Trafik para cezasında tüm zamanların rekoru

Aslında trafik para cezası, trafik kurallarına uyulmasını sağlamak amacıyla uygulanan, caydırıcı nitelikte mali bir yaptırımdır. Ama Türkiye’de zaman içinde farklı anlam ve nitelik kazanabiliyor.

Nitekim trafik para cezası tahsilatları bütçenin önemli bir kalemi olmaya devam ediyor.

Trafik para cezalarından elde edilen tahsilat 2018 yılından bu yana istisnasız bir şekilde bütçe hedeflerinin üzerinde gerçekleşiyor. Örneğin 2024 yılında 20.5 milyar lira hedef konulmuş. Gerçekleşme %212.4 ile 43.5 milyar lira olmuş.

2026 yılı için 73.3 milyar liralık trafik para cezası tahsilat hedefi var. Daha yılın dokuz ayında bu hedefin %96.7’sine ulaşılmış. Önümüzdeki üç ayda yapılacak tahsilatlarla birlikte yıl sonu gerçekleşmesinin 95 milyar liraya ulaşacağını söyleyebiliriz.

Eylül ayı trafik para ceza tahsilat tutarı 9 milyar 425 milyon 615 bin lira oldu. Bu tutar, aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek trafik para cezası tahsilatı anlamına geliyor.

Bütçede sadece faiz ödemelerinde rekorlar kırmıyoruz demek ki...

Yargı harçlarında dokuz aylık tahsilat yıllık hedefi aştı

Vergi gerçekleşme verileri ülkenin pek çok yönüne ilişkin ciddi tahlil yapmaya imkan veren bir tür röntgen işlevi görür.

Yargı harçları da bu göstergelerden biridir.

Yargı harçları verisi benim açımdan ülkede mahkeme kapılarının aşındırılma sıklığını ve boyutunu göstermesi nedeniyle önem taşır.

Son yıllarda yargı harçlarından elde edilen tahsilat, bütçe hedeflerini aşıyor. Bu iyi bir şey mi? Maliyeci gözlüğüyle bakarsanız gayet iyi. Kasa doluyor. Ancak olaya toplumsal açıdan bakarsanız durum vahim. Çünkü daha fazla kişi mahkemelik oluyor.

Örneğin 2024 yılı hedefi 32.5 milyar lira idi, gerçekleşme 38.6 milyar oldu. 2025 yılında da 49.5 milyar liralık hedefe karşılık gerçekleşme 65 milyar liraya yaklaştı.

Bu yılın daha ilk dokuz ayındaki gerçekleşme tüm yıl için belirlenen hedefin üzerine çıktı. Tüm yıl için hedef 68.6 milyar lira iken dokuz aylık gerçekleşme 69.6 milyar liraya ulaştı.

Hazine borçlanırken kamu kurumları paraları mevduata mı yatırıyor?

Genel bütçe gelirlerini incelerken ‘mevduat faizleri’ gelir kalemi özellikle ilgimi çekti. Bu gelir kalemi 2018 yılında sadece 3.5 milyar lira idi. 2021 yılına kadar öyle olağanüstü bir artış göstermemiş. Ama 2022 yılından itibaren adeta uçuşa geçmiş. Katlanarak artmış.

Genel bütçe mevduat faiz gelirleri;

- 2017 yılı 1.7 milyar lira,

- 2018 yılı 3.5 milyar lira,

- 2021 yılı 10.4 milyar lira,

- 2022 yılı 31.3 milyar lira

- 2023 yılı 104 milyar lira,

- 2024 yılı 236.2 milyar lira

- 2025 yılı 236.2 milyar lira,

- 2026 yılı ilk dokuz aylık toplamı 247.8 milyar lira.

2021 sonrasındaki artışın boyutunu, yaşanan yüksek enflasyonla bile açıklamak mümkün değil. O zaman, ister istemez aklımıza şu soru geliyor: “Hazine çok yüksek maliyetlerle borçlanırken ve her yıl trilyonlarca faiz yükü altında iken kamu kurumları paralarını mevduat hesaplarında mı değerlendiriyorlar?”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan bu sorunun cevabını bekliyoruz. Çünkü, gerçekten durum öyle ise vahim bir tablo ve büyük bir kamu zararı ile karşı karşıyayız demektir.

Hazine yüksek faizlerle borçlanırken diğer kamu kurumlarının bu ölçüde yüksek ve giderek artan mevduat faizi geliri elde etmesi anlaşılır gibi değil.

Kamunun nakit yönetiminde ciddi bir yönetim sorunu olduğu anlamına gelir. Bizim göremediğimiz özel bir neden varsa bunun kamuoyuyla paylaşılmasını istemek, birer vergi ödeyicisi olarak, en doğal hakkımız.

Yazarın Diğer Yazıları