’e, okullara mescit açılması konusu üzerinden yüklenilmesi haksızlık! Çünkü okullara mescit açılma fikri, ‘iktidara yağcılık’ olsun diye Vali Gül’ün, fikri ya da projesi olarak ortaya çıkmadı. Atalarımız, ‘Yiğidi öldür, hakkını yeme!’ der. Okullara mescit açılma kararını AKP’nin 4. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bundan tam 10 yıl önce imzaladı. AKP’nin ilk 10 yılındaki hararetli AB gösterisi epey zaman önce bitti. AB’den uzaklaşan AKP, ‘eşitlik’ ardına saklandı. Anayasaya rağmen ‘laik eğitime’ savaş açtı. İmam hatip sayısı yüzde 350 arttı. 1730’u İHL ve 3 bin 396’sı İHO, 5 bin 126 imam hatipte 1.6 milyon çocuk şeriat eğitiminde. 10 YIL ÖNCE İMZALANDI 24 Haziran 2017 tarih ve 30.106 sayılı resmi gazetede, “Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği” yayınlandı. 5. madde B bendinde, “Her kurumda abdesthane, doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit açılması...” denildi. Okulda abdesthane ve mescit açma kararı, 10 yıl önce resmileşti. Dönemin MEB müsteşarı kim? MEB Yusuf Tekin... Okullara, mescit ve abdesthane açılması kararı alındıktan sonraki 10 yılda, İsmet Yılmaz, Ziya Selçuk, Mahmut Özer derken, ilk kararda ‘müsteşar’ sıfatıyla imzası olan Tekin, Milli (!) Eğitim Bakanı atandı. Bu 10 yılda Türkiye’de, 75 bin okuldan 50 bine yakınında mescit açıldı. Cuma namazı saatinde okullarda mumla arasanız, cinsiyet fark etmeksizin öğrenci de, öğretmen de, idareci de bulmak imkansız. Resmi cuma tatili, okullarda gayriresmi, resmileşti. DANIŞTAY REDDETTİ ‘Okullarda sabun, güvenlikçi yok’ diye itiraz mı ettiniz? Sakin sakin (!) MEB, 500 öğrencili okullara 2026-2027 eğitim öğretim yılı için rıza minnet 50 bin lira yollamış. Isınma, su, sabun, tuvalet kağıdı, temizlikçi, güvenlikçi dahil öğrenci başına okulların açık olduğu 10 ay için 100 TL’den, aylık 10 TL düşüyor. Öyle her okula da bütçe yok. Ankara’yla iyi geçinen okul müdürleri 10 ay için 130 ile 150 bin lira ödeneği kapmış. Öğrenci başına onlara da aylık ortalama 26 TL yollanmış. Yollanan parayla bir öğrenci ayda 1 kez yarım ya da 1 simit ancak alabilir. Müdürlere, “Kayıt parası alırsan, canına okurum” tehditleri de cabası. Mescit konusuna geri dönersek; Eğitim Sen ve Eğitim İş, 10 yıl önce okullara mescit açılması kararı ilk alındığında, “laiklik ilkesine aykırı” gerekçesi ve yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a dava açtı. Mahkeme, “İbadet özgürlüğü” diyerek reddetti. SİNEGOG DA AÇILSIN MEB müsteşarıyken 10 yıl önce okullara mescit açma kararının perde arkasındaki isim Yusuf Tekin (!), bakanlık koltuğuna atandıktan 5 ay sonra 14 Ekim 2023’te yarım bıraktığı işi tamamladı. 10 yıl önceki ilk yönetmelikte olmayan, anaokulu ve ilkokullara da mescit açılmasını yönetmeliğe ekletti. Anaokullarında dahi, son 3 yıldır harıl harıl mescit açılıyor. Soyut ve somutu ayıramayan 4-6 yaş arası çocuklara, cuma namazı kıldırmak için yarışan son eğitim bükücülerin bu yaptıklarının, eğitimde pedagojik karşılığı yok. “Özgürlük, eşitlik” diyecekseniz o zaman LGS sınavıyla öğrenci alan İstanbul Erkek, Galatasaray, Kabataş gibi okulları sadece Müslüman çocuklar kazanmıyor. Türkiye’nin en iyi okullarını alnının teriyle kazanan azınlık cemaatlerine mensup öğrenciler için de okullara; kilise, sinegog, şapel, cemevi hatta günah çıkarma odaları da açılsın (!)