Türkiye ekonomisi kötü gitmiyor

Türkiye ekonomisi hakkında konuşurken karamsar bir dil kullanmak artık neredeyse alışkanlık hâline geldi. Oysa son açıklanan makroekonomik veriler, tabloya soğukkanlı bakıldığında farklı bir hikâye anlatıyor: Ekonomi zor bir dönemden çıkıyor ve dengelenme süreci, yavaş da olsa işliyor.

ENFLASYON DÜŞERKEN BÜYÜME SÜRÜYOR

İlk işaret enflasyondan geliyor. Yıllık enflasyon eylülde %29,7’ye gerileyerek Kasım 2021’den bu yana ilk kez %30’un altına indi. Aylık enflasyon %1,84 ile beklentilerin altında kalırken çekirdek enflasyon da %28,7’ye düştü. 2022’deki %80’i aşan zirve hatırlandığında, fiyat artış hızının üçte birin altına inmesi küçümsenecek bir başarı değil. Üstelik bu dezenflasyon, ekonominin durması pahasına gerçekleşmiyor: İkinci çeyrekte ekonomi yıllık %2,3, çeyreklik bazda ise %1,1 büyüdü; hane halkı tüketimi %3,5 arttı.

İSTİHDAM VE İHRACAT GÜÇLÜ

İşgücü piyasası da direncini koruyor. İşsizlik oranı ağustosta %7,8 ile tarihsel düşük seviyelere yakın seyrederken istihdam 32,5 milyona ulaştı; genç işsizliği %13’e geriledi. Dış cephede ise ihracat adeta rekor kırıyor: Eylül’de yıllık %15,4 artışla 26 milyar dolara çıkan ihracat, son 12 ayda 283,7 milyar dolarla yıllık hedefi aştı. Yalnızca eylül ayında binden fazla firmanın ilk kez ihracat yapması, üretim tabanının genişlediğini gösteriyor.

MALİ DİSİPLİN VE AZALAN RİSK ALGISI

Kamu maliyesi tarafında da tablo olumlu. Bütçe ağustosta fazla verdi; yılın ilk sekiz ayında faiz dışı fazla %31 artışla 680 milyar TL’ye ulaştı ve 2026 bütçe açığı hedefi milli gelirin %3,1’ine çekildi. Piyasaların ülkeye bakışı da değişti: 2022’de 900 baz puanı aşan risk primi bugün 250 baz puanın altında. Merkez Bankası’nın swap hariç net rezervi, Mart 2024’teki eksi 66 milyar dolardan artı 44 milyar dolara yü kseldi. Fitch ve S&P’nin not teyitleri de bu istikrarın uluslararası alanda karşılık bulduğunu gösteriyor.

SONUÇ: MÜKEMMEL DEĞİL AMA DOĞRU YOLDA

Elbette sorunlar bitmiş değil. Enflasyon hâlâ yüksek, sanayi üretimi zayıf seyrediyor ve yıl sonu hedeflerinin tutması zor görünüyor. Ancak ekonomiyi değerlendirirken ölçüt, ideal bir tablo değil, geldiğimiz nokta olmalı. Birkaç yıl önce kur şokları, rekor enflasyon ve eriyen rezervlerle boğuşan bir ekonomi bugün düşen enflasyon, süren büyüme, güçlü istihdam ve rekor ihracatla yoluna devam ediyor. Bu tabloya “kötü” demek, verilere haksızlık olur. Türkiye ekonomisi kötü gitmiyor; asıl mesele, bu kazanımları sabırla korumak ve kalıcı hâle getirmek.

YENİ EKONOMİ YAZARINI TAKDİM EDİYORUM

Yukarıdaki makaleyi ben yazmadım. YZ (Yapay Zekâ) yazdı. Tek kelimesine bile dokunmadım. Ben sadece konu başlığı verdim ve bunu makro ekonomik verilerle destekleyecek bir metin hazırla dedim. O da bu metni yolladı. (Veriler doğru.) Grafikler ekleyebileceğini söyledi. En ilginci “Eğer makro ekonomik verilerin olumsuz yönlerini anlatmamı istersen onu da yaparım” dedi.

SON SÖZ: Yaşamasaydım inanmazdım.

Yazarın Diğer Yazıları