Yeni teşvik paketi işe yarar mı?

Yeni yatırım teşvik paketi açıklandı. Paketin amacının “Türkiye’yi küresel cazibe merkezi” haline getirmek olduğu belirtildi. Körfez’de yaşanan savaş nedeniyle oradan kaçıp yeni yer arayan sermayeye ev sahipliği yapma gibi bir amaç da var. Peki, paket gerçekten bu amaca hizmet edebilir mi? Vergi aracı tek başına bu tür hedefleri gerçekleştirebilmek için yeterli olur mu?

Teşvik planı neleri içerecek?

Teşvik paketi yasal düzenleme gerektiriyor. Çok kısa süre içinde yine bir Torba Yasa Teklifi Meclis Başkanlığı’na sunulacaktır. O zaman ayrıntılara vakıf olacağız. Ama öncesinde yeni teşvik paketi esas itibarıyla neleri içeriyor kısaca bakalım:

İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajları genişletilecek. Bilindiği üzere İstanbul Finans Merkezi için ciddi kaynak ayrıldı. Açıldığı tarihteki yatırım değerinin 65 milyar lira olduğu ifade edilmişti. Yüz bin kişiye istihdam sağlayacaktı. Ancak, beklenen ilgiyi görmedi. Bakalım teşvikler İFM’nin kuru binalarına ruh katabilecek mi?

Yabancı yatırımcının Türkiye’ye yatırım yaparken bürokrasi ile boğuşmaması için “Tek Durak Büro” uygulaması gelecek.

İhracatçılar için Kurumlar Vergisi’nde ciddi indirimler sağlanacak. Bilindiği üzere Genel Kurumlar Vergisi %25’tir. Uygulamada ihracatçılar için 5 puan, imalatçılar için ise 1 puan indirimli uygulanıyor. Teşvik paketi hayata geçerse üretim yapan ihracatçılar için Kurumlar Vergisi oranı %9’a kadar inecek. İhracat yapanlar için ise oran %14’e çekilecek.

Türkiye’ye yerleşecek yabancı ve gurbetçilere vergi teşviki sağlanacak. Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiler, Türkiye’ye yerleşirse, 20 yıl boyunca yurt dışı gelirleri için vergi tatili uygulanacak, yani bu gelirler için vergi ödemeyecekler.

Daha önce defalarca getirilen varlık barışlarına bir yenisi daha eklenecek. Vergisiz veya %1-2 gibi düşük oranlı bir vergi verilerek yurt dışındaki varlıkların Türkiye getirilmesi sağlanacak. Bu varlıklar için vergi incelemesi yapılmayacak.

Teşvik paketi beklenen etkiyi neden doğuramaz?

Açıklanan teşvik paketinin sonuçları konusunda büyük beklentilerim yok. Nedenlerini açıklayayım.

Zarar eden firma için vergi teşviki anlamsızdır.

Teşvik paketinin görünen amacı “Türkiye’yi küresel cazibe merkezi” yapmaktır. Ancak bu paketin arkasında yatan asıl neden ülkenin artan döviz ihtiyacıdır. 2026 yılının ilk üç ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı %68.8 oldu. Geçen yıl bu oran %74.4 idi. Dış ticaret açığımız ivme kazanarak artıyor.

Baskılanan kur nedeniyle, ithalat cazip hale geldi. İhracatçı zarar ediyor. Uluslararası rekabetçiliği azalan ve zarar eden ihracatçılar için vergisel teşviklerin çok bir etkisi olmayacaktır. Vergi avantajı, kâr eden işletmeler için caziptir. Zarar ediyorsanız vergi oranının %50 olmasıyla sıfır olması arasında sizin için bir fark yoktur.

Mevcut durumda, Kurumlar Vergisi’ni bankalar ve diğer finans kesimi sırtlıyor. En büyük 1.000 mükellef vergilerin önemli bir kısmını ödüyor. Buna karşılık sanayi firmaları faizle finansman yükü altında eziliyor. Bunların toplam giderleri içinde finansman giderleri çok büyük yekûn ve oran teşkil ediyor. Bunun içindir ki paketle ilgili beklentim olumsuz.

Cazibe merkezi olmak için vergi teşvikinden önce yapılması gereken ev ödevleri var.

Son dönemde Türkiye’ye yeterince yabancı sermaye gelmediği ortada. 2016 yılında uluslararası doğrudan yatırım girişi 13.8 milyar dolardı. 2025 yılında 13.1 milyar dolara düştü. GSYH’ya oran olarak baktığımızda 2016 yılındaki yabancı sermaye girişi toplam GSYH’nın %1.6’sı seviyesinde iken 2025 yılında yarı yarıya düşerek %0.8 seviyesine indi. Son dönemde yabancı yatırımlardaki “Tasfiye” kalemindeki artış da dikkat çekici. Bazı yabancı yatırımcılar Türkiye’deki faaliyetlerini tasfiye ediyor. Bu verilere göre Türkiye; yıllar içinde bırakın cazibe merkezi olmayı iyice gözden düşmüş. Hatta yerli yatırımcıların bir kısmı Mısır’a, Romanya’ya ve diğer ülkelere taşınmış. Çünkü iktidar yatırım ortamını iyileştirme konusunda ev ödevlerini yapmadığı gibi geçmiş kazanımların üzerine de çizgi çekti.

Yabancı yatırımcıların ülke seçiminde göz önünde bulundurduğu temel kriterler vardır. Bunlar;

- Siyasi ve ekonomik istikrar.

- Hukuki altyapı, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik.

- Mülkiyet hakkı güvenliği.

- Pazarın büyüklüğü ve potansiyeli.

- İşgücü kalitesi ve işgücü maliyeti.

- Coğrafi konum ve hammadde ve diğer kaynaklara yakınlık.

- Altyapı gelişmişliği.

- Teşvikler ve vergileme.

Ülkeye yatırım çekmek ve mevcut yatırımların yurt dışına kaçmasını önlemek istiyorsanız öncelikle hukuki güvenlik ve öngörülebilirliği tesis etmeniz, mülkiyet hakkına saygı göstermeniz, ekonomik istikrarı sağlamanız gerekir. Vergi teşviki ancak tüm bunlardan sonra katkıda bulunabilir.

Paketin ciddiyetini zedeliyor

AKP iktidarı döneminde pek çok vergi barışı geldi. Bazısı vergili, bazısı vergisiz. Yurt dışındaki varlıkları getirin, inceleme yapmayacağız denildi. Kimisi beyan etti getirdi, kimisi beyan ettiğini bile getirmeyip en büyük vergi yüzsüzleri listesinde yer aldı. Her varlık barışı Türkiye’yi hem uluslararası kamu oyu, özellikle kara para aklamayla mücadele eden kurumlar nezdinde şüpheli duruma düşürdü. Şimdi, “Türkiye’yi Küresel Cazibe Merkezi” haline getirme paketine sıkıştırılacak “varlık barışı” bu cazibenin niteliğini önemli ölçüde bozacak, paketin ciddiyetini zedeleyecektir. Pakette varlık barışının yer alması, söz konusu teşviklerin gerçek amacının Türkiye’nin döviz kaynağı ihtiyacı olduğu kanaatini pekiştirecektir.

Yazarın Diğer Yazıları