Adaletimiz böceklendi!

Pirinç böceklenmişse atarsın. Bulgur da böceklenmişse dökersin. Halı ile kazak böceklenmişse silkelersin, temizletir, yıkatırsın. Adalet böceklenmişse ne yapmalı.

Adaletimiz böceklendi.

Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek, iki ay önce “Adaletimizi böceklendirmek isteyenlere karşı” yiğitçe, mertçe duruyordu.

★★★

60 gün önce!

Hukuk insanları avukatlar, yargıçlar, savcılar arasında adı “giyotine” çıkmış Adalet Bakanı, “Zamanı gelince Muhittin Böcek Bey, itirafçı olacak” dediğinde; “6 kez belediye başkanlığı adaylık süreci yaşadım, beni aday yapsınlar diye 1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Bana iftira atmak, karalamak için yanlış bilgi verenler bunu ispatlamazlarsa alçaktır, namussuzdur” diye meydan okumuştu.

★★★

Rest çeken.

Karşı koyan.

Direnen.

Başkaldıran ve “İftiraya isyan eden Muhittin Böcek” oğlu ve oğlunun eşi gelininin mal-mülk
alış-verişleri üzerinden etkin pişmanlık sandalyesine oturtulup “itirafçı” yapıldı.

★★★

Diyormuş ki:

Ekrem İmamoğlu benden 15 milyon Euro istedi. İstanbul’da otelde buluştuk. 5 milyon Euro’yu gönderdim. Ekrem İmamoğlu ise bu iddiaya “Akıl almaz yalan ve iftirayı organize şekilde yürütüyorlar” diye cevap verdi. HTS kayıtları, baz istasyonu verileri var diye yazıyorlar. Bir de Muhittin Böcek’in mobil özel kalemi (ne demekse) Yasin Yellice; “Ben Muhittin Böcek’in lacivert renkli sırt çantasının içinde Euro cinsinden deste deste döviz gördüm” diyen itirafçı olmuş!

★★★

Gördüm.

Duydum.

Bana söylediler.

Adalet!

İşte böyle böceklendi.

İddianameye girenler; “İftira mı? İtiraf mı? Gerçek kanıt mı? Pusu mu?” neresinden tutup silkeleyeceksin! İktidar partisi AKP Belediyeleri’nde hiçbir cerahat, yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, belediye parasını çalma, çaldırma aramayan Adaletimiz, iktidarı seçimle koltuğundan indirecek halk desteğine ulaşan muhalefet partisi CHP belediyeleri üzerinden “Butlan Kemal Modeli” yarattı. Butlan Kemal, görüldüğü yerde yuhalanıyor!

★★★

Böceklenen adalete!

Kimse inanmaz.

İnanmıyor.

CHP Belediye başkanlarını yargılayan mahkemelerden karar çıkıp sonuçlansa da milyonlarca insan “yargının kanunlarda yazılana uygun kararlar verdiğine” güvenmeyecek. Bu mahkemelerin sonunda yargılananlardan herhangi birini “suçlu ya da suçsuz saymak” ahlaki olarak mümkün olmayacak. Yargıtay’dan geçse de inanan olmayacak. Adaleti arayan insanlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne karar verdi, ona bakacak.

Ben de öyle yapacağım.

★★★

Çünkü!

Kanun önünde çoban da Cumhurbaşkanı da eşittir. Çoban suç işlediğinde yargılanıyorsa Cumhurbaşkanı da yargılanır.

Bunu diyebilmeliydik.

Buna inanmalıydık.

Bunu diyemiyoruz.

Adaletimiz böceklendi.

★★★

Yargıçlar ve savcılarımızın, her türlü siyasi ve maddi baskıya karşı bağımsız kalabilmeleri için maaş ve gelirlerinin yeterli olacak bir sisteme bağlanması gerekirdi.

Yapılmadı.

Yargıçlarımız ve savcılarımızın hiçbir siyasi torpile tenezzül etmeden sadece kendi alanlarında kılı kırk yaran bir uzmanlaşma süreci sonunda görevlerine atandıklarına da inanamıyoruz.

Adaletimiz böceklendi.

PORTAKAL SANDIĞININ ÜSTÜNDEN

Adalet yoksa! Rezalet vardır!

Halk şimdi Özgür Özel’in portakal sandığı üzerine çıkıp; “yargıçların verdiği kararlara ve savcıların yazdığı iddianamelere güveneceğimiz bir yeni adalet düzenini” nasıl getireceklerini açıklamalı.

Toplum, Özgür Özel’e inanıyor. Ondan duymak istiyor. Türkiye’nin her yerinde, evde, çarşıda, işyerinde; “Adalet yoksa rezalet vardır” diyen atasözümüz yeniden çokça söylenir oldu. Rezaletin adaletin yerini aldığı bir ülke olmak istemiyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları