Thomas Reis'tan baskı itirafı

Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, bordo-mavili kulüpte beklentilerin yüksek olduğunu belirterek, "Ben baskıyı seviyorum. Benim için en güzel şey, maçtan sonra insanların mutlu olduğunu ve yüzlerinin güldüğünü görmek" dedi.

Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, Trabzonspor Dergisi'nin 244'üncü sayısına verdiği röportajda bordo-mavili takıma geliş sürecinden futbol felsefesine, oyuncularıyla ilişkilerinden özel hayatına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Türkiye'den ayrıldığı dönemde yaşadığı üzüntüyü ve Trabzonspor'a ilişkin izlenimlerini anlatan Reis, "Öncelikle ayrıldığımda biraz üzgündüm çünkü Türkiye'yi ve Türkiye'de çalışmayı çok sevdim. Trabzonspor'a karşı oynadığımız maçları çok iyi hatırlıyorum; her zaman çok güzel ve keyifli maçlardı. Buradaki atmosfer çok güzeldi ve beni inanılmaz etkilemişti. Bunlar her zaman aklımdaydı" dedi.

Trabzonspor'dan aldığı teklifin kendisini gururlandırdığını belirten Alman teknik adam, "Başka bir kulüpte sadece dokuz hafta çalışmıştım ama Trabzonspor'dan ilk telefon geldiğinde 'bu harika!' dedim. Çünkü bu teklif beni çok gururlandırdı, Türkiye'de, Samsun'da yaptığım işin aslında o kadar da kötü olmadığını gösterdi. Sonra 'cumartesi günü önemli bir maçımız var' dediler. Ben de 'evet, o maçta orada olmayı çok istiyorum' dedim. Başkanımız ve yöneticilerimizle iletişimimiz çok iyiydi. Çok kısa sürede kararımı verdim. Şimdi buradayım ve gerçekten gururlu ve mutluyum. Ayrıca eski kulübüme de bana ayrılma fırsatı verdikleri için minnettarım" diye konuştu.

'BEN BASKIYI SEVİYORUM'

Trabzonspor taraftarının futbola olan tutkusuna değinen Reis, "Sanırım benim futbol felsefem de biraz buna benziyor. Trabzon'daki insanların her zaman çok çalışkan olduğunu biliyorum. Ben de takımımın başarılı olmak için çok çalıştığını göstermek istiyorum. Tabii ki kulübün büyük hedefleri olduğu için burada her zaman büyük bir baskı var. Salah, Fabinho, Onana ve Savic gibi tecrübeli isimlerin yanı sıra kaliteli Türk ve yabancı oyunculara da sahip olduğunuzda beklentiler yükseliyor. Ama ben baskıyı seviyorum. İyi bir sezon geçirmek ve iyi performanslar ortaya koymak için yardımcı olmak istiyorum. Benim için en güzel şey, maçtan sonra insanların mutlu olduğunu ve yüzlerinin güldüğünü görmek. Umarım bunu çok sık görebiliriz" dedi.

'BENİM TARZIM DİSİPLİN VE ÖZGÜRLÜK'

Kariyerinde karşılaştığı zorlukları hiçbir zaman zor görev olarak değerlendirmediğini belirten Reis, futbol anlayışının temelinde disiplinin bulunduğunu söyledi. Reis, "Ben hiçbir zaman 'zor görev' veya 'zor durum' şeklinde konuşmam. Ben her zaman 'özel durum' derim ve özel durumları severim. Örneğin Bochum'da da durum böyleydi, işler kolay değildi ama benim için temel prensiplerden biri disiplin. Bir takımda en çok disipline, aynı zamanda bir çerçeveye ve kurallara ihtiyacınız var. Arabanızla dışarı çıktığınızda bile kurallar vardır ve bu kurallara uymanız gerekir. Benim prensiplerimden biri de bu. Takımla da hep bunu konuşuyorum: Benim tarzım disiplin ve özgürlük. Örneğin savunmada oynarken iyi bir disipline ve iyi bir zihniyete ihtiyacınız var. Hücumda ise iyi pozisyonlar ve fırsatlar yaratabilmek için daha fazla özgürlüğünüz olmalı. Oyuncularla iyi bir ilişkim olduğunu düşünüyorum. Onlara her zaman gerçeği doğrudan söylemek isterim, arkalarından konuşmam. Aynı şeyi onlardan da beklerim. Futbol felsefemi kısaca böyle anlatabilirim" ifadelerini kullandı.

'YETENEK VE KALİTE TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL'

Futbolculuk kariyerinde yaşadığı sakatlıkların kendisine önemli dersler verdiğini anlatan Reis, "Bence her teknik direktör size önemli tavsiyeler verir. Futbolculuk kariyerimi sakatlık nedeniyle bitirdiğimde de önemli bir şey öğrendim. Uzun yıllar altyapıda çalıştım ve genç oyuncuların profesyonel futbolcu olmaları için son adımı atmalarına yardımcı oldum. Benim başıma gelen her şeyi onların da yaşayabileceğini düşünüyorum. İyi bir seviyedeydim, sonra sakatlıklar yaşadım. İnsanlar 'bir daha geri dönemez' dedi. Ama ben her zaman kendimi zorladım. Belki en iyi oyuncu değildim ama çok iyi bir karaktere ve mentaliteye sahip olduğumu düşünüyorum. Sol ayağımı iyi kullanıyordum. Hızlı değildim ama teknik açıdan iyi olduğumu düşünüyorum. Birçok teknik direktör gelişimime çok yardımcı oldu. Bu yüzden oyuncularıma da her zaman şunu söylüyorum: Mesela burada, Trabzonspor'da çok yüksek kalitede oyuncularımız var. Ancak yetenek ve kalite tek başına yeterli değil; güçlü bir zihniyete de sahip olmalısınız. Her zaman iyi bir mentalite göstermelisiniz. İkisine de sahip olduğunuzda birçok şey başarmanız mümkün" dedi.

Kariyerinde unutamadığı bir anısını da paylaşan Reis, "Bir teknik direktörüm vardı, Bayern Münih ve Real Madrid gibi çok büyük kulüplerde çalışmıştı. Ben genç, henüz tanınmayan bir oyuncuydum, o Frankfurt'un yeni teknik direktörüydü. Ben ameliyat olmuştum. Daha ikinci gün hastaneye gelip beni ziyaret etti. Bu benim için çok önemli bir ders oldu: Bir oyuncu sakatlandığında onunla iletişim halinde olmak, aramak ve 'nasıl gidiyor?' diye sormak çok önemli. Bu, o teknik direktörden öğrendiğim en önemli derslerden biriydi" diye konuştu.

İlginizi çekebilir