Trafik polisi, ceza makinesi oldu!

Devletin trafik polisi, vatandaşa tuzak kurar mı ya da kazık atar mı?

Bizde bunlar oluyor maalesef...

Trafik polislerinin görevi, sürücüleri uyarmak, trafiği düzene sokup güveni sağlamak değil “Bol bol ceza kesmek” oldu sanki...

Sabah-akşam ceza kesmekten helâk oldular!

Kim bilir belki de aldıkları emir öyle!

Devlet harcamaları o kadar aşırı ki, Hazine’ye para lâzım!

Bu yüzden görevlilerin elleri vatandaşın cebinden çıkmıyor!

Trafik polislerinin artık trafiği düzene sokmak gibi bir dertleri yok. Sadece ceza, ceza, ceza!

Bu konuda okurlarımdan çok şikâyet geliyor. Bunlardan birini alttaki ikinci yazıda okuyacaksınız.

★★★

Güzel Türkiye’mizde trafik cezaları o kadar orantısız arttırılmış durumda ki, yılın ilk 5 ayında kesilen cezaların toplamı dudak uçuklattı.

Yıl sonuna kadar cezalar ikiye üçe katlanacak!

Kesilen cezalar Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının ödediği vergilerden kat kat daha fazla...

Trafik cezaları Hazine için dev bir gelir kaynağı haline getirildi.

Devlette tasarrufa gidilmediği ve bol keseden yapılan gereksiz harcamalar her yıl daha da arttığı için bütçe sürekli açık veriyor. O zaman ne oluyor? Gelsin vergiler ve cezalar!.

“Bir millet bu kadar ezilir mi? Yazık değil mi insanlarımıza?” diye şikâyet mektupları alıyorum!

★★★

Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, bu yıl Ocak ayından Mayıs ayı sonuna kadar, ilk 5 ayda toplam 1 trilyon 220 milyar lira trafik cezası kesilmiş...

Ödenmesi zor, dehşet verici bir miktar bu... Türkiye’nin en büyük şirketlerinin verdiği yıllık vergilerden kat kat fazla...

Peki, bu cezaların ne kadarı tahsil edilmiş?

Vatandaşlar 112 milyar 981 milyon lira ödeyebilmişler. Yani toplam cezanın sadece yüzde 10’unu...

Geri kalan 1 trilyon 87 milyar 19 milyon lira, yani cezaların yüzde 90’ı ödenememiş...

Vatandaşta o kadar para yok ki, nasıl ödeyecek?

Ya bir af çıkacak, ya malları haciz edilecek, ya da hapse girecekler!

Cezaları arttırmakla işler düzelmiyor! Ödeme gücünü aşınca işler karışıyor!

İktidar, bu sorunu ciddiyetle ele almalı! Durum endişe verici!

Vatandaşın kaleminden bir cezanın hikâyesi!

Haksız bulunan trafik cezaları konusunda gelen çok sayıdaki şikâyet mektubundan en sonuncusu okurum Abdurrahman K’ya ait... Şöyle yazıyor:

“İstanbul’dan gelecek bir dostumu karşılamak için, bir arkadaşımın arabasıyla Bodrum-Milas Havaalanı’na gittim... Çıkış kapısının önünde bir sürü araç park etmişti... Orada bir de trafik polisi dolaşıyordu. Polise baktım, park eden araçlara hiç ses çıkarmıyor. Demek ki park yasağı yok diye düşündüm... Ben de kenara yanaşıp kontağı kapadım. O ana kadar hiç ses çıkartmayan polisin elindeki telefonun kamerasıyla önden-arkadan arabamın fotoğrafını çektiğini görünce:

“Memur bey, bir şey mi var? İsterseniz hemen gideyim... Ben kurallara saygılıyım” dedim. Sakin bir şekilde “Yok bir şey” diyerek yürüdü yeni gelen diğer arabaların fotoğrafını çekmeye başladı. Şüphelenip tekrar, “Memur Bey bir şey varsa gideyim” dedim ama yine “Yok bir şey, keyfine bak” diyerek yürüyüp uzaklaştı.

Sonunda ne oldu biliyor musunuz? Ertesi gün, arabanın sahibi olan arkadaşımın e-mailine “29.06.2026 tarihinde trafik idari para cezası karar tutanağı tanzim edilmiştir” diye e-posta geldi.

İşte, trafik polisinin adaleti(!) Görevi uyarmak değil, sürücüleri yanlışa teşvik edip ceza kesmek!

Ceza 1246 lira, 15gün içerisinde ödenirse yüzde 25 tenzilat yapılıyor, 934 liraya iniyor.

Demek ki trafik polisinin görevi, trafiği yönetmek değil, sadece ceza kesmekmiş. Milas-Bodrum Emniyet Müdürlükleri’ni tebrik ediyorum. İktidara şirin görünmek için haksızlık yapan trafikçiler, aynı zamanda ‘Vatandaşın ahını’ alıyorlar!”

GÜNÜN SÖZÜ

Karanlık çağlar geçti, “insanlık çağı” geldi deseler de inanma!

Yazarın Diğer Yazıları