Cengiz Avcı, Şanlıurfalı yoksul bir ailenin çocuğuydu. Liseyi bitirdikten sonra üniversite öğrenimi için İstanbul’a gidecekti. Ama yanında yeterli harçlığı bile yoktu. Arkadaşı Hasan Kaytan’dan aldığı parayla İstanbul’a gitti. Hasan’ın o iyiliğini hiç unutmadı.
Üniversite öğrenciliği döneminde İstanbul’da elektronik eşya işine giriyor. Çip üretimiyle ilgileniyor, finans işine merak salıyor. Fakültenin üçüncü sınıfındayken borsaya giriyor. Kazandıkça işlemlerin çapını biraz daha büyütüyor. Borsada, büyük sermayelerle birlikte kağıt alıp satıyor.
AL BARAKA’NIN HİSSEDARI
Para kazanmaya başlayınca, üniversiteye giderken kendisine harçlık veren arkadaşı Hasan Kaytan’ı arıyor, “Sen bana o zor günlerimde para verdin, gel ben de seni zengin edeceğim” diyor. Gerçekten ona büyük desteklerde bulunuyor. Cengiz, Muhammet Yarız üzerinden milyonluk otomobillerini bisiklet fiyatına Hasan Kaytan’a devrediyor.
Cengiz Avcı, ne sosyal medya kullanıyor, ne de fotoğraf çektiriyor. Ama büyüdükçe büyüyordu. Borsada “Balina” tabir edilen büyüklüğe ulaşıyor. Al Baraka Türk’ün hisseleri üzerinde speküle yapıp borsada hisse senetlerini alıp Al Baraka’nın yüzde 22 hissedarı oluyor.
TÜRKİYE’NİN EN ZENGİNİ
Gayrimenkuller alıyor ama hemen hiçbiri üzerine kayıtlı değil. Yakınındaki kişilerin üzerine işlem yaptığı söyleniyordu. ASTOR Enerji’nin borsaya açılması sırasında Cengiz Avcı “Tahtacısı” oluyor. Tahtacı demek bir şirketin borsaya açılması sırasında operasyonu yapan, bu hisselerin alım satımını yapan kişiye deniliyor.
ASTOR’un sahibi Feridun Geçgel de Şanlıurfa Suruç’tan. İki hemşehri birlikte büyük paralar kazanıyordu. ASTOR’un hisseleri korkunç bir şekilde yükseliyordu. Öyle ki Geçgel, dört ay önce Türkiye’nin en zengin iş insanı oldu, dünyanın en zenginleri arasına girdi.
ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE
Cengiz Avcı, Feridun Geçgel gibi Nihat Kırmızı da Şanlıurfalı. Kırmızı, aynı zamanda Topkapı Üniversitesi mütevelli heyeti başkanı ve Doğa Sigorta’nın da sahibiydi. Kırmızı, beş ay önce üniversitedeki görevinden çekildi, yerine TERA yatırımın sahibi Emre Tezmen başkanı oldu. Üniversitenin satışında TERA ile Kırmızı’nın bağlantısını üniversitenin rektörü Emre Alkin sağladı. Bazılarına göre bu satışlar kağıt üstünde gerçekleşti.
Emre Alkin ve Nihat Kırmızı’nın tutuklanmasıyla fon krizi patladı. Kırmızı, Geçgel ve Avcı’nın ilişikleri araştırıldıkça olay büyüdü. Daha da büyüyecek. Cengiz Avcı, son iki yılda 3,5 milyar dolarlık servetiyle Türkiye’nin en zenginleri arasına yerleşti. Söylenenlere göre o şimdi yurt dışında.
“ADALETE TESLİM OLACAK”
Cengiz Avcı, Şanlıurfa’da lüks otel almıştı. Kardeşi Mehmet, oteli ağabeyi adına işletiyor. Geçen yıl babalarıyla tanışmıştım. Otelin kahvaltı salonunda, hizmette bir aksaklık olup olmadığına bakıyor, masa masa dolaşıp müşterilerin hatırlarını soruyordu. Çocuklarına yardımcı olduğunu söylüyordu. “Hacı amca”nın evlatlarının işleri daha iyi olsun diye gösterdiği çaba dikkat çekiciydi.
Cengiz Avcı için yakınları, “Şimdi Amerika’da. Ama yakında gelip adalete teslim olacağını” söylüyor. Sosyal medyayı, WhatsApp’ı kullanmayan, fotoğraf çektirmeyen Avcı’nın dönüp dönmeyeceği de merak konusu. Ama bu milletin parasını çaldıysa, bunun hesabı nereye giderse gitsin, ne kadar kaçarsa kaçsın mutlaka sorulacaktır. İşte 20 milyar dolarlık fon ve borsa dolandırıcılığının merkezindeki kişilerinin kısa öyküsü.
Barolarda seçim heyecanı yaşanıyor
Her ilde avukatların üyesi bulunduğu baro bulunurken, iktidar aleyhine açıklamalar yapılmasından rahatsızlık duyulduğu için, üye sayısının çok olduğu bazı illerde ikinci baro kuruldu. Bu barolara özellikle kamuda çalışan avukatların önemli bölümü üye yapıldı. İstanbul hariç hemen tüm illerde 10-11 Ekim’de seçim yapılacak, İstanbul’da seçim ise ekim ayı sonlarına doğru gerçekleştirilecek.
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu’nda, Demokratik Sol Avukatlar Grubu (DSA) adına Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Avukat Hakları Grubu (AHG) adına Funda Şahin ve Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu (TÜMAG) adına Doğukan Kozan, başkan adayları olarak gruplarının listeleriyle seçime katılacak.
Av. Serhan Özdemir, Emin Çölaşan, Başkan adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Saygı Öztürk, Av. Kemal Binici
HUKUKSUZLUKLARA KARŞI DURUŞ
Elçin Özge Şimşek Çağlayan, yarım asrı aşan geçmişi ve mücadele geleneğiyle Ankara Barosu’nun mesleki ve kurumsal yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti ve şunları söyledi:
“Atatürk ilke ve devrimlerine, sosyal demokrat değerlere bağlı olan grubumuz, Cumhuriyet, laiklik, hukukun üstünlüğü, yargı ve savunmanın bağımsızlığı ile insan haklarının korunmasını temel ilkeleri arasında görüyoruz. Yönetim anlayışımızın merkezinde, meslektaşların karar süreçlerine katılması ve baronun ortak akılla yönetilmesi bulunuyor. Avukatların haklarını ve meslek onurunu korumak, hiçbir meslektaşın kendisini yalnız hissetmediği bir dayanışmayı güçlendirmek temel önceliğimizdir.
Başkent barosu olarak daha fazla sesini çıkaran, hukuksuzluklara karşı durabilen, bu konuda mücadele etmekten sakınmayan, Atatürk ilkelerine, Cumhuriyet değerlerine bağlılık ana ilkemiz olacak. İktidarda kimin olduğundan bağımsız olarak bütün hukuksuzluklara karşı duruş sergileyeceğiz.”