Türkiye'nin nüfusu artmasına rağmen çocuk sayısı azalıyor: İşte TÜİK'in açıkladığı çarpıcı sonuçlar

Türkiye'nin nüfusu 86,5 milyonu aşmasına rağmen çocuk nüfusundaki düşüş dikkat çekiyor. 2026'nın ilk dokuz ayında 0-14 yaş grubundaki çocuk sayısı yaklaşık 190 bin azaldı. 65 yaş ve üzerindekilerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,4'e yükseldi.

Türkiye'nin toplam nüfusu artmaya devam ederken demografik yapıda dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2026 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre ülke nüfusu 86,5 milyonu aşmasına rağmen çocuk sayısı geriledi, yaşlı nüfusun ise toplam nüfus içindeki payı yükseldi.

2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan Türkiye nüfusu, 2026'nın ilk dokuz ayında 410 bin 118 kişi artarak 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286'ya ulaştı. Ancak toplam nüfustaki artış, her yaş grubuna aynı şekilde yansımadı. Özellikle 0-14 yaş grubundaki düşüş, Türkiye'nin giderek yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini gösterdi.

Ekonomik koşulların ağırlaşması, barınma ve eğitim giderlerinin yükselmesi, gençlerin evlilik ve çocuk sahibi olma kararlarını da etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Nüfus artışını sürdüren Türkiye'de çocuk sayısının azalması, gelecek yıllara ilişkin demografik değişimi daha görünür hale getiriyor.

9 AYDA ÇOCUK NÜFUSU YAKLAŞIK 190 BİN AZALDI

TÜİK verilerine göre, 0-14 yaş grubunu kapsayan toplam çocuk nüfusu 2026'nın ilk çeyreğinde 17 milyon 437 bin 514 olarak kaydedildi. Bu sayı ikinci çeyrekte 17 milyon 349 bin 296'ya, üçüncü çeyrekte ise 17 milyon 247 bin 925'e geriledi.

Böylece yalnızca dokuz ayda çocuk nüfusu 189 bin 589 kişi azaldı. Toplam nüfus artarken çocuk sayısının gerilemesi, nüfusun yaş grupları arasındaki dağılımında önemli bir değişime işaret etti.

0-9 YAŞ GRUBUNDAKİ DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ

Çocuk nüfusundaki gerileme, özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki gruplarda belirginleşti.

2026'nın ilk çeyreğinde 4 milyon 822 bin 75 olan 0-4 yaş grubundaki çocuk sayısı, üçüncü çeyrekte 4 milyon 709 bin 231'e düştü. Aynı dönemde 5-9 yaş grubunun nüfusu da 6 milyon 82 bin 637'den 5 milyon 964 bin 408'e geriledi.

Böylece 0-4 yaş grubunda 112 bin 844, 5-9 yaş grubunda ise 118 bin 229 kişilik azalma kaydedildi. İki yaş grubundaki toplam düşüş 231 bin 73 kişiye ulaştı.

65 YAŞ VE ÜZERİ NÜFUSUN PAYI YÜZDE 11,4'E ÇIKTI

Türkiye'de yaşlanma eğiliminin bir diğer göstergesi de yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı oldu. 2026 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 11,4'e yükseldi.

Ortanca yaşın yükselmesi ve yaşlı nüfusun diğer yaş gruplarına kıyasla daha hızlı büyümesi, demografik yapının değiştiğini ortaya koydu. Çocuk nüfusunun hem sayısal hem de oransal olarak gerilemesi, yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki ağırlığını artırıyor.

EKONOMİK KOŞULLAR EVLİLİK VE ÇOCUK KARARLARINI ETKİLİYOR

Çocuk nüfusundaki gerilemede doğum sayılarındaki düşüş ve doğurganlık eğilimindeki değişim öne çıkıyor. Artan kira, gıda, eğitim ve bakım masrafları da gençlerin aile kurma planlarını zorlaştıran etkenler arasında bulunuyor.

Evlilik kararını erteleyen gençlerin yanı sıra evlenen çiftler de ekonomik belirsizlikler ve gelecek kaygısı nedeniyle çocuk sahibi olmayı ileri bir tarihe bırakabiliyor. Bu tablo, nüfus artışına rağmen çocuk sayısının neden gerilediğini tartışmaya açıyor.

NÜFUS ARTIYOR AMA YAŞLANMA HIZLANIYOR

Türkiye'nin nüfusu 2026'nın üçüncü çeyreğinde de artışını sürdürdü. 1 Temmuz-1 Ekim döneminde toplam nüfusa 181 bin 684 kişi eklendi.

1 Ekim itibarıyla erkek nüfus 43 milyon 264 bin 337 kişiyle toplam nüfusun yüzde 50,02'sini, kadın nüfus ise 43 milyon 237 bin 949 kişiyle yüzde 49,98'ini oluşturdu.

Ancak toplam nüfustaki artışın yanında çocuk nüfusunun azalması ve yaşlı nüfusun payının yükselmesi, Türkiye'nin demografik geleceği açısından önemli bir tablo ortaya koyuyor. Bu değişimin ilerleyen yıllarda çalışma çağındaki nüfus, istihdam ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde de etkili olması bekleniyor.

İlginizi çekebilir