Yazık etmeyin Türkiye’ye!

Hiç kimse kendini aldatmasın ve “Çözüm” denilen sürecin aslında Türkiye’yi bölme planının bir parçası olduğunu bilsin.

“Terörsüz Türkiye” gibi, kimsenin itiraz edemeyeceği etkili bir sloganla başlatılan “İkinci Çözüm Süreci”nin ülkemizi nereye götüreceği, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Başkan Trump’ın Ortadoğu Temsilcisi Tom Barrack’ın sözlerinden net olarak anlaşılıyor.

Almanya’nın Leipzig kentindeki bir medya kuruluşuna konuşan Tom Barrack “Türkiye’deki açılım sürecini hayranlıkla takip ettiğini” belirterek:

“Türkiye’deki bu açılım 4 parçada Kürtleri bir araya getirecek” dedi.

Barrack’ın “4 parça” dediği, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürt nüfusu...

Peki, nasıl olacak bu?

★★★

Tom Barrack’ın ifadesi, uzun yıllardır konuşulan, tartışılan ve “Türkiye-İran-Irak-Suriye” devletlerinden kâğıt üzerinde alınan toprak parçalarıyla çizilen “Büyük Kürdistan” haritalarını destekler nitelikte... Şimdi o haritalar gerçekleştirilmek isteniyor. Sinsi bir şekilde adım adım ilerliyorlar.

Bizimkiler de hâlâ, “Terörsüz Türkiye” “Çözüm Süreci” diye saf saf “Terörist başı Öcalan ile PKK’lı binlerce teröriste af için” yasal düzenlemeler yapma peşindeler!

Süreci savunan sivri akıllı bir siyasiye göre: “PKK’lıların Türkiye’ye 47 yıl terör estirmesi, ülkeyi kana bulayıp 50 bin kişiyi katletmesi cezası olmayan işlenemez suç fiili ve imkânsızlık hali” sayılmalıymış! Adamdaki kafaya bakın!

★★★

Ee, haliyle tüm bunlara Tom Barrack hayran olmasın da kim olsun? Adam, planlarının tıkır tıkır işlediğini görüyor, seviniyor.

Başkan Trump gibi egosu çok yüksek olan Büyükelçi Tom Barrack, “Türkiye, İran, Irak ve Suriye”deki Kürt nüfusu bir araya getirmekten bahsederken bu sözlerinin tepki yaratacağı sonradan aklına gelmiş olacak ki ifadesini biraz düzelterek, “Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürt nüfusu bir araya getirip kendi yaşamlarını tayin etmelerine imkân tanınması için bu fırsattır. Kürtler ne yazık ki zaman içinde kendi uluslarını bir türlü bulamadılar. Bu yüzden hayal kırıklığı içinde olmalarını anlıyorum. Bölgedeki Kürt topluluklar bağımsız bir devlet yoluyla değil, kendi ülkelerine entegre olarak refaha kavuşabileceklerdir” dedi.

★★★

Tom Barrack’ın açıklamalarının ışığında, bizim “Çözümcü partiler” ellerini vicdanlarına koyup “Acaba şehit ailelerinin ve gazilerin tepkisine rağmen Öcalan’a statü sağlamak ve PKK’lı teröristlere af getirmekle doğru mu yapıyoruz?” diye kendilerini sorgulasınlar!

★★★

Sürece net olarak karşı çıkan 4 parti var: İYİ Parti, Zafer Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Demokratik Sol Parti... Diğer partilerin hepsi ya destekliyor, ya da sessiz kalıyor! Oy uğruna Türkiye’ye yazık ediyorlar!

Son 100 yılın en tutarsız savaşı

Amerikalı Senatör Chris Murphy’nin “İran’da devam eden savaş, son 100 yılın en beceriksiz ve en tutarsız savaşı” demesi Trump’ın içinde bulunduğu zor durumu gösteriyor.

Bir diğer gösterge de, ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent’in istifa etmesi...

Joe Kent, Başkan Trump’a yazdığı mektupta, savaşın İsrail lobilerinin baskısıyla başlatıldığını, İran’a karşı yürütülen savaşın hiçbir meşru gerekçesi olmadığını belirterek “İran’daki savaşı destekleyemem. Vicdanım buna ‘hayır’ diyor. İran, ülkemize hiçbir yakın tehdit oluşturmadı” dedi.
3 Kasım’da Amerika’da seçim var. 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamı, 100 sandalyeli Senato’nun 35’ sandalyesi için yeniden yarışılacak.

Kongrede sandalye sayısı Trump’ın aleyhine değişirse onun “görevden alınması” bile söz konusu olabilecek.

Aslında Trump, seçimlerde güç kazanmak için İran’a savaş açmış, birkaç gün içinde zafer kazanacağını zannetmişti. Evdeki hesap çarşıya uymadı.

GÜNÜN SÖZÜ

Akıllı olan bugünü kaçırmaz, çünkü yarın çok geç olabilir!

Yazarın Diğer Yazıları