Uygar ülkelerde mizahçılar sevilir, el üstünde tutulur...
Toplumların neşesi, rengidir onlar...
Hayatın güldürücü ve güldürürken düşündürücü yönlerini ortaya çıkartırlar.
Stand-up gösterisi yapan sanatçılar, toplumsal ve siyasi olayları eğlenceli bir dille zekice hicvederler.
Demokratik ülkelerde onları hapse atmak kimsenin aklına gelmez.
Mizaha “Gülmece” de deriz. Sosyal, ekonomik ve politik mesajlar veren bir hiciv sanatıdır. Fakat...
Türk insanına mizah yasak mı ediliyor, nedir?
Ülkemizde artık fıkra anlatmak da, espri yapmak da, günümüzü hicveden karikatürler çizmek de tehlikeli hale geldi...
Ulus olarak da, devlet olarak da hoşgörüden uzaklaştık. Bundan 70 yıl önce bile böyle değildik.
Hep geriye gidiyoruz!
★★★
Bu ülkede büyük iş insanı Rahmi Koç bir fıkra anlattı diye âdeta linçe uğradı. Adalet Bakanı bile, işini-gücünü bırakıp onu suçladı, savcılık soruşturma açtı...
Mizah sanatının ustalarından Müjdat Gezen 3 ay 22 gün hapse mahkûm edildi! Neyse ki cezasının açıklanması ertelendi.
Türkiye’nin ünlü komedyeni Cem Yılmaz, 2010 yılından bu yana aktif halde olan (X) hesabındaki bütün paylaşımlarını sildi.
Cem Yılmaz’ın “Ne olur, ne olmaz!” diye bir tedbir olarak bunu yaptığını iddia edenler var. Sanatçının bazı hayranları ise “Cem Yılmaz’ın bu davranışı sessiz bir protestodur. Tabii ki, anlayana...” diyor.
★★★
Türkiye hiç bu kadar mizah yoksunu bir ülke haline gelmemişti.
Otoriter, katı bir rejimle yönetilen Rusya’da bile mizah son derece gelişmiş bir sanat dalıdır.
Ya bizde?
Adı “Demokratik” olan, gerçekte “demokrasiden yana fazla nasibimiz olmayan” bir ülke haline geldik.
★★★
Mizah da neymiş ki? Mizah, espri, gülmece bizim neyimize! Herkes, her lâfta, her şakada bir art niyet, bir kasıt, bir suç arıyor.
Komedyen Deniz Göktaş’ın başına gelenler de öyle...
Sosyal medyadaki ihbarlar, CİMER’den gelen şikâyetler nedeniyle “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı...
O sırada yurt dışında olan Deniz Göktaş bunu öğrenince hemen uçağa atlayıp ifade vermek için İstanbul’a geldi. Havaalanında gözaltına alınıp “Kaçma şüphesi var” diye ters kelepçe vuruldu. Çağlayan Adliyesi’ne götürülen sanatçı, yine “Kaçma şüphesi” nedeniyle tutuklanıp Çorlu’daki “Kuyu tipi” cezaevine atıldı.
Kaçacak adam yurt dışından koşa koşa İstanbul’a gelir miydi?
★★★
Ülkemizde tutuksuz yargılama (büyük oranda) ortadan kalktı gibi...
Gazeteciler, karikatüristler, siyasiler, tutuklanıp hapse atılıyorlar.
Kanundaki, “Tutuksuz yargılamaya” ne oldu? Hikâye oldu!
Evet, herkes yargılanabilir ama tutuklamak niye?
Türkiye’de tutuklu yargılama “PEŞİN CEZA” haline geldi.
NOT: Sorduğum hukukçular Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisinde hedefe konulan sözleri için “Dine saygısızlık, kutsala hakaret yok. İnançla ilgili espriler var. Tutuklanması kesinlikle doğru değil” dediler.
TEBESSÜM
Hırsız yakalayan robot!
“Japonya’da Yapay Zekâ ile hareket edip hırsız yakalayan bir robot icat edilmiş... Bu robot Almanya’da 5 dakikada 150 hırsız, İngiltere’de 5 dakikada 100 hırsız, Hollanda’da ise 5 dakikada 50 hırsız yakalamış...”
“Peki, bunu Türkiye’de denemediler mi?”
“Denemeye kalktılar...”
“Sonuç ne oldu?”
“Tam tersi oldu. Türkiye’de 5 dakikada robotu çaldılar!”
GÜNÜN SÖZÜ
Mizahın düşündürücü gücü, güldürücü gücünden az değildir!