Yılan hikâyesi!

Bizim ekonomi yönetimi bir harika!

Neden “Harika” diyerek “ironi” yapıyorum?

Bu kadar hatayı herkes başaramaz da ondan!

Enflasyon hedefini “YILAN HİKÂYESİNE” döndürdüler!

Nedir “Yılan hikâyesi?”

Bir türlü sonuca bağlanamayan, çözülmesi uzayıp giden bitmek bilmez sorunlar için kullanılan bir deyimdir bu...

Nasıl bir yönetim tarzıdır ki bu, enflasyon hedefi 3 yılda bir değil, beş değil tam 13 defa sapıyor?

Hani “Bu işi bilmiyorlar” da diyemiyoruz. Mutlaka biliyorlar ama bu kadar mı çok formdan düştüler de, hedefleri bir türlü tutturamıyorlar?

Mazeret çok... Çevremizde savaş varmış... Yahu yıllardır savaş halinde olan ülkelerin enflasyonları bile bizden çok daha düşük. Rusya’nın enflasyonu yüzde 6, Ukrayna’nın enflasyonun yüzde 8.7...

“Vah vah” dediğimizi Suriye’de bile yıllık bazda enflasyon yüzde 24.8...

★★★

Üç yıl önce “2026’da enflasyon tek haneye düşecek” diyorlardı. Bırakın tek haneye düşmeyi hâlâ yüzde 30’un üstünde...

Önceki gün açıklanan ve kısa adı OVP olan Orta Vadeli Program’da, bu yıl sonu için enflasyon hedefinin yüzde 28.4 olduğu belirtildi. Bu hedef tutsa bile enflasyon can yakmaya devam edecek demektir!

Ekonominin 3 yıllık yol haritasını belirleyen OVP umut verici değil!

Program, vatandaş olarak 3 yıl daha çileli bir hayat yaşayacağımızı gösteriyor!

Peki, 3 yıl sonra enflasyon tek haneye inecek ve biz de rahat yüzü görecek miyiz? O da şüpheli tabii ki!

★★★

Prof. Dr. Fatih Özatay’ın dediği gibi:

“İşin cılkı çıktı!”

Bu deyim işlerin iyice bozulduğunu, her şeyin ölçüsünün kaçtığını ve artık hiç bir şeyin tadının kalmadığını ifade eder.

Ülke olarak tutarsızlıklar içindeyiz.

Devlet kurumlarında TASARRUFA önem verilmedikçe, halkımızın vergileri gereksiz yerlere bol keseden harcandıkça ekonominin rayına girmesini beklemek hayal olur.

★★★

Yabancı ülkelerden yeteri kadar borç para bulamayan iktidar, devletin elinde ne varsa satmaya devam ediyor.

Şimdi köprü ve otoyollara geldi sıra...

“Özelleştirme” adı altında satışlar tam gaz devam edecek.

Çünkü... Erkene alınmazsa, en geç 2028 yılının Mayıs ayında Genel Seçimler olacak.

Devlet kasası boş... İktidara para lâzım...

Yeni OVP’de yer alan özelleştirme gelirleri de seçim ekonomisi uygulanarak diğer gelirler gibi savrulduktan sonra ne olacak?

Değişen fazla bir şey olmayacak! Ulusça “Acılı hayata” devam edeceğiz!

“Vay bu ülkenin haline!”

Açıklanan Orta Vadeli Programa göre:

2027’de büyüme hızlanacak...

Yatırımlar çoğalacak...

Tüketim artacak...

Krediler açılacak...

İşsizlik azalacak ve...

Enflasyon DÜŞECEKMİŞ...

Neden “MİŞ” ifadesini kullandım...

Daha önceki tahminlerin hepsinde çuvalladılar da ondan...

Hedefin bu defa tutacağına nasıl inanalım?

Lâflar, vaatler ağızlardan kolay çıkıyor ama, uygulamaya gelince sesleri-solukları çıkmıyor!

★★★

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, özelleştirmeye hız veren iktidara seslenerek:

“Bu milletten tam 3 buçuk trilyon dolar vergi topladınız. Ülkede ne varsa sattınız. Nereye gitti bu paralar?” diye sordu.

Haklı bir soru ama cevabı yok!

Tasarruf bilmeyen ve “Ben yaptım, oldu” diyen bir yönetim anlayışı ile karşı karşıyayız.

★★★

Seçimlerde verdiği oylarla bu iktidarın iş başına gelmesine destek olan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan bile Boğaz köprülerinin ve otoyolların satışı kararına tepki göstererek şöyle dedi:

“Anlıyoruz ki Hazine’de bir kuruş bile kalmamış. İsraf, şatafat, imtiyazlı holdingler ve faiz giderlerine verecekleri para kalmamış. İş eninde sonunda Turgut Özal ve Süleyman Demirel dönemlerinde yapılmış köprüleri satmaya dahi geldiyse ‘Vay bu ekonominin haline, vay bu ülkenin haline!’ diyoruz.”

GÜNÜN SÖZÜ

Politika bir basamaktır, bol bol söz verip de hiçbirini tutmamaktır!

Yazarın Diğer Yazıları