YENİ Parti doğru yolda gidip, önüne çıkartılan ve çıkartılacak olan engelleri bir bir aşmak zorunda... Bunun için her şeyden önce halkın güvenini kazanması gerekiyor. Bu yönde hataların yanı sıra olumlu işaretler de var. YENİ Parti’nin, hafta içinde açıkladığı yol haritası (özetle) şöyle: - Adil ve özgür ve demokratik bir Türkiye... - Kazanan ve kazandıran Türkiye... - Üreten ve zenginleşen Türkiye... - Gençlere iyi bir gelecek sunan Türkiye... - Güçlü ve güvenli Türkiye... - Makamların emanet sayıldığı Türkiye... - Kazanan ve kazandıran Türkiye... vs. Vaatlerin hepsi güzel de, nasıl olacak? Önemli olan vatandaşı ikna etmek... Söylenenlerin neler yapılarak gerçekleştirileceği halka inandırıcı bir şekilde anlatılmazsa, hepsi lâfta kalır. Bu vaatler, güven kaybına yol açan “Çerçeve Yasa” oylamasına benzemez inşallah! YENİ Parti artık kesinlikle hiçbir konuda “HAVET” yani, hem “Evet” hem “Hayır” dememeli... “DİMDİK” olmalı, “NET” olmalı, “MERT” olmalı! Ayrıca... - Özgür Özel’in CHP’sini yargı yoluyla zorla ele geçiren... - CHP Genel Merkezi’ni polis ekiplerine bastırıp, kapıları-pencereleri kırdıran... - Genel Merkez’deki CHP’lileri biber gazlarıyla perişan ettiren... - Genel Merkez’de çalışan personeli işten çıkartan... - “CHP’yi arındıracağım” diyerek, kendine muhalif olan herkesi bir bir partiden ihraç eden Kılıçdaroğlu’na karşı halkta büyük bir tepki var... - Kılıçdaroğlu’nun artık AKP iktidarına yandaşlık yaptığı düşünülüyor. - Tüm bunlara rağmen, Özgür Özel’in, CHP seçmenlerinin duygularını inciterek, partiyi darmadağın eden Kılıçdaroğlu ile (Adlî Yılın açılışında) uyumlu ve saygılı ve bir şekilde “El sıkışması” topluma kötü, sevimsiz bir mesaj oldu ve Özgür Özel’in politikası konusunda tereddüt yarattı! Bu neyin el sıkışması? Adam senin partini parçalıyor, genel başkanlığını metazori elinden alıyor, “âdeta ağzını burnunu kırıyor” ama sen gidip onun elini sıkıyorsun! Seçmen bu “boynu büyük, mülayim” tavrı hoş karşılamıyor! Sormak lâzım: Daha önceki kıyasıya mücadeleler sadece “ŞOV” muydu? Özgür Özel aynı hatayı daha önce de yapmış, yerel seçimlerde büyük zafer kazandığı halde “Yumuşama” “Normalleşme” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kapısına gitmişti. Sonra ne oldu? Bu “Normalleşme, yumuşama siyaseti” bir süre sonra tutuklamalara dönüştü... 30 dolayında CHP’li Belediye Başkanı şimdi hapiste! Al sana “Normalleşme! Al sana yumuşama!” ★★★ Özgür Özel, CHP’yi bölen Kılıçdaroğlu ile el sıkışmanın doğurduğu tepkileri fark etmiş olacak ki, SÖZCÜ TV’de İsmail Küçükkaya’nın programında, Kılıçdaroğlu ile gönülsüz olarak el sıkışmaya mecbur kaldığını ima ederek: “Benim gönül dünyamda Kemal Bey için toplu iğne başı kadar yer kalmadı” dedi. Sözlerle davranışlar birbirini tutmuyor! Liderlik iddiasındaki bir siyasetçi için bu zaaftır! Mesela, İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ile bir cenaze töreninde karşılaştığında onu görmezden gelerek el sıkışmamıştı. Siyasette vücut dili de çok önemlidir ve halka verilen ciddi bir mesajdır. TEBESSÜM Yiyecek, ordu ve güven Öğrencisi, Çinli Bilge Konfüçyüs’e sormuş: “Hocam, devlet neyle, nasıl yönetilir?” Konfüçyüs “Üç şey yeter!” demiş... “Nedir onlar hocam?” Konfüçyüs saymış: “1) Yiyecek, 2) Ordu, 3) Halkın güveni gerek” “Peki hocam, illa bunlardan birinden vazgeçmek gerekiyorsa, hangisi?” Konfüçyüs “Ordudan vazgeç” demiş. “Peki, birinden daha vaz geçmek gerekirse?” “Yiyecekten vazgeç, ölürsek ölelim. Fakat güvenden vazgeçme... Çünkü ölüm hep vardı ve var olacak. Ama halkın güvenini kaybeden devlet ayakta kalamaz!” GÜNÜN SÖZÜ Sürekli şikâyet edenleri hayatta hiç kimse sevmez!