Ayhan Bora Kaplan, tutuklanacağını öğrenince Almanya’ya gitmek isterken Esenboğa Havalimanı girişinde polis noktasında durduruldu. Yere yatırıldı. Valizinde ayakkabılarının içinde 50 bin dolar çıktı. Yargılandı, 67 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yardımcısı olduğu öne sürülen Serdar Sertçelik, “Gizli tanık” oldu ve cezaevine girmekten kurtuldu. Ayağında elektronik kelepçe takılı olmasına rağmen yurtdışına kaçtı. Macaristan’da sahte pasaportla yakalandı ve cezaevine konuldu.
Yurt dışında bulunduğu sırada bazı emniyet yetkilileriyle telefon konuşmasının kayıtlarını yayınladı. İddiası şöyleydi: “Benden AK Parti, bazı eski bakanlar hakkında, bildiklerimi patlatmamı istediler. Bunun, ek ifadede yer alacağını söylediler.” O günlerde Cumhur İttifakı’nın bir numaralı konusu, “Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı, bir şube müdürü ve yardımcısının Cumhur İttifakı’na darbe yapacağı” iddiasıydı. Yani, üç polisin darbe yapacağına anlı-şanlı bazı siyasetçiler, milletvekilleri, bazı yazarları inandırdılar.
SORUŞTURMA SONUCU
Bu açıklamalar, yorumlar üzerine Mali ve Organize Şubenin bağlı olduğu Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Şube Müdürü Kerem Gökhan Öner, yardımcısı Şevket Demircan, komiserler Gökhan Karaca, Ufuk Gültekin, Metehan İlkyaz soruşturmanın selameti gerekçe gösterilip açığa alındı.
Mülkiye müfettişleri soruşturma açtı. Soruşturma aylarca sürdü. En küçük iddianın bile üzerine gidildi. Sonuçta açığa alınan emniyet mensupları göreve döndü. Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi etti, halen polis başmüfettişi olarak görev yapıyor. Kerem Gökhan Öner, Şevket Demircan ve diğer emniyet mensupları mesleklerine döndü. Emniyet mensuplarıyla ilgili soruşturma raporu 12 Şubat 2025 tarihinde İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından uygun bulundu. Emniyet mensuplarına dönük iddialarla ilgili dosya kapandı. Şimdi yeni bir dosya açılıyor. Bu dosyada, emniyet mensuplarına kurulan kumpasa yer verilecek.
CİNAYET İDDASI DA ARAŞTIRILIYOR
“Gizli tanık” olduğunu yurt dışına kaçtığında açıklayan ve kendisine Cumhur İttifakı ve bazı siyasilerin isimlerinin aleyhinde konuşmasının istendiğini öne süren Serdar Sertçelik, Macaristan’da sahte pasaportla yakalanmıştı. Serdar Sertçelik 15 Ağustos 2025’te yaptığı paylaşımda, “Kumpası anlatacağım” dedi.
Ancak, Serdar Sertçelik, hiçbir şey paylaşmadı. Eylül ayında yeni bir gündem oluştu. Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na, Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen telefon cihazı ulaştı. Gerekli yasal işlemden sonra telefonun imajı alındı. İşte bu çalışma sonrası suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Cengiz H’nin ortağı Avukat Tarık T. ile emniyetten ihraç edilen Alpaslan A’nın sağ kolu olduğu öne sürülen Polis Önder P. tutuklanmıştı.
Başsavcılığa gönderilen telefon içeriklerinde hem örgütün nasıl kumpas kurduğu, hem de faili meçhul bir olayın ayrıntılarıyla ilgili bilgilere ulaşıldı. Savcı, Semih Aslan’ın balkondan düşme değil, itilmesi sonucu yere düşüp öldüğü iddiasını da araştırıyor.
GERÇEKLERİ SÖYLEYECEĞİM
Macaristan’dan Türkiye’ye gönderilen, 31 Ocak 2026’da tutuklanan Serdar Sertçelik, soruşturmayı etkin bir biçimde yürüten Cumhuriyet savcısından, can güvenliği nedeniyle tek kişilik hücrede kalmasının, aile üyelerinin can güvenliklerinin sağlanmasını istedi. Sertçelik, CMK’nın görevlendirdiği avukatların yanında konuşmak istemediğini, Macaristan’da kendisine oturum izni verilmesine rağmen, gerçekleri söylemek için Türkiye’ye geldiğini öne sürdü. Sertçelik’in şu sözleri tutanağa geçirildi:
“Gerçeklerin ortaya çıkmasını ve suçu olanların cezalandırılmasını istiyorum. Gerçekleri söyleyip etkin pişmanlıktan faydalanmam halinde, tutuklanmazsam dışarda kendimin ve ailemin can güvenliğini sağlayamam. Kendi emeklerimle aldığım iki adet dükkan Ayhan Bora Kaplan tarafından zorla elimden alındı. Bu yağmayla ilgili olarak daha sonra şikayet hakkını kullanacağım. Bundan sonraki hayatımda bu insanlardan kaçarak yaşamak zorunda olacağım.
DALTONLAR SUÇ ÖRGÜTÜNE İHALE
Macaristan’dan gelmemin bir sebebi de kendimi burada daha iyi koruyacağımı düşünmemdir. Macaristan’da serbest kaldığım zaman öldürülmem amacıyla ‘Daltonlar suç örgütüne’ ihale verilebileceğiydi. Avukat Cengiz H. tarafından gizli tanık yapıldığım doğrudur. Bu durumdan Ayhan Bora Kaplan’ın bilgisi yoktu. Cengiz H. gizli ifadeleri para karşılığında sattı.
Gerçekleri konuşmak amacıyla geldim. Özellikle dönemin Organize Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’la sesli ve görüntülü olarak yaptığım telefon konuşmalarında, siyasilerin isimlerini Avukat Cengiz H’nin isteği üzerine söyledim. Şevket Müdür suçsuzdur.”
Serdar Sertçelik, Türkiye’yi ayağa kaldırmıştı. Televizyonlarda liderler bile “Cumhur İttifakı’na, bazı eski ve yeni bakanlara darbe” iddialarını konuştu. Bu köşenin okurlarına ise biz hep doğru bilgileri, hiçbir ifadede sözü edilen siyasi parti ya da siyasetçilerin isimlerinin olmadığını açıklamıştık. Nitekim soruşturmalar sonucunda, üç müdür de aklanmıştı.
Serdar Sertçelik’in bundan sonra söyleyeceklerine de savcılık ihtiyatla yaklaşıyor. Gizli tanığın ifadeleri asla tek başına doğru kabul edilmemeli. Yoksa ortalık yine toz-duman olur.