TBMM'de basın özgürlüğü önergesi reddedildi

İYİ Parti'nin basın özgürlüğünün gerilemesine neden olan uygulamaların araştırılması için verdiği önerge TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi. Görüşmelerde gazetecilere açılan davalar, medya kuruluşlarına kayyum atanması ve erişim engelleri tartışıldı.

İYİ Parti'nin Türkiye'de basın özgürlüğünün gerilemesine neden olan uygulamaların tespit edilmesi ve gazetecilik faaliyetlerinin özgürce yürütülmesi amacıyla verdiği Meclis araştırması önergesi, TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı'nın hazırladığı önergenin görüşmelerinde, fon vurgununa ilişkin haberler nedeniyle gazetecilere açılan davalar, medya kuruluşlarına kayyum atanması ve dijital platformlardaki erişim engelleri gündeme geldi.

“GAZETECİLERİ HAPSEDEBİLİRSİNİZ, HAKİKATİ ASLA”

Önergenin gerekçesini İYİ Parti Grubu adına açıklayan Taşcı, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında 14 yıl 10 ay, Mustafa Balcı hakkında 10 yıl 10 ay, Şaban Sevinç hakkında ise 18 yıl 11 ay hapis cezası istendiğini söyledi.

TCK'nin 44'üncü maddesindeki, tek fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan kişinin en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılacağı hükmünü hatırlatan Taşcı, suçlamalar ile ceza taleplerinin hukuki açıdan tartışmalı olduğunu savundu. Gazeteciler yerine fondan haksız kazanç sağlayanların yargılanması gerektiğini belirtti.

Taşcı, “Milleti dolandırmak suçtur, gazetecinin millete nasıl dolandırıldığını haber vermesi suç değildir” dedi.

Türkiye'nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde dört sıra gerileyerek 180 ülke arasında 163'üncü sıraya düştüğünü söyleyen Taşcı, komisyon kurulması çağrısını şu sözlerle sürdürdü:

“Gazetecileri hapsedebilirsiniz, hakikati asla. Onun için, ayarını bozduğunuz kantarın sizi de tartmasını beklemeyin, bu önergeyi fırsat bilin. Bir komisyon kuralım.”

HALK TV ÇALIŞANLARININ MAAŞLARI GÜNDEME GELDİ

CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, Halk TV'ye 14 Ekim'de el konulduğunu ve yönetimin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) geçtiğini hatırlatarak çalışanların idari izinli sayıldığını, hak edilmiş maaşlarının ise beş gündür ödenmediğini söyledi.

Sabah yapılan girişimlerin ardından maaşların bir bölümünün yatırıldığını duyduklarını belirten Berberoğlu, TMSF yönetimindeki Habertürk'te ücretlerin düzenli ödendiğini ifade etti. Berberoğlu, “Halk TV muhalif olduğu için mi maaşını geciktiriyorsunuz?” diye sordu.

DEM PARTİ'DEN ERİŞİM ENGELLERİNİN KALDIRILMASI ÇAĞRISI

DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, gazetecilere yönelik uygulamaların kolluktan yargıya, RTÜK'ten idari makamlara uzanan bir baskı mekanizmasının parçası olduğunu savundu.

Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, erişim engellerinin kaldırılmasını ve medya kuruluşlarına kayyum uygulamasına son verilmesini isteyen Düşünmez, Dezenformasyon Yasası ile TCK 217/A'nın basın ve ifade özgürlüğü güvenceleri doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Düşünmez, Kürtçe yayıncılığın önündeki idari ve yargısal engellerin kaldırılması, yerel ve bağımsız medyanın güçlendirilmesi çağrısı da yaptı.

ÇAKIRÖZER: DÖRT GAZETECİYE TOPLAM 56 YIL HAPİS İSTENİYOR

YENİ Parti Grubu adına söz alan Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, gazeteci Alican Uludağ'ın duruşması için bulunduğu Ankara Adliyesi'nden geldiğini söyledi. Uludağ'ın, Gebze'de 29 Ekim 2025'te dört kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesine ilişkin haberi nedeniyle yargılandığını belirtti.

Binanın metro inşaatı nedeniyle çöktüğünü söyleyen Çakırözer, aradan bir yıl geçmesine rağmen sorumlular hakkında dava açılmadığını, olayı sorgulayan gazetecinin ise Ulaştırma Bakanı'nın sorumluluğunu gündeme getirdiği için yargılandığını savundu.

Fon vurgununun üzerinden 50 gün geçtiğini ve bunu yapanlar hakkında henüz dava açılmadığını ileri süren Çakırözer, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel için toplam 56 yıl hapis cezası istendiğini söyledi.

Çakırözer, ekim ayında 11 gazetecinin gözaltına alındığını, altı gazetecinin tutuklandığını belirtti. Yeniden Sincan Cezaevi'ne gönderildiğini söylediği İsmail Arı'nın 15 gündür yerde yattığını; Tuğba Tekerek, Ali Tarakcı, Derya Okatan ve Hasan Güraksu'nun da cezaevinde bulunduğunu ifade etti.

Tele1'e kayyum atandığını, Halk TV'nin karartıldığını söyleyen Çakırözer, Sözcü TV ve Koza TV'ye de fon vurgununa ilişkin haberleri nedeniyle ceza verildiğini öne sürdü. Eylül ayında 1.270, ekim ayında 867 X hesabına erişim engeli getirildiğini belirten Çakırözer; T24, İfade Özgürlüğü Derneği, Halk TV ve gazetecilerin hesaplarına yönelik engelleri eleştirdi.

AKP: HER ADLİ İŞLEM BASKI DEĞİLDİR

AKP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, basın özgürlüğünün vatandaşların gerçeklere ulaşma hakkını da ilgilendirdiğini söyledi. Önergenin gerekçesindeki genellemeyi doğru bulmadığını belirten Karslı, şöyle konuştu:

“Basın özgürlüğünü savunmak hepimizin sorumluluğu. Bunun yolu her adli işlemi baskı, her idari yaptırımı da sansür olarak kabul etmekten geçmez.”

Geçmişte medya patronlarının siyasi süreçlerde etkili olduğunu savunan Karslı, bazı medya sahiplerinin ekranları ve gazete sütunlarını kendi çıkarlarına kalkan yaptığını ileri sürdü.

ÇÖMEZ'DEN TRT VE MEDYA ELEŞTİRİSİ

Karslı'ya yanıt veren İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, TRT'yi iktidar yanlısı yayın yapmakla eleştirdi. İktidar döneminde TRT için 12 milyar dolar vergi toplandığını söyleyen Çömez, son iki yılda 10'dan fazla televizyona el konulduğunu ve bu kanalların karartıldığını ileri sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28 Şubat döneminde muhalif kanallarda da konuşabildiğini belirten Çömez, “Birimize iktidar kanallarında yer verebiliyor musunuz?” diye sordu. İktidarın medyanın yüzde 95'ini kontrol ettiğini öne süren Çömez, Türkiye'de basın özgürlüğünün 28 Şubat döneminden daha kötü bir noktaya getirildiğini savundu.

İlginizi çekebilir