2 öğrenci!

Yarın Cumhuriyet’in kuruluşunu kutlayacağız. Cumhuriyet’i özünden koparmak için ellerinden geleni artlarına koymadılar. Öz, ne idiyse o olmaktır. Cumhuriyet özünü arıyor. Cumhuriyet’in özü: “Egemenlik bir kişiye, bir zümreye, iktidar zengini yeni türemiş azınlığa, bir tek adamın ağızından çıkacak tek söze bırakılamaz” ışığını açık tutmaktı.

★★★

Son 25 yıl.

Cumhuriyet’in ışığını söndürmek, özünden koparmak, padişahlık dönemine benzer bir dönüşümü yeni kurum ve kodları ile bina etmek üzerine harcandı. Devlet parti devletine, yargı parti yargısına, polis parti polisine, bakanlıklar parti bakanlığına, valiler parti valililerine, müftüler parti müftülerine, camiler parti camilerine, işadamlığı partili işadamlığına, eğitim parti eğitimine, cumhurbaşkanlığı parti cumhurbaşkanlığına dönüştürüldü.

★★★

Cumhuriyet’in!

Özü boşaltıldı.

Güç ve entrika!

Bağlılık ve avanta!

Öne geçirildi ve 25 yıl boyunca vatandaşa hemen her gün yaşatılan yüzlerce örnekle; “Bana oy verdiğin için varsın, bana oy vermezsen sen bir hiçsin” kulluk ezberi dayatıldı.

★★★

Bana oy verdin!

Hukuku çiğneyebilirsin.

Bana oy verdin!

Ahlaka uymayabilirsin.

Bana oy verdin!

Yasayı delebilirsin.

Bana oy verdin!

Oğluna torpil.

Kızına kayırma.

Akrabana makam.

Hısımına koltuk.

İsteyebilirsin.

Bana oy verdin!

Kaçak kat çıkma.

Kara para aklama.

Devlet bankasını soyma.

Devlet desteği kapma.

Organize fon vurgunu.

Sana helal, yapabilirsin.

★★★

Bunun gibi yüzlerce örnek yaşatıldı. Cumhuriyet’in “özgür devlet- özgür vatandaş- özgür vicdan- özgür akıl- özgür adalet” yolculuğunun önü bu kulluk bilinci kirli örneklerle tıkandı, kapatıldı. İşte en son yaşatılan “FON VURGUNU” içinde organize var olan kişilerin hemen hepsi topluma dayatılan bu “kör olası kulluk bilincinden” güç bulup çıktı.

Bakan yapılmışlar.

Bakan yardımcısı.

Cumhurbaşkanı danışmanı.

Türkiye Yüzyılı slogancısı.

Tepeden genel müdür.

Adrese teslim ihaleci.

Teşvik kapıcı işadamı.

Fasulyeden Büyükelçi.

Devlette 3 koltuk sahibi.

Dalkavuklaşmış gazeteci.

İktidar yağcısı profesör.

Partili eski defterdar.

★★★

Önceden bilerek, önceden haber alarak, içeriden bilgi sızdırılarak, organize, nitelikli fon vurgunu yapanların neredeyse tamamı, yukarda sıraladığım özellikleri taşıyanlardan çıktı. Bunlar; Cumhuriyet’in özü boşaltıldığı için varlık alanı bulup, peydahlandılar.

Tek tipler:

Hepsinin ihtirası şişkin.

Gelirleri: 10.

Servetleri: 1000

Partileri: İktidar.

★★★

Yarın Cumhuriyet’in kuruluşunun 103’üncü yıldönümünü kutlayacağız. Cumhuriyet, özünü arıyor. Görebilen gözler için her gün bu arayışın yeni örneğiyle karşılaşıyoruz. İki üniversite öğrencisi; Nevin Tekin (20 yaşında) ve Nehir Dizdar (20 yaşında) İstanbul’da bir lisenin giriş kapısı demir parmaklıklarına; “BİZE GELECEK YOKSA. SANA HUZUR YOK. YUSUF TEKİN İSTİFA” pankartı astılar. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslendiler.

Tutuklandılar.

★★★

Öğrenciler; “Cumhuriyet’i geleceklerinin garantisi olarak gördüklerini” anlatmak istediler. Milli Eğitim Bakanı, öğrencilerin ne anlatmak istediğini kavrayamadı. Nehir Dizdar’ın annesi emekli lise edebiyat öğretmeni Zübeyde Dizdar; “Kızımla gurur duyuyorum. Bilinçli, vicdanlı ve yürekli bir insan yetiştirmişim” diyerek Milli Eğitim Bakanı’nı Cumhuriyet’in özünü anlamaya davet etti.

Bayramınız kutlu olsun.

Bir “Tek Adam”daha sandığa gömüldü!

Avrupa’nın “tek adamları” birer birer sandığa gömülüyor. Bütün güçleri elinde toplayarak yönetimde demir yumruk modeli izleyen tek adamlara Avrupa’da “otokrat” diyorlar. Macaristan’da 16 yıllık tek adam Orban’ın sandıkta yenilip iktidarı bırakmasından sonra bu kez Sırbistan’da 14 yıllık Vucic dönemi de sandığa gömüldü. Sırbistan’da 3 gün önce yapılan “erken parlamento seçimlerinde” iktidar partisi karşıtı protestoların öncülüğünü yapan Öğrenci Hareketi’nin desteklediği liste sandıktan birinci çıktı. Seçkin dikkat isterim: 250 üyeli Sırp Meclisi’nde çoğunluğu lideri bile belli olmayanların destekleyip oy verdiği liste kazandı. Avrupa’da halk, tek adamlı yönetimden o kadar bunalmış olmalı ki, lideri bile belli olmayanlara sarılıyor.

Yazarın Diğer Yazıları