Vergilerimizi yakmayın

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası, uluslararası finans çevrelerini dolaşıp ülkeye yatırımcı ve para çekmeye çalışıyor. Nisan başında Londra’ya gittiler. Geçen hafta yine Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası ekibi Londra’da yatırımcılarla buluştular.

Gidip sunumlar yapıyor, Türkiye’nin yatırımlar için cazip bir ülke olduğunu anlatarak garantiler veriyorlar. Ama acı gerçek ortada, yapay zeka destekli sunumlar görsel olarak gayet başarılı ama gerçek yatırımcılar için ikna edici bir hikaye sunmuyor.

Nasıl sunulsun ki? Ekip Londra’da iken ülkenin en büyük ve iktidara yürüyen muhalefet partisinin yönetimi yargı yoluyla değiştiriliyor.

Ülkede hukuki öngörülebilirlik sorunu had safhada. Hukukun kişilere göre farklı işlediği algısı kamuoyunda yaygınlaştı. Ana muhalefet partisine mensup belediyelere operasyonlar yapılıyor. Operasyona boyun eğmeyenler cezaevine giderken, boyun eğenler ise başka parti rozetini takıveriyorlar.

Ekonomik gerçeklikler talimatla değişmez

Siyasi güç sahipleri, özellikle denge ve denetim mekanizmasının zaafa uğradığı dönemlerde, hukuku yönlendirme gücüne sahip olabilir. İstediği kararları da çıkartabilir. Kamu bürokratları talimatla faiz artırıp indirebilir, verilerle oynayabilir. Bakanlar verilerin sadece işlerine gelen kısmını alıntılayıp pembe tablolar çizebilirler. Bunlar mümkün. Ama ekonominin doğasını ve gerçeklerini talimatla değiştiremezsiniz. Hukukun üstünlüğünün olmadığı, demokrasinin rafa kalktığı, insanların mülkiyet hakkının, özgürlüğünün güvencesinin yok sayıldığı ortamda ekonominin çarkları yavaşlar, bozulur ve kırılır. Sermaye ürkektir. Öngörülemez ortamlara gelmez, aksine bu ortamlardan kaçar. 2016 yılında uluslararası doğrudan yatırım girişi 13.8 milyar dolardı. 2025 yılında 13.1 milyar dolara düştü. GSYH’ya oran olarak baktığımızda 2016 yılındaki yabancı sermaye girişi toplam GSYH’nın %1.6’sı seviyesinde iken 2025 yılında yarı yarıya düşerek %0.8 seviyesine indi. Son dönemde yabancı yatırımlardaki “Tasfiye” kalemindeki artış da dikkat çekici.

Aşağıdaki gerçeklikleri değiştirmenin yolu talimat değil; milleti ve ülkeyi odağına alan samimi politika ve icraatlardır.

- Dünya Adalet Projesi’nin 2025 yılı Ekim ayında yayımlanan Hukukun Üstünlüğü Endeksi verilerine göre 2025 yılında Türkiye 43 ülke arasında 118. sırada yer aldı. 2015 yılında 80. sıradaydı. Geçen 10 yılda 38 sıra geriledi.

- Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yayımladığı 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarına göre, Türkiye 124’üncü sırada yer aldı. Oysa 2013 yılında 50 puan alarak 53. sıradaydı. Son yıllarda hızlı bir irtifa kaybı söz konusu.

- Sefalet Endeksi sıralamasında Türkiye 2025 yılında 3. sıraya yükseldi. Birincilik için geçmesi gereken iki ülke Sudan ve Venezuela. Ardında ise İran ve Arjantin yer alıyor.

- Nisan 2026 döneminde Türkiye yıllık gıda enflasyonunda 176 ülke arasında 4. sırada yer aldı. Önümüzdeki ülkeler İran, Sudan ve Venezuela. Bulunduğumuz lige bakar mısınız?

- TÜİK verilerine göre manşet işsizlik oranı şubat ayında %8.4 iken mart ayında düştü ve %8.1’e indi. Aynı dönemde, geniş tanımlı işsizliği ifade eden atıl işgücü oranı tarihi rekor seviyeye ulaştı ve %31.5’e çıktı. Geniş tanımlı işsizlik verileri esas alındığında neredeyse her üç kişiden biri işsiz. Sizce yönetenler işsizin derdiyle mi dertleniyor, yoksa başka dertleri mi var?

Vergilerimizi harcıraha dönüştürmeyin!

Yukarıda ekonomik gerçeklikleri özetledik. Bu gerçekleri İngiltere’de, ABD’de sunum yaptığınız yatırımcılar ve onların uzmanları sizden çok daha iyi biliyorlar. Ülkenin geleceğe yönelik ciddi bir hikayesi olsa sizin oralara gitmenize gerek yok. Onlar koşa koşa gelir Bakanlık koridorlarını doldururlar. Siz de vergilerimizi finans bulma bahanesiyle veya bu boş gayretler uğruna harcırah olarak yakmazsınız.

Hazine ve Maliye Bakanı ile Merkez Bankası ekibinin, korumaların yurt dışına gitmesi nedeniyle uçak biletleri, lüks otel giderleri, araç kiralamaları, toplantı salonu masrafları, ekiptekilerin dolgun harcırahları, temsil ve tanıtma giderleri vatandaşın vergileriyle karşılanıyor. Maliye Bakanlığı hesap kitap bakanlığıdır. Örneğin nisan ve mayıs aylarında Londra’ya yapılan toplantıların ayrıntılı bir maliyet tablosunu hemen çıkarabilirler. Peki, kamuoyu ile paylaşabilir mi?

2020-2025 döneminde yurt dışı harcırah ödemeleri 12 kata yakın arttı. Yılın ilk dört ayındaki harcama tutarı 859 milyon liraya ulaştı. 2026 Ocak ayında 112.3 milyon lira olan yurt dışı harcırah harcama tutarı nisan ayında %128 artışla 256.6 milyon liraya çıktı. Birileri “tasarruf” mu dedi? Duyan yok.

Önerimiz şu; yurt dışında boş yere dolaşmayın. Vergilerimizi harcıraha, gereksiz masraflara dönüştürmeyin. Oturun ülkede yapısal reform ödevinizi yapın. Hukuku üstün kılmak için uğraşın.

Biz susalım Aşık Mahsuni Konuşsun. Anlayanlara...

Hak bana bir ömür vermiş

Boşu boşuna, boşu boşuna

Vücuduma bir can girmiş

Boşu boşuna, boşu boşuna, boşu boşuna

İsa Meryem’e mi kalmış

Musa âsâdan ne bulmuş

Süleyman bir Sultan olmuş

Boşu boşuna, boşu boşuna, boşu boşuna

Yazarın Diğer Yazıları