90'lar ve Muci gazabı

Kocaelispor Süper Lig’e her şeyiyle renk katan bir takım. Stadı, taraftarı, atmosferi ve orijinal bir kimliği var. Şehir takımları güzeldir, şehir takımlarını tutmak daha güzeldir. İki güzel şehir takımının maçını yerinde izlemek için uzun yıllar bekledik. Bu yüzden soğuğa rağmen statta olmanın keyfini kaçırmadım elbette.

Trabzonspor’un yıllar sonra geldiği Kocaeli’de kazanabilmesi için ya sezonun en iyi futbolunu oynaması ya da futbol şansının yanında olması gerekiyordu.

Ligin lideri Galatasaray’ın çıkamadığı deplasmandan 3 puan alma işi için biraz da sabırlı oyun lazımdı.

Kocaelispor tempolu oyunu seven, iyi baskı yapan, ikinci topları alma yüzdesi yüksek, kalabalık hücum ve savunma yapmayı başarabilen, kaliteli ayaklara sahip bir takım. İç sahadaki tribün ihtişamıyla da maçlara oldukça motive başlıyorlar. 

Dün de öyle oldu. Trabzonspor ciddi baskı yedi. Yağmur ve karla ağırlaşan zeminde top kaptırma yüzdesi her dakika artan Trabzon’a etkili atakla geldi Kocaeli. Savunma zaafını yakaladığı ilk anda da skoru aldı. 

Golden sonra topu rakip sahaya taşımaya bu sefer Trabzonspor başladı. Oyun olarak karşılık vermeye, ayakta kalmaya başladı. Riskliydi ama devreye golü bulamadan girmek bence puanı vermek demekti. Ya geçişte 2’yi yiyecek ya da skora denge gelecekti. 

Önce Muci karşı karşıya kaleciye takıldı.
Sonra Zubkov 40’ta boş kaleye dışarıya vurdu.
Şapkadan çıkan tavşan devre biterken Olaigbe’nin ters ayakla attığı ortaydı. 
Felipe Augusto aşırı kabiliyet gerektiren bir kafa golüyle hocası Tekke’nin gençliğine selam çaktı.

Augusto’nun potansiyelini izledikçe aklıma tek bir şey geliyor; ille de satılacaksa sonraki satış payını mutlaka koymak gerek. Yoksa bu çocuk arkasından çok baktırır. 

Kocaelispor ikinci yarının tek hakimiydi. Futbol şansı dediğim şey orada Trabzon’u istedi. 50-80 arası 1 dakikanın üzerine çıkan ceza alanı baskıları ve sayısız fırsat vardı Kocaelispor adına. Topu içeri atamadılar. 

90 dakika kendini unutturan Muci yine maçı alan adam oldu. Kritik anların bayrak adamı nefis bir golle Selçuk İnan’ın korktuğunu başına getirdi. Selçuk Hoca o ana kadar Muci gazabından sıyrıldığını sanıyordu. Ama Trabzon tarafı Muci 90’da topu ne zaman ayağına alsa olacakları ezberledi artık. 90’lar serisi yazarız sezon sonu.

Kum saatinin terse döndüğü haftada 3 puanla başlamak, üstelik bunu yarıştığın takımların başaramadığı yerde yapmak acayip kıymetli. Kötü oynarken de kazanmak seni psikolojik olarak rahatlatır. Bu kadar genç ve eksik kadroya rağmen Trabzonspor’un sağlam mentali var. 

Artı notlarım:

1- Yeni stoper Nwaiwu ilk maçında taş gibiydi bence. Temas eden savunmacı kendini belli eder. Yerde, ayakta ikili mücadele kazanır. Hepsi vardı. Hataları olacak ama Nwaiwu’dan sağlam iskelet olacak bence. 

2- Tim’i hazır göremedim. Yerini çok kaybetti, zamanlama hataları çoktu. Genel oyunu çok etkiliyor onun kötü olması. Bu oyunda topu kazanma süresi çok önemli. Tim’in en önemli becerisi ve görevi bu. Doğru zamanda doğru yerde olmak onun için çok kritik. Haftaya vitesi yükseltmesi lazım.

3- Gelenler-Gidenler tamamlanınca Olaigbe’yi hala kadroda görmek beni çok hayal kırıklığına uğratır. Olmayacağı çok belli. Bu seviyenin hakkını veremeyecek. 5 adam alırsın 1’i tutmaz, salarsın. Tutma sal gitsin.

Yazarın Diğer Yazıları