Toroğlu olay röportajın yankılarını değerlendirdi! Herkes üzerinde tepinecek
Ben gazetecilik görevimi yaptım, TFF Başkanı’na sorularımı sordum. Cevapların doğruluğu ya da yanlışlığı beni bağlamaz. Anladığım kadarıyla bu röportaj Brezilya dizisine dönecek, herkes üzerinde tepinecek
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile yaptığım röportaj dün Sözcü’de yayınlanınca çok tebrik telefonu geldi. Bu arada sosyal medyadan çok değişik yorumlar da yapıldı. Bakın arkadaşlar ben gazetecilik görevimi yaptım. Sorular sordum, muhatabından cevaplar aldım. Bu cevapların doğruluğu ya da yanlışlığı beni bağlamaz. Söyleyeni bağlar. Ben belki de çok kimsenin yazamayacağını (Ki bu işi ‘Ben biliyorum’ diyenler de oldu. ‘Ben böyle dedim’ diyenler de oldu ama hiç yazanlar olmadı) yazdım. 50 yıldır gazetecilik alemi maalesef böyle. Ben sordum, Hacıosmanoğlu cevapladı. Sorular çok açık ve netti. O da kendisi açısından net cevaplar verdi. Şimdi size bunların doğruluğunu ya da yanlışlığını araştırmak kalıyor. Ben bir kısım araştırma yaptım tabii ki sormadan evvel. Soruları da ona göre sordum zaten. Kusura bakmayın.
Mesela Hacıosmanoğlu diyor ki “Bodrum’da yapacağımız inşaatın bütün belgeleri elimde, hiçbir sorun yok.” Siz de dersiniz ki “Çıkar görelim!” Siz diyorsunuz ki “Hacıosmanoğlu yalan söylüyor, oranın imarı yok.” Hacıosmanoğlu da diyor ki “Oranın imarı var.” Hadi buyurun buradan yakın. Ben topu ortaladım, siz kafayla mı vurursunuz yoksa voleyle mi o beni ilgilendirmiyor. TFF Başkanı “Eğer Milli Takım Dünya Kupası’na giderse hem prim hem de villa vereceğim” diyor, verdiği sözlerin arkasında duruyor. Sonrasına bakacağız. Önce söz verip sonra vermezseniz bu olmaz. Başka misalleri vermeyin, yanlış yaparsınız. O çocuklar finallere gitti diye o paralar geliyor. Anladığım kadarıyla bu röportaj Brezilya dizisine benzeyecek, herkes üzerinde tepinecek.
GÖKTÜRK’ÜN İÇİNDEN GEÇMİŞLER
ŞIMDI gelelim Kulüpler Birliği’ne. Ortalık gerilmiş. Samsun Başkanı kesinlikle hakaret etmemiş. Fenerbahçe’den gelen yönetici Barış Göktürk biraz bağırmış çağırmış, hava yapmaya kalkmış ama Fenerbahçeli basının yazdığı “Parçalarım, bölerim, dörde katlarım” yok. Hatta Samsun Başkanı bir ara ayağa kalkmış, zor dışarı çıkarmışlar ama Fenerbahçeli yöneticinin de içinden geçmişler. Zaten KBV Başkanı Ertuğrul Doğan da “Bir daha böyle bir şey yaparsan buraya bir daha giremezsin” diye uyarmış.
ONLARIN PARASI VAR BİZE VERİN
ŞAMPIYONLUK payının kaldırılarak diğer kulüplere verilme meselesini de sordum Hacıosmanoğlu’na. “Bu konuda kararımız kesin, gelirlerse geldikleri gibi dönerler. Biz Anadolu kulüplerine yardım etmezsek onları yukarı çekmezsek bu iş yürümez” dedi. Beşiktaş Başkanı diyor ki, “Kardeşim şirket olan kulüplerin paraları var, onların ihtiyacı yok. Bizim paraya ihtiyacımız var, biz daha fazla alalım.” İşte Türkiye’deki futbolun niye böyle olduğunun en net konuşması. Samsunspor, Başakşehir, Göztepe, Kasımpaşa anonim şirket ve kulüplerini çok iyi idare ediyorlar. Size gelen başkanlar har vurup harman savuracaklar, rezalet transferler yapacaklar, ondan sonra da diyeceksiniz ki “Onların parası var vermeyin, bize verin.
Böyle bir mantığın olduğu yerde zaten futbol düzelmez. Bakınız Samsun Başkanı fazla para isteyenlere öyle bir cümle kuruyor ki Türk futbolunun batışını veya kurtuluşunu sağlayacak cümle: “Sizler kulüp başkanısınız. Yani derneksiniz, kaldır elini indir elini geliyorsunuz, felaket borçlandırıyorsunuz. Yeni gelenler kurtarın bizi diye devletin kapısını çalıyor. Ama ben kulüp başkanı değilim sahibiyim.” İşte aradaki fark. Türk futbolunun kurtuluşu işte bu 4 kulübün sistemine diğer kulüpleri de uydurmaktan geçiyor. Başakşehir 2014’te özelleştikten sonra başkanı tek. Dört büyükler ortalama 4’er başkan değiştirdi. Alttakileri sayarsak bu satırlar yetmez. Sonra Türk futbolu neden bu halde? İşte bu yüzden.
ÖZBEK, USLU’YU SUSTURMUŞ
YINE Kulüpler Birliği’nde Mahmut Uslu, “Devlet arsa veriyor, satıyorsunuz” diyor. Dursun Başkan da “Bizim her şeyimiz resmi. Ama bu işlerin madem çok doğru yapılmasını istiyorsunuz, bütün transferlerin girdilerini, çıktılarını maliyeye verelim” yanıtını veriyor. Bu resti yapınca Dursun Başkan, bu kez Mahmut Uslu “Biz o işe girmeyiz” diyor. Orada da Dursun Başkan artı alıyor.
CENAZEDE HALAY ÇEKİYORLAR
KULÜPLER Birliği’nden biriyle konuştum. Bana çok enteresan, çok doğru, çok da komik gelen bir şey söyledi. “Bak” dedi: “Hoca, Kulüpler Birliği’nde bu kadar takım var. Dört büyükler hariç diğer bütün başkanlar ya Fenerbahçeli ya Galatasaraylı. Bırak Trabzon’u Beşiktaşlı da yok. Sonra Kayseri düştüğünde Kayseri başkanına şunu dedim: ‘Şehrinde Galatasaraylı taraftarlar tur atıyor. Böyle olunca cenaze evinde halay çekiliyor’ işte.”